cüneyt arkın

asil meslegi doktorluktur ama hicbir zaman doktorluk yapmamistir..
belediye baskanligi secimlerine fahrettin cureklibatur ismiyle katilinca halk tarafindan linc edilmek istenmistir ve ayrica haberturk spikeri ile opusmeye calismistir:

c.a: bak mesela ben hicbir zaman filmlerimde bir kadinla opusmedim.
spi.: hic mi opusmediniz?
c.a: hic opusmedim
spi.: ama bize opusmus gibi geldiniz?
c.a: hayir. siz niye oyle sandiniz biliyor musun? ben opusmus gibi yaptim bak gel mesela...
spi.: aman cuneyt bey?!
c.a: dur kiz korkma bak tam surasini operim bak!
filmlerinde bazen serseri bir aşığı,bazen beş parasız bir babayı,bazen delikanlı bir mafya babasını,bazen de (en çok sevdiğim) malkoçoğlu olur!
tamam,kabul;filmler saçma biraz!10 kişi koca bizansı nasıl dövüyor diyorsunuz,ama çok hoşuma gidiyor o dövüşleri izlemek vw nedense asla kanalı değiştirmem izlerken.
(bkz:battal gazi)
efendim oynadığı her filmde şöyle bir sahne vardır ki, insan gülmekten yarılır;
cüneyt abimiz surlardan düşmanın üzerine atlar, fakat bir düzine kadar düşmanın hepsi mızraklarını cüneyt abimizin geliş yönüne doğrulturlar. normal olan, cüney abimizin yere düşmeden öte tarafa gitmesidir. ama öyle olmaz. nasıl olur bilinmez ama cüneyt abimiz topu topu 3 kişinin üzerine düşmesine rağmen ve ölmesi gerekmesine rağmen, bir düzine asker telef olur. şaşılacak iştir.
yeşilçamın efsane aktörü,genelde vurdu kırdı filmlerle oynadığı kadar bir çok aktiste de jönlük yaparak renkli gözlerini ve dalgalı saçlarını beyazperde de görmemizi sağlamıştır.ancak geçen gün çılgın dershane filminde gördüm,gözümden düştü koskoca bizans fatihi,kara murat usta jön ne tür filmlerde oynuyor.karizmayı çizdirmeye gerek yoktu ama işte.
çevirdiği filmlerin dövüş sahnelerinde vücuduna aldığa her darbe sonrası tavuk gibi başını titreten abimizdir. sanıyorum konsantrasyon ile alakalı bir durumdur, bilemiyorum.
http://www.cuneytarkin.com.tr adlı web sitesine de sahip sanatçımızdır.
ali saydam’ın bugünkü yazısından:

"cüneyt arkın’dan tokat gibi web sitesi

“bu, babam için

bu, sıcaktan bunalan anam için

bu, cayır cayır yanan yavuklum için

bu da benim için

bırrrrrrrrrrrrr”

bilgisayarın başına oturdum... niyetim, bu replikten yola çıkıp, coca cola’nın yeni reklam filmi üzerine ‘halisane’ duygularımı (!) yazmaktı...

reklam filmini görmüşsünüzdür. cüneyt arkın’ın atına binip, bir marketin önündeki buzdolabından aldığı her bir şişeyi sepete koyarken kimin için olduğunu söyler... son şişenin kapağını parmağının ucuyla açıp (sakın denemeyin!) içtikten sonra ‘bırrrr’lamaya başlar... işte o reklamın üzerimde bıraktığı etkiyi yazacaktım...

yılların eskitemediği malkoçoğlu, kara murat cüneyt arkın’ın reklamdaki konumlandırılmasından söz edecektim. her zaman takdirle izlediğim, üniversitede okutulacak nitelikte başarılı iletişim projelerini hayata geçiren ve coca cola’nın beni ciddi şekilde şaşırttığından... nasıl erol büyükburç tiplemesi shubuo’nun marka vaadiyle uyuşmadı ise, arkın’ın marka vaadinin de coca cola’nın marka vaadiyle uyum sağlayamadığından vs. yola çıkacaktım...

işte tam bunları yazacakken, arkın’ın şu sıralar başka neler yaptığına bir bakayım dedim... bunun için internette kısa bir tur atmaya başladığımda ustanın resmi web sitesine rastladım (www.cuneytarkin.com.tr)

dakikalarca hayranlıkla ve şaşkınlıkla sitede dolaştım durdum ve yazmayı planladığım konudan tamamen uzaklara gittim.

bugün bir şöhret, “web sitem nasıl olmalı?”, diye sorsa, herhalde “cüneyt arkın’ın sitesine bak!” diyebilirim. biyografisinden filmografisine, fotoğraflarından ödüllerine, konferanslarından şiirlerine (yeni öğrendim, siz biliyor muydunuz?), basında hakkında çıkan haberlerden, ailesine ilişkin bilgi ve görsellere kadar yok, yok. en dikkat çekici olan ise ‘arkın market’... site üzerinden cüneyt arkın 2008 takvimini, t-shirtlerini, filmlerinin dvd’lerini, mousepad’lerini, hediyelik eşyalarını seçip, satın alabiliyorsunuz. tüketiciye yönelik iş yapan çoğu firmanın yapamadığını yapmış arkın.

