iç çamaşırı

çamaşırı kaynatarak yıkayanlara verilen cezanın emir kipidir;

-abi bak çamaşırları kaynattım da yıkadım. nasıl tertemiz oldu var ya.
+ çamaşırı şimdi!
-abi yapma nasıl içerim çamaşırı ya.
+suyuna şeker meker kat , beni germez gerisi.
özellikle yılbaşında kırmızısının giyilmesinin uğur getirdiğine inanılan,yeni yıla yakın kapış kapış satılan giysi.
özellikle kadınların ruh hallerini ve libido dengelerini düzenleyen dış tarafa değil de içe giyilen giysimsi bişey. kendi içinde gruplara ayrılır. ruh üzerinde en fazla etkisi olan babane donlarıdır.
her biri çok önemli misyonlar yüklenmiş olan bir giysi grubunun üyeleridir ki iç giyim deriz mesela.
işe giderken sütyen rahatsızlık vermez, aksine tüm memelere standard bir görünüm kazandırır. ya da don, donsuz bakkala gidemem ben mesela. yani rahatsız etmez ki zaten bakkala giderken ne denli bir rahatlık beklentisine girilir bilemiyorum.
yatarken soyunabilirsiniz ki buradaki rahatlık anlayışı tamamen farklıdır.
yani iç çamaşırının kullanım alanları farklı farklıdır ve her tür rahatlık anlayışına olanak verebilecek bir çamaşır elbette bulunabilir.

sonuç olarak: ayağını yorganına uzatmazsan kışın ağustos böceği gibi saz mı çalacaksın.



ozellikle kadinlar icin cok cok pahalidir, cok ama.

kadin zaten minimunm alaninin kapanmasini isterken o camasir adi ile nitelendirdigimiz sey yardimi ile, bir avucun icini bile kaplamayan kumas parcasina yuzlerce lira para harcar.

neymis?

seksi gozukecekmis sevgilisine e$ine.

o parayi o kumas parcasina harcama sen, dunyada senden seksi kadin olmaz erkegin gozunde.

not: para eger erkekten cikiyorsa gecerlidir tum bunlar. kadindan cikiyorsa alsin en seksilerini, bize ne.