13 ekim 2007 istanbul yağmuru

armour
bu seferki sağanak yağmur istanbul’u etkisi altına almadan önce benim botumun tekini aldı, ta aşağı mahallenin mazgallarına kadar da ayakkabı önden ben arkadan... neyse ki yakaladım sonunda.
aslında her şey bayram ziyaretinden eve dönmek için dışarı çıktığımızda benim, arabaya kadar yalınayak yürürüm iddiasını ortaya atmamla başladı. ne bileyim ben o yolun bir çağlayana dönüşebileceğini. yağmur altına çıkınca baştan aşağı ıslanmam 2 saniye gibi bir vaktimi alınca, botlarımın içi ıslanmadı oh ne güzel arabaya binince sıcacık sıcacık giyicem derken o kaçıştırmadan ve telaştan elimdekilerin botlarım olduğunu unutup arabanın içine doğru fırlatmaya kalkınca, koordinatları tam hesaplayamamış olacam ki botun tekini şelaleye kaptırdım. e bana da kurban bayramında danası kaçmış insanlar gibi peşinden koşturmak düştü tabi.
botum bir yana da gerçekten fena bir yağmur yağdı bugün istanbul’da. susuzluk açısından çok da iyi oldu, yani olmuştur umarım. bir yandan da kötü oldu tabi evleri arabaları su altında kalanlar için. eve gelene kadar o kısa mesafelik yolda bile kaç tane araba gördüm camlarına kadar suya gömülü kalan.
aynı şiddette olmasa bile yağmaya devam ediyor hala. her şeye rağmen beklenen rahmetti geldi ve umarım bir daha yine özletmez kendini.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol