yılmaz odabaşı

varsildakiyokluk
sinira vuruyorum, sinirsiz vuruyorum
i

öncesi diyarbekir o benim en esmer çocugum
üstümüzde agirbasli bir gökyüzü
ötesi siverek düzü, çermik daglari
kahverengi bir hüzündür mazidag
alnidir öpülesi alninda konaklar öksüzlügün


ii

kendi katline ilismis
vay benim sürgün ömrüm
sonrasi intihar kokan bir sevda

u ç u r u m l a r d a

(uçurumlar kendi diliyle anlatilir...)
*
düsecektim ya, sanki sen atildin birden boynuma
göge yaz: uçurumlar da aldatilir
kaniyorsa kan revan, ömrün...
uçurumlarda yasli ülkeler aglatilir


iii

bir güldür benim ülkem
uslanmaz
ve sularin kendi gövdesini
yollarini süngülerin
rahmetini buzullarin kestigi


iv

daha
sinira vuruyorum / sinirsiz vuruyorum
ey ülke rahmine al ve yeniden dogur beni
ben de o sarkinin girisindeki
sözlere vuruyorum / apansiz vuruyorum
...

bu yüzden, sesim,
simdi yakilmis defterlerdeki...


v

tartilsam agirligimca hüzün gelirdim
artarken gecede siren sesleri

ben de cinayetlere sinamistim gövdemi
soyunmustum bütün mavi gömleklerimi
kapimda kul
ve yaftali cinayet bekçileri

sesim
bu yüzden
o eski ölümlerde kan lekeleri

sesim
agirligimca zincirlerdeki...


vi

(bakarken bir gülüs uzatti yurduna
paramparçaydi...
parçalarini kursunlar kovaliyordu!)

bu yüzden
daha
ölüme vuruyorum / ölerek vuruyorum

sesim
firtina sonrasi karaya vuran cesetlerdeki

sesim
o kanli gömleklerdeki

bundandir faili meçhul bir cinayetim

/b u l u n b e n i m k a t i l i m i ! . . /


bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol