bilgiçlerin şiirleri

greewa
bu kör,dayanılmaz çaba niye?
loş karanlıklarda inadına gezmek niye?
bırak, bırak da ayakların uçurumun kenarında nefes alsın
bırak kendini boşluğa, hüzünlerinin inadına
ve kapat gözlerini, ulaşamayacaksın zaten aydınlığa
uzat kollarını, korkmadan, çekinmeden…
söv, bu yeşillikten uzak kalan dünyaya
söv, pervasızca…
nedir bu içindeki istek yaşamaya, ha?
kurak topraklarında küçücük bir umut niye?
neden bu hasret gecelere ve sessizliğe
dalıp dalıp gitmen niye, söylesene…
kederlenme, söylenme, ne yapsan ne etsen bu dünya böyle
koşmana yardım edecek rüzgar nerde?
geçmişi silecek mucizeyi,gözyaşlarını gizleyecek yağmurları bekleme
bırak artık, yüreğindeki ateşi körükleme…”

“uykusuzum ben yine,
gün batımını bekleyip de karanlığa erişince
tutamaz oldum, yazdım her köşeye
gizledim hüzünlerimi, bu dünyaya inat, yeşillere…
peki sen söyle,
beni yaşatan tek yeşillenmiş tohumu,umudumu küçük görmek niye?
yanı başında duran o ateşi söndürmek niye?
ben savaşırken kaderimle, avunma çaresizce rüyalarımla
karanlığın tutmuş ya köşe başlarında
sil ve git artık
unutma, fısılda ölümün kulağına
çalmıyor artık o eski şarkılar akşamlarımda…”

“biliyor musun sen ha, döktüğün gözyaşları nerde
bak,orda duruyor, yüreğindeki ateşi söndürmekte…
bir de beni soruyor, kovduğu günlerde, nerdesin diye?
ölümle beni konuştururken, umudun neden hala yeşil, bilme…”

“üzgünüm, esir düştüm azap karanlıklara,
bilir misin, kaybolduğumda, uzak diyarlarda
hep seni aradım çıkmaz sokaklarla karşılaşınca
bilir misin, ne çok bekledim seni, o yeşil umudumla.
dön artık ateş sönmeden, son ışık da gitmeden
gölgen düşsün sarp akşamlarıma,
dön artık hayatımdaki son renk de tükenmeden…”

bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol