nokta

ithilquessir
riza polat akkoyunlu’nun siiri.

dun bir dosttan, uzun bir mektup aldim
beni anlatmis sana ve sen ona
"unuttum artik onu" demissin.
hem bu sozu gulerek,
medar-i iftihar ile soylemissin.
unutamazsin nokta noktam
unutamazsin!
cunku; unutmak icin
once unutulmak gerek
oyasa ki sen,
hala bende esen,
eski kavak yelisin.
unutamazsin...
kan degil, tukuremezsin,
ruj degil, silemezsin
disi dudaklarina, disimle yazdigim
iki heceli erkek adimi
unutamazsin nokta noktam
unutamazsin!
seninle biz, halâ bir kabukta
iki badem ici gibiyiz.
baharsin; kokacaksin
gunessin; yakacaksin.
sabah yatagim kadar ruyâ dolu
sabah yatagim kadar sicaksin
unutamam
unutamazsin!
simdilik bu kadar.
obur mektubuma daha diyeceklerim var
darilma bana, gucenme sakin
ankara gunlerinin bembeyaz ufkundan
binlerce selam sana.

bahar basladi nokta noktam
ankara’da bahar, veriminde toprak ana
aylar var ki sana tek satir yazamadim
oysa ki simdi mevsim bahar
otuslerde adin, kokuslarda tadin var
artik yazmaliyim.
takvime baktim bu sabah,
ayrilali bes ay olmus.
dusun ki nokta noktam
bes ay denilen nesne tam yuz elli gun eder.
bunca uzun ayriliksa;
inan bana nokta noktam
insani, herseye kuskun eder.
inan bana... darginligim herkese
ve tek hasretim sana
dusunuyorum...
asiklar pazarina cikan yolu dusunuyorum.
bu yolun saginda yukselen
her gecisinde penceresinden tebessumler gelen
bahcesinde iri yedi veren,
kayisi gulleri acan evi dusunuyorum.
bir turlu gelmiyor dusuncelerimin ardi
ablan yanimda corapsiz gezerdi,
bas ortusuz annen.
dusunuyorum... bu mevsimde baban,
her aksam bir yerine iki icerdi.
miyoplasinca gozleri "sair, ic be oglum
bahar disidir dogurur" derdi.
bahar basladi nokta noktam.
ankara’da bahar,
gonul ufkunda yagmur bulutlari
cennet olsa artik sevmiyorum
sevmiyorum sensiz bahari...

sen; ey yirmidort baharin en guzel susu!
sen; ey mutlu gunlerimin mutlu turkusu!
sen; ey ilk yaz aksamlari kadar guzel cocuk!
sen; ey altin gozlerinin hisli dunyasi!
olumsuz bir yolculuk yaratan
sen; ey ciplak bir hancer gibi!
boylu boyunca gonlumde yatan
sen; ey herseyim olan hersey!
son mektubunda soz verdin
tut diyorsun, unuttum
unut diyorsun, unutmak mi???
gunes tekrar dogmayi unutabilir mi hic?
gonul ferman dinlemez sozu unutulabilir mi hic?
sen; ey mutlu gunlerimin mutlu turkusu!
sen; ey herseyim olan hersey!

bu gece yilbasi...
baskent’de kar yagiyor nokta noktam
baskentte kar ve tutuyor gozlerimde
kullenmis bir mangal gibi hatiralar
baskent’de kar yagiyor, baskent’de kar...
bu gece yilbasi.
bilirsin ki nokta noktam
yilbasinda hesaplanir
cogu zaman insanlarin yasi.
bu gece yilbasi...
tokmaklarinda yirmi dort hece
egilip ustume sessizce
sehrin kule saati
bilir misin nokta noktam?
bilir misin, bilir misin ne dedi?
"sair, kutlu olsun, yas otuz yedi."
ve bir el saclarimdan tutarak
kalbimi sana kadar surukledi.
bu gece yilbasi, baskent ayakta
calinan tuna dalgalari komsu plâkta.
ne de kivrak bu vals havasi
basladi yine gonlumun
on yil evvel ki kanamasi
ne gunlerdi o gunler cancagizim
ne gunlerdi...
sen, on yedisinde sevgilerin sisinde
basi duman duman bir kiz.
ben, yirmi ustunde
gonlu gordugu her guzellige nisanli
oylesiye bir sair, oylesiye bir delikanli.
ne cabuk gecti zaman.
hey gidi dunya hey...
bu gece yilbasi
disarida kar yagiyor ve tutuyor gozlerimde
kullenmis bir mangal gibi eski hatiralar
kosede bir kirlent, kirlentde bir resim.
bartin’da bahar.
elimle yapmisim
"asma koprusunden" kocanaz deresi
sagda, orta okul
okulda, cocuklarin sesi.
"cakir beylerin" elma bahcesi.
derede kayik, dumende ben.
kureklerde sen.
hava berrak, hava ilik
hava temiz
ve sularda sarmasan golgemiz
bu gece yilbasi, baskent ayakta
calinan tuna dalgalari degil artik
komsu plâkta.
gonlum bu diyardan cok cok uzakta.
disarida kar yagiyor.
disarida kar ve tutuyor gozlerimde
kullenmis bir mangal gibi
eski hatiralar...
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol