yuvarlanip gidiyoruz

angelus
kelime yapısı itibariyle çoğul bir grubun yuvarlanıp gittiğini anlatan cümledir. böyle istiklal caddesinin üstünde aynı anda yuvarlanarak giden 278 kişinin hayali canlandı bir an gözümde de. neyse.
klapacius
zeki alasya ve metin akpınar’ın devekuşu kabare’de oynadıkları "yasaklar" isimli tiyatro oyununda,35 yaşında alman vatandaşı olan kişinin (metin akpınar) sevdiği türk kızla evlenmesi için rol gereği sünnet olması gerektiği sergilenen oyunda geçen komik olaylar sırasında zeki alasya’nın sünnet edeceği "çocuğun" karşısına kasap bıçağı ile çıkması sonucu, sünnet olacak "çocuğa" sorulan "nasılsın" sorusuna "nolsun işte..kestittirip gidiyoruz" şeklinde verdiği eğlenceli cevabın gerçek hali.
kurabiye
biraz deli, biraz diri; biraz parasız ama yeteri kadar tok; hem bedeni yaşatacak kadar sağlıklı hem nefes daraltacak kadar ruhsal sıkıntıda; akıntıya tek kürekle müdahaleli, hafif bir tebessümle ama dişler gözükmeden, ite ite değil ama hafiften zoraki; kızgın değil ama değdirme bir şefkatle; biraz kaderle biraz akılla; koşa koşa değil aksine biraz korka korka; herşeyi yeni keşfedermiş gibi ama hiç şaşırmayarak, hafiften ağır; hafiften aksak; kah bastonlu kah bastonsuz bizden önce varolan bir başlangıcın sonunu şöyle veya böyle tamamlıyoruz.
dersaadet
mecazi anlamını değil de gerçek manasıyla düşünürsek, tekerlek, futbol topu, misket vb nesneler arasında kurulan diyaloglarda kullanılabilecek ifade.
karpuzz
’kendi yagimizla kavruluyoruz.’ demenin bir baska sinir edici halidir.
biri de cikip ’sahaneyim dunyayi kurtardim az once.’ dese sasirsam hayat bayram olsa insanlar elele tutussa.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol