hayvan

orqn
dünyayı sevmemizi kolaylaştıran canlılardır. ayrı ayrı bakıyorum hepsine, hepsinin kendine özgü sevimli, insanı mutlu eden bir tarafı var. bu canlıları sevmemek için hiçbir sebep yok bence. ha belki börtü böcek tayfasını sevmekte biraz zorlanabilirsiniz; ama onların da bir misyonu olduğunu düşünmek, aranızdaki buzların erimesine biraz yardımcı olur.

hayvan belgeselleriyle filmleri karşılaştırıyorum mesela. hayvan belgeselleri bana görüntü olarak daha cazip geliyor. öyle daha güzel, kusursuz görünen ya da görünmeye çalışan onlar değil halbuki. fillerin tamamının aşırı kiloları var mesela, ayı balıklarının tamamı dişlek, köstebeklerin gözleri var mı yok mu belli değil... ama hepsi bu halleriyle çok sevimliler. iyiler yani.

bir de böyle hallerine tavırlarına falan bakıyorum, çok etkileniyorum. erkekler dişileri tavlamak için bir triplere giriyorlar, görsen insan zannedersin hepsini. yavru bir ispermeçet balinasının başı sıkıştığında annesini çağırışını, ve o 20 metrelik annesinin birkaç saniye içinde olay yerine gelip yavrusunu kurtarışını her insan hayatında en az bir kere izlemeli bence. bunlar çok güzel şeyler.

bir de bu hayvanlara eziyet eden insanlar var. hayır yani insanoğlunun bir hayvanla ne alıp veremediği olabilir ki? gidip insana eziyet etse, belki buna uygun bir kılıf uydurabilir; ama kediye-köpeğe işkence yapanı anlamak mümkün değil. eziyet etmek deyince hemen öyle vurdulu kırdılı şeyler düşünmeyin. tamam onu da düşünün ama sadece o değil mesele. bu evcil hayvanları şekilden şekile sokan insanlar da bence işkenceci. o hayvanları süslemek, kıyafetlerine yakışır hale getirmek için ağızlarına sıçıyorlar. bir saçlar başlar, bir kıyafetler falan... köpeğine parfüm sıkan insan var bu gezegende! yapmasınlar böyle.

ben insanların hayvanları kendi hayatlarına dahil etmelerini doğru bulmuyorum. bence gerçekten hayvan sevgisi taşıyan bir insan onların yaşam alanlarını güzelleştirmek üzerine çalışmalı. sokakta bulduğu her hayvanı alıp eve getiren, onları ev hayvanı yapanların doğru yapmadığını düşünüyorum. asıl yapılması gereken o hayvanın yaşadığı yerde rahat etmesini sağlamaktır. her nerede yaşıyorsa artık; sokak, orman, göl, deniz... o zaman hem bu yardımsever insanlar, hem de o yardıma muhtaç hayvanlar, yani herkes kendi evinde mutlu olur. hayat bayram olur.
bu başlıktaki tüm girileri gör

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol