önder sav

peygamber efendimiz hakkında alay etmiştir bu kişilik(!).ayrıca saçma sapan konusmalarını örtpas edebilmek için telekulak iddiasi ile ortalıgı karıştırmıştır klavuzları deniz baykal ile birlikte.sonuç,tabiki asılsızdır.
cehape’nin ikinci adamı.daha cep telefonuna sahip olamayan, cep telefonuna sahip olamadığının farkına varamayan, ama ülkenin yönetimine talip olan cehape’nin ikinci adamı. ama en az birincisi kadar balık hafızalı. birincisi de unutmasaydı rodos’a yüzecekti. bunlar ekip halinde rodos’a kadar yüzseler de bu millet biraz olsun kafa dinlese.
kendisini ve partisini yaptığı gaflarla rezil eden chp milletvekili. güzel ülkemde nedense inananları aşağlamak birileri tarafından demokratlık, ilericilik gibi zannediliyor ve benim herşeyi araştıran halkım bu adamlara bakıp
" la solculuk, demokratlık dinsizlikmiş" deyip atıp tutmaya başlıyorlar. malesef milli şef dönemi kalıntıları olan bu insanların ve bu insanların zihniyetlerinin gölgesi bu ülkenin üzerinden kalkmadan hiçbir amacımıza ulaşamayıp asla aydınlık güzel günleri göremeyeceğiz dememize sebep olan zat ı muhterem.
daha telefon kullanmayı bilmeden telekomun satısı konusunda esip gürleyen, yaptığı hatayı yok sayıp partimiz dinleniyor diye ülkeyi ayağa kaldıran chp yi babasının malı zanneden sol görüşlü insanların utanç kaynağı olan milletvekili.
peygamber efendimize muhammed diye hitap ederek asıl kendini küçülten kişilik. muhammed mustafa senin aşağılamanla yükselir; seni hakaretinle yerler bile kabul etmez sayın pek muhterem önder (sav).
bir defa da turkcell tarafından yüzüne vurulmuştur haksız oldugu.şimdi kendisi bakana söyledigi gibi istifasını verebilecek mi acaba? ama tabiki degil istifa etmek çamur atmayı seçer ,neden, çünkü koltuk rahat ,koltuk sıcak.
deniz baykal´ın bile cep telefonu kullanırken zorluk çektiği göz önüne alınırsa, yaptığına pek de şaşırılmayacak kişi. zira balık baştan kokar.
dinlenmek kelimesinin farklı anlamlarının üzerinde tezahür etmesini beklediğim siyasetçi.

-habersizce dinlenen önder sav, susukunluğunu koruyor.
-baskılara dayanamayan önder sav, ortalardan kayboldu ve bir süre dinlenmeye karar verdi.
-dinsiz olduğu açıklanan önder sav’ın dün akşam saatlerinde din’lendiği belirtildi.
hala "yes tuşuna basmadım,ellerindeki malumu olamadığım teknolojiyle keklendim." hezeyanında ısrar eden, dolayısıyla "çamur attığım kişi ve kurumlardan özür dilememe ve istifa etmeme gerek yok" pişkinliğini benimseyen diğer cehapeliler gibi gerçeküstü boyutta seyreden cehape insanı.
türkiye büyük millet meclisi 23. dönem milletvekili
önder sav ankara
önder sav, 14 kasım 1937’de balıkesir işıklar köyü’nde doğdu. babasının adı hayrettin, annesinin adı şerife’dir. avukat; ankara üniversitesi hukuk fakültesi’ni bitirdi. serbest avukat olarak çalıştı. ankara barosu ve türkiye barolar birliği başkanlığı görevlerinde bulundu. 15(iv), 16(v), 20 ve 22. dönem ankara milletvekili. 37. hükümet’te çalışma bakanı olarak görev yaptı. ingilizce bilen sav, evli ve 2 çocuk babasıdır.

kemal kılıçdaroğlu’na destek verdiği son çıkışı, deniz baykal tarafından "bu bir şeytan ittifakıdır" şeklinde yorumlanmıştır. önder sav’ın açıklamalarını seyredince, sarfettiği sözlerin şeytanlıkla değil de ancak düşüncesizlikle açıklanabileceğini gördük.

senin deniz baykal’la 50 yıllık bir hukukun var. yıllarca aynı yolda yürümüşsün. doğruluğu veya yanlışlığı %100 netleşmemiş bir skandal nedeniyle istifa etmiş yoldaşın ve bunun yankıları henüz sürerken genel başkanlığa adaylığını açıklayan kemal kılıçdaroğlu’na desteğini açıklarken arada da "yıllardır köhneleşmiş düşüncelerle, isimlerle yola devam edemeyiz" gibi cümlelerle süslüyorsa bunu. arkadaş sormazlar mı? "nerdeydin şimdiye kadar? baykal’ın yaptığı kaçamak mı gösterdi sana politikasının köhne olduğunu, eski kafalı olduğunu?". tamam destek ver, hobi olarak gene yap ama yıllarca fikrine ortak oluğun yol arkadaşından köhne diye bahsetme be adam.

önder sav’ın bu son hamlesinin şeytanlıkla, akılla pek bir ilgisi yok. saçmalık. kariyerini borçlu olduğu, bugüne kadar her siyasi hamlesinin altına imzasını düşünmeden attığı deniz baykal’la bugün bu duruma düşmesi ancak "satıcılık"la açıklanabilir. ama biraz tırstığından olacak ki, kemal kılıçdaroğlu’na verdiği desteği deniz baykal’ın oluruna dayandırmaya çalışmaktadır. ama tutmaz bu. partinin ikinci adamı krizi iyi yönetememiş, sıçmıştır düpedüz. bakalım sıvama çalışmaları ne sonuç verecek. o da, belirsizlik ortamında kemal kılıçdaroğlu’na destek verip son anda desteğini çekip kıvırmayı başaran mustafa özyürek gibi kıvırabilecek mi acaba, yoksa sonuna kadar arkasında duracak mı fikrinin. hiç olmazsa kararlılık gösterse de daha fazla düşmese gözden. acıma hissini sömürüyo yav adam.
0 /