intihar

sipsi
bilinenden bıkmak, bilinmeyene anlatılmaz bir özlem duymak ve radikal bir vazgeçiş. bukowski’nin sözleriyle, alkol her gün intihar edip ertesi gün tekrar hayata dönmektir lakin artık o da kendinden kaçışı sağlamıyorsa... en çaresiz anda insanın karnından beynine doğru yükselen ince bir cesaret duygusuyla acil çıkış kapısına yönelmesi...

’’isteyerek ölen kişi ile, istemeden ölen insan arasında, temelden, kökten bir fark vardır: ilki, her şeyin ötesine geçmiş olmakla, huzurludur; ötekiyse, hiç bir şeyi çözememiş olmakla huzursuz... ’’

intihar sadece düşüncede kalabilirse eğer, bir geceyi sabah yapmaya yeter.. ancak hikayenin sonunu kendi yazmak istiyorsa insan, hayat dersi hocası da çıkıp gelmemişse daha, dersi kırar kaçar gider okuldan. beyaz lavaboda kan deneyi yapılır, fonda gary jules ’mad world’ der, arkasından nick drake son sözü söyler:day is done..

’’güvendiğin yüreklere karlar yağmışsa
buz tutmuşsa o sımsıcak bakışlar
sen yangınlar içinde üşüyorsan
ve bir zavallılıksa artık o çok sevmek
böyle bir dünyaya tükürmek
ve ölmek güzeldir...’’
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol