duvar

ithilquessir
another brick in the wall” tamam anladik. ama ne diyorsun sen kuzum ?

sanirim waters soyle bir seyler anlatmaya calisiyor bize:

hepimiz durust dogariz. bebekken silahlardan korkmayiz, karsimizdaki kisinin dini bize bir sey ifade etmez. cinsiyetimizin neler gerektirdigini bile bilmeyiz. korkusuz bir durustluguyle acigizdir. daha sonra canimiz yanar. yanlislikla kirdigimiz bardaga isitilen azar, daha bes yasinda bir cocukken, tam da yeni kosmayi ziplamayi ogrenmisken “oturmak” zorunda kalmak acidir. hayat bize karsi degildir. sadece hayatin dogal dongusu insani umursayacak kadar dusunceli degildir.

aciyi sevmeyiz. karsisina bir tugla koyariz alelacele. gumm. ilk tuglamiz. daha sonra artar tuglalar. her aldatan sevgilide bir tane daha, gozlerimize baka baka yalan soyleyen arkadaslarla yuzlesmezken kendi icimizde dizmeye devam ederiz kiremitleri. ve en sonunda guvene ulasiriz. duvar icine gunes bile dusmeyecek kadar kocaman olmustur.

ve aslinda iceride buyumeyen bir biz vardir. acik, durust. yumruklarini duvara vururken ruzgara fisildar “is there anybody out there?” tirnaklari kanayana kadar tirmalar duvari. o koca, yuksek, koruyucu soguk duvari. artik ne kimsenin bize ulasmasina imkan vardir. ne bizim sesimizi disari duyurmaya. “comfortably numb” diye buna derler iste.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol