ayrılık

3 /
era
’’ben hep ayrılıkları sevdim
yeniden buluşmanın sevincini
bana sundukları için...’’de diyebilinen durum.
melankomik
hiç bir şeye özenmediğin kadar özenerek yaptığın, güzel olsun, farklı olsun diye uğraştığın kumdan kaleye bir tekme atarsın sağlam mı diye kontrol etmek için..sarsılır..korkarsın kendinden, sanki düzelecekmiş gibi bir daha vurursun..yıkılır. hiç ses çıkarmadan, içten içe.. tüm çirkinliğiyle bir kum yığınına dönüşür gözlerinin önünde kalen..
firambogaz
ayrılık şiiri ne kadar yalın
sevdiğimiz aşk sözcükleri gibi
kılıçla kesiyor bir hain nokta
öpüşen virgüllerle akan cümleyi

nasıl soğuk ayrılığın güneşi
gölgeli bir çınar olan gövdemin
dalları içten kırınca acı
buzdan bir alçıyla tutuyor beni

ayrılık sabahı ne kadar beyaz
ölümün hüzünlü arkadaşı kar
bana ütülü bir çarşaf hazırlar
bir karanfil tam yüreğin üstünde.
goetica
kaç gecenin çölüdür bu ayrılık
kaç $iirin dölüