nazım hikmet

9 /
arinna

"en güzel günlerimin
üç mel’un adamı var:
ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel’ un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını..
en güzel günlerimin
üç mel’un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
düşmanımdır ikisi..
sana gelince...
yazıyorsun..
okuyorum..
kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa,
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum..
ne yazık!..
ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var;
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri..
sana gelince, sen o günleri -
kendi oğluyla yatan,
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!.
satıyorsun:
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç,
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için...
en güzel günlerimin
üç mel’un adamı var:
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi...
kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi...
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün...
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün..
artık seninle biz,
düşman bile değiliz.."

arinna

karşımdasın işte...
bana bakmasan da oradasın, görüyorum seni.
ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim.
kalbime gömdüm sözlerimi, ceset torbası oldu yüreğim.
tıkandığım o an,
elimi nereye koyacağımı şaşırdığım o an işte,
aklımdan o kadar çok şey geçti ki takip edemedim.
ellerim boşlukta, ben darda kaldım.
ellerim buz gibi, ben harda kaldım.
bir senfoni vardı kulağımda çalınan,
bitti artık hepsi...

köşeme çekildim, hani hep kaldığım köşeme.
bakış açım belli oldu yine.
geride kalan, ardından bakar gidenlerin.
bir meltem olacak rüzgarım dahi kalmadı benim.
dağlara çarptım her esişimde.
yollara küfrettim her gidişinde.

demiştim sana hatırlarsan:
önemli olan zamana bırakmak değil,
zamanla bırakmamaktır..
şimdi bana, geçen o zamanın
unutulmaz sancısı kalır

gittiğim eğer bensem, söyle bana kimden gittim?
sende yoktum zaten ben, ben yine bende bittim...
sipsi
yoruldun ağırlığımı taşımaktan
ellerimden yoruldun
gözlerimden gölgemden
sözlerim yangınlardı
kuyulardı sözlerim
bir gün gelecek ansızın gelecek bir gün
ayak izlerimin ağırlığını duyacaksın içinde
uzaklaşan ayak izlerimin
ve hepsinden dayanılmazı bu ağırlık olacak..
tasarimharikasi
"ey insan! kafdağı kadar yüksekte olsan da kefene sığacak kadar küçüksün. unutma her şeyin bir hesabı var; üzdüğün kadar üzülürsün."
tasarimharikasi
aslında tam da yeri bu dizelerin;

"sana düşman, bana düşman; düşünen insana düşman... vatan ki bu insanların evidir; sevgilim, onlar vatana düşman!"
arinna
yumulu göz kapaklarımın içindesin sevdiceğim
yumulu göz kapaklarımın içinde şarkılar
şimdi orda herşey seninle başlıyor
şimdi orda hiçbir şey yok senden önceme ait
ve sana ait olmayan...
kartalkalkardalsarkar
nazım hikmet 3 haziran cuma günü ölümünün 48. yılında anılıyor.
aşağıda izmir ve moskova anma programları var,istanbul-ankara’yı da bulursam eklerim.

.....paris’te bir kestane ağacı olacak
paris’in ilk kestanesi, paris kestanelerinin atası
istanbul’dan gelip yerleşmiş paris’e boğaz sırtlarından
hâlâ sağ mıdır bilmem sağsa iki yüz yaşında filân olmalı
gidip elini öpmek isterdim
varıp gölgesinde yatsak isterdim
bu kitabın kâadını yapanlar, yazısını dizenler,nakışını basanlar.
bu kitabı alanlar, alıp da seyredenler
bir de abidin, bir de ben, bir de bir saman sarısı belâsı, başımın.



http://www.izmirdesanat.org/izmir-3-haziranda-nazimi-aniyor

http://haberrus.com/gundem/8197-nazim-hikmet-moskovada-3-haziranda-anilacak.html

9 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol