coronavirüs'ün ekonomik etkisi

geçen gün başka bir konuyu araştırırken, bir türlü güncel haber bulamadığım etki. ben de kafaya taktım, oturup kendim araştırdım derledim. öncelikle, bu pandemiden bu ekonomik düzendeki işçi sınıfı ve elit sınıf çok farklı etkilendi. ben, kendim gibi işçi sınıfından bahsedeceğim.

en güncel işsizlik verileri daha yeni yayınlandı. tüik denen istatistik bilimine inat olan kuruma göre, işsizlik oranı haziran ayında %13.9 imiş. bilgi saklamak için o kadar uğraşmışlar; 15-64 yaş aralığı işsizlik oranı ne aq? üniversite gençleri mesela ekonomiye katkı sağlamıyorlar henüz, ama işsizlik oranında gözükmüyor, öyle anlatayım.

bir başka okuyabildiğim bilgi; hizmet sektörünün işsizliğinin korkunç boyutta olduğu. aynı zamanda hizmet sektörü, en büyük grup bu araştırma içerisinde.

son olarak; 15-24 yaş arası işsizlik, sıkı durun, %26.1! yukarıdaki hesaplama korkunçluklarını da düşününce, hiç iç açıcı bir tablo ortaya çıkmıyor.

peki diyelim işimiz var, asgari ücret alıyoruz, 2.325 tl. 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı, kasım 2019 itibariyle 2.000 tl. bu açlık sınırı hesabı bildiğim kadarıyla sadece çay ve simit yiyerek gibi hesaplanıyor, ama neyse. eğer virüs olmasaydı, asgari ücretle 4 kişi aç olmadan yaşayabiliyorduk-muş(lol).

virüste ne oldu? tüketici fiyat endeksi saçmalığına göre virüsten beri aylık olarak %1.5 artıyor. ağustosta %2.5. ama ben içinde pinpon topu olan fiyat endeksini ne yapayım diyorsanız, haklısınız. haberleri hatırlayalım o zaman;

ötv zammı yapıldı.
tüketici kredi vade limitleri 60 aydan 36 aya çekildi.
mart başında 6.23 olan dolar şu an 7.48 civarı.
mart başında altın 314 tl iken, şu an 467 tl.
ekonomik daralma %3-4 civarı tahmin ediliyor.
GSMH bu yıl ikinci çeyrekte, geçtiğimiz yıla göre %9.9 küçülmüş.

yani, bu virüs ekonomimizin içinden geçmiş, geçiyor. insanların birikimi yoktu, kredi borcu vardı zaten en başta. bu süreçte daha kısa sürede, daha çok para harcamaya zorladılar normal halkı. daha az üretmişler, daha az ithal etmişler, onları da fahiş fiyatlara satmışlar.

ilk önce gidip avm'leri açtılar. sen ölebilirsin, ama ekonomi ölmemeli. kişisel servetiyle dış borcu kapatabilecek adamlara devlet destek olurken, "askıda fatura" ile vatandaşa birbirinin faturasını ödetiyor aliminyum.

yazıyı keşke tavsiyeler, ne yapılabilir filan ile bitirebilseydim ama maalesef. dikkat edin kendinize, borcunuzu harcınızı kapatmaya çalışın belki; benim 4 yıl sürdü ama büyük rahatlık.

şunu da bırakayım da gülelim: "işçi sınıfı: lütfen bize yardım edin"