itiraf edeyim, bu kadarını beklemiyordum. genç nüfus oranının oldukça yüksek olduğu ülkemizde en azından genç müzisyenlerin, sanatçıların web sitelerinin bu kadar nitelikli ve canlı olması gerekmez miydi? bence cüneyt arkın bu sefer filmlerindeki o meşhur tokatlarından ya da uçan tekmelerinden birini atmış sanal ortama.

cüneyt bey sizi yürekten kutluyorum. koca bir alkışı fazlasıyla hak ediyorsunuz..."

http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=128278,10,152
pek cok gazetede bugun cikan "cuneyt arkin felc oldu" haberleri yalanmi$ megerse. cuneyt arkin kimi $ikayetleri sebebi ile hastaneye kaldirilmi$ ve 12 saat suren buyuk bir operasyon gecirmi$, operasyon ba$arili gecmi$. yani ortada felc olan falan kimse yok. gecmi$ olsun diyelim kendisine, bir de sitesinin linkini verelim tam olsun;

http://www.cuneytarkin.com.tr/
avantür filmlerin ünlü oyuncusu cüneyt arkın 300’den fazla filmde rol aldı. filmlerinin bir kısmında yapımcı ve yönetmen olarak da çalıştı. iki oğlu olan ünlü oyuncu türk sineması’na artist dergisi’nin açtığı bir yarışma ile girdi. 1999 yılında 36. antalya film şenliği’nde "yaşam boyu onur ödülü" aldı. bunun dışında 1969 ve 1976’da antalya film şenliği ve 1972’de adana altın koza film şenliği’nde "en iyi erkek oyuncu" ödüllerini aldı.




gerçek adı fahrettin cüreklibatır olan türk sineması’nın ünlü jönü, 1937 yılında eskişehir’de doğdu. çocukluğu çiftlikte geçti. daha sonra eskişehir necatibey ilkokulu’na gitti. çocukluğunda en sevdiği hikayeler menkıbelerdi. battal gazi, köroğlu hikayeleri ile büyüdü. eskişehir lisesi’ne devam ettiği dönemde hikayeler yazıyor ve bunları dergilere gönderiyordu. istanbul’a giderek tıp fakültesi sınavlarına girdi ve kazandı. tıp eğitimine devam ederken istanbul’daki arkadaşlarıyla "erek" adlı bir dergi çıkarttı. dergide şiirleri ve hikayeleri yer alıyordu. 1957 yılında cemal süreyya ile tanıştı ve öykülerini değerlendirerek onu "pazar postası"na gönderdi.
1963 yılında "artist" dergisinin düzenlediği sinema artisti yarışmasına girdi ve birinci oldu. ertesi yıl filmlerde küçük roller almaya başlamıştı. tıp fakültesini bitirmesinin ardından eskişehir’e döndü.

1963 yazında halit refiğ ile "şafak bekçileri" adlı filmin çekimleri sırasında tanıştı. 1. hava üssü’nde jet savaş pilotlarının yaşamı ile ilgili bir film çeken halit refiğ, o sırada hava kuvvetleri’nde doktor olarak yedek subaylığını yapan cüneyt arkın’a filmdeki rollerden birini teklif etti. ancak yönetmelikler yüzünden bu filmde rol alamadı. aynı yılın sonbaharında halit refiğ "gurbet kuşları" adlı filmin çekimlerine hazırlanırken askerliğini bitiren cünety arkın filmde rol aldı. gazeteci vecdi benderli, cüneyt gökçer’den cüneyt; ramazan arkın’dan arkın isimlerini alıp birleştirerek "cüneyt arkın" ismini yarattı.

başta romantik roller oynayan genç oyuncunun daha sonra hareketli sahnelere yatkınlığı dikkat çekti. istanbul’a gelen sirklerde çalışanlardan akrobatik hareketler öğrendi. burada kazandığı becerilerini malkoçoğlu tarzı, kılıçlı ve atlı sahnelerde kullandı.

70li yıllara gelindiğinde türkiye’nin en tanınan oyuncularından biri olmuştu. italya’da da ilgi gördü. "john arkin" adıyla tanındı. ancak dil sorunu yüzünden fazla tanınamadı. ünlü yönetmen halit refiğ’e göre john wayne, burt lancaster seviyesinde bir oyuncuydu. yurtdışına açılabilseydi dünyaca tanınacak bir oyuncu olabilirdi.

sosyal içerikli filmlerde de rol aldı ancak en çok tanınması malkoçoğlu serisiyle oldu. 1982 yılında çektiği "dünyayı kurtaran adam" adlı filmiyle dünya sinema tarihindeki en kötü 100 film arasına girmeyi başardı. 1992 yılında televizyonun yükselişiyle dizi oyunculuğu yapmaya başladı.

"polis"(1992), "zirvedekiler"(1993), "merhamet"(1993), "bizim ev"(1995) gibi dizilerin ardından 1998 yılında "gülün bittiği yer" adlı filmde oynadı. ardından 2000 yılında yönetmenliğini yaptığı "oğulcan"ı çekti. "köpek"(2005) ve "serseri"(2003) adlı dizilerde çalıştıktan sonra 2006 yılında "dünyayı kurtaran adam"ın devamı olan "dünyayı kurtaran adamın oğlu" adlı filmde rol aldı.
2 /