öfke

armour
öfkeni unutma dedim kendi kendime her gün, unutursan düşersin dedim. neyse ki sen vardın ve bana öfkemi unutturmadın. gözümü kırpmadan, öyle uzaklara gitmeme gerek kalmadan, yanıbaşındayken sensizliğe alıştırdın.
şimdi yapacak tek şey senden uzaklaşmak kaldı... vicdanım sızlamadan, arkama bakmadan, usulca, yalın ayak, parmak uçlarıma basarak... uzaklaşmak... senden bana tek kalan öfkemi de yanıma alarak...
unutmadım, her gün hatırlattın...
asla öfkeme yenilmedim... düşmedim... düşmeyeceğim... sen düştüğünde de yanında olmayacağım... yüreğime tırnaklarınla kazıdığın öfkemi unutma diyorum kendi kendime her gün, unutursan düşersin diyorum. unutmuyorum...
hitchcock
gun ola harman ola albümünden güzel bir erkin koray şarkısı...

bir tutam öfke takilir kalir içimde
kurtulamam, atamam bu öfkeyi içimden
binlerce hile, binlerce hurda varken
bunlari unutamam namert cirit atarken

seninle bir olalim,
kurtulalim atalim,
bu bitmeyen öfkeden
gel kurtar beni.

bir tutam öfke sarar damarlarimi,
öfke tastan kati, yoksa keskin satir mi?
sanki bir gün gelir, öfke bir kabus gibi
öyle bir yerlesir, içimden gitmez gibi.

nys
tehlikeli duygu. öfkelendiğiniz de ’’çoluk, çocuk, kadın’’ demeden burnunuzu tıkar vazifenizi yapmanıza sebep olur. adı üstünde öfke!

aman ha siz siz olun sakına öfkelenmeyin!




neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol