çalışmak isteyip iş aramak istememe sorunsalı

scalet
bende bir iki defa iş görüşmesine gittim. fakat aynı şeyleri baştan anlatmaktan yorulduğum için vazgeçtim. kendi ofisimi açtım. inanın iş görüşmesine çağırdığım kişilere hiç sert yaklaşamadım. çünkü kendimi onların yerine koydum. çok ama çok zor bir durum. yaşayacaklara sabırlar diliyorum.
ayigidiklayansincap
şuan içinde bulunduğum durumdur. üniversitenin son yılında türkiyede olmadığımdan iş bağlantıları kuramadım. giren arkadaşlarım ise hep referansları sayesinde girdiler. işe alım için başarıdan çok kimleri tanıdığına bakan insanlar yüzünden sadece işten değil burada yaşamaktan da soğuyor insan. son çare devlette çalışmak ama hiç istemiyorum..
kendilerinebagladilarkendilerine
dışarıda kendine uygun bir iş olabileceğine dair umudun yitirildiğine işarettir. ancak oturduğunuz yerde boş durmayıp şirketlerin insan kaynaklarını düzenli olarak arayarak , boş zamanlarınızı iyi değerlendirmeye çalışarak (mesela kursa gitmek, yüksek lisansa başlayıp derslere gitmek) iş bulana kadarki zaman aralığını iyi değerlendirirseniz pişman olmazsınız.
roadrunner
benim kardeşimin aylar önce yapmış olduğu eylem.aylardır işsiz güçsüz aylak aylak gezerdi.haftasonlarını iple çekerdi,çünkü herkes evde oluyor .hafta içi yaptığı en standart eylem bugün geç oldu yarın iş görüşmesine gidecem der.ama o yarınlar bitmezdi.amacı rahat rahat evde tek başına evleneceksen gel programını izlemekti aslında
pipolarbozuk
haklı söylemdir. bıkkınlık getirir. sizden az daha düşük zekalı kişilerin elemesinden geçmek, görüşüp ikna etmeye çalışmak. o an ofis seks düşündüğünüzü tahmin edemeyen suratlara gülümsemek falan.
biri bulup çağırsa daha hoş olur o aramaya inanmak eylemi sıkıntıdır.
exael
yani kısaca tembellik bende de olğan durumdu bide işsiz kalma süresi uzadıkça evde kalma rahata alışma evresi .
rapunzelkibritsatar
bir kaç aydır içinde bulunduğum durum. kimse derdinizden anlamaz. sizde istersiniz çalışmayı ama bırakın görüşmeye gitmeyi, telefonla randevu almak bile zor gelir. bukowski'nin de dediği gibi; "iş ilanlarına bakmak gelmiyordu içimden bir türlü. bir masaya oturmuş birinin önünde durup iş istediğimi; o işe uygun olduğumu söylemek çok zor geliyordu bana. samimiyetle söylüyorum, yaşam beni dehşete düşürüyordu. yemek, uyumak ve çıplak dolaşmamak için insanın yapmak zorunda olduğu şeyler ürkütücüydü. ben de yatakta kalıp içiyordum. içtiğin zaman dünya yine oradaydı, kaybolmuyordu ama boğazına sarılmıyordu en azından."

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol