bir sapıklik olarak fermuar sesi dinletmek

hakem kalk dedi
fermuarın tutacağı yardımıyla aşağı ya da yukarı çekilmesi sırasında dişlerin birbiri arasına girmesi ya da birbirinden ayrılması sırasında çıkardığı cııırrrtt sesinin sapıklık aracı olarak kullanılmasıdır çok büyük sorunlar yaratabilir örneğin:

uykusundan yatağın sallamasını hissedince uyandı gözünü açtı bembeyaz bir ışıktan dolayı hiç birsey göremiyordu. elini ışığın geldiği yere doğru uzattı eli sert birseye çarptı ardından bir ses duydu cııırrrttt. biraz sonra aynı ses tekrar geldi gittikçe hızlanıyordu aynı ses hızlı hızlı daha hızlı ve en sonunda yavaşladı yavaşladı ve diğerlerinden daha uzun bir cırrtrtt sesiyle bitti. ardından hugodaki cadı syla kahkahasının aynısı duydu ancak bu kalın bir erkek sesiydi. ne olduğunu bir turlu anlamıyordu. kalktı üşüyordu üstünü giydi saat 5 ti biraz evde oyalanıp saat 6 30 olunca evden cıktı bos sokaklarda tek basına yürüdü ayakkabısının çıkardığı sesten korkar olmuştu ne olduğuna bir turlu anlam veremiyordu.

o ses bir turlu kulaklarından gitmiyordu köprüye doğru gitti asi nehrinin azgın sularına burdan tukursem suda kac halka olusur dedi ardından nehrin sularının ne kadar soğuk olduğunu düşündü köprünün akıntı tarafına bakan ayaklarında nehrin taşıdığı çöpler birikmişti hayatta onu nehrin bu çöpleri sürüklediği gibi sürükleyip bir köprünün ayağına mı bırakacaktı yurtdışından aldığı kacak mp3 çalarının kalitesiz kulaklığından linkin park ezgilerini duyuyordu ama yinede o kahkaha kulağından gitmiyordu biraz sonra kulağını sağ omzuna dayamış kulağıyla omzu arasında kulaklık varmış gibi durmuş elini ileri geri goturerek dj taklidi yaparken buldu kendini


o kadar psikolojisi bozulmustu ki ne yaptığını bilmiyordu adeta rus edebiyatı fransız sineması kıvamındaydı esen soğuk rüzgarı bacaklarında hissedince aşağı baktı ve fermuarını acık bıraktığını gördü yavaşça elini indirdi fermuarını çekti cııııııırrrttt evet o ses yine o ses fermuarını tekrar tekrar indirip kaldırdı o sesi duyuyordu

sonunda anlamıştı peki ya o beyaz ışık o yatağın titremesi onlar neydi durdu uzun sure düşündü siyah saclarından akan yağmur mont diye aldığı incecik yeşil baharlık keten ceketinin yakasından içine doluyordu ne yapacağını bilmiyordu geceden beri avurtlarının çöktüğünü hissetti yuzude solmuştu saatlerdir hicbirsey yememişti uzamış sakalları kasınıyordu ela gözleri japon cizgi filmlerindeki çocuklar gibi dolmuş göz yasları gözünde sallanıyordu biri dokunsa göz yaslarını sağa sola fırlatarak ağlayacaktı ne kadar zamandır düşündüğünü bilmiyordu çalan telefonunu çıkardı beyaz ışığı gözünü alıyordu arayan cagla kubattı tas gibi hatun diye dusundu ama kimseyle konuşmak istemiyordu reddet tuşuna bastı birden durdu beyaz ışık titreşim anlamıştı bundan sonra telefonu yatağa koymayacam dedi hem titreyince yatağı titretiyor hem de beyaz ışığı gözümü alıyor diye duşundu sonunda anlamıstı sapıklığın dibine vurmuş biri ona fermuar sesi dinletmiş ardındanda kahkahalarla gülmüştü. bu nasıl bir manyaklıktı anlamamıştı ama kendide yapmamak için zor duruyordu daha fazla bekleyemedi hemen bir arkadaşını aradı aynı şeyi yaptı ama kendi kahkahası o kadar gerçekçi olmamıştı telefonu kapattıktan sonrada uzun sure güldü ve başka bir arkadaşını daha aradı

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol