öğretmen öğrenci diyalogları

olu beden
bir gün akşam etütünde müdür yardımcısı sınıfa girer. müzik dinlemektedir,arka sıralarda erkek arkadaşları basketbol oynamakta,kız arkadaşları dedikodu yapmaktadır.sessiz,sakin,yalnız hayatına devam eden ölü bedenin hayatı bir anda yarılanır.
-çıkar o kulaklıkları
-efendim?
-çıkar dedim o kulaklıkları
ölü beden birden kendini kötü bir sinir havlinin tam ortasında bulur.müzik dinlediği aleti sıraya bırakır.adam kulaklıkları alır,müziği dinler,sonra kulaklıklardan birini ölü bedenin yüzüne fırlatır.
-müzik dinlemek yasak demedim mi ben.
-ben kimseye zarar vermiyorum,sadece müzik dinliyordum.
-bana cevap verme
-hocam kimseye hiçbirşey yapmadım ben sadece müzik dinliyordum!
-sen kim olduğunu sanıyorsun ya,biz sizin için bu kadar elektrik yakıyoruz,bu kadar su harcıyoruz,yurtlarımızı açıyoruz,senin ders çalışman gerekirken yaptığına bak.(yalnız böyle cümleler değildir kurulan,en kabasını hayalinize sığdırın) ders çalışacaksan çalış, çalışmayacaksan defolup git bu yurttan.
ertesi gün dilekçesini vermiştir.
sadece müzik dinlediği için yurttan kovulan salak biriymişim ben evet.kendini devlet olarak gören insanlar da varmış evet. insanların artniyetleri en sinirli anlarında anlaşılıyormuş evet.
hiçbir zaman insanları anlayamayacağım.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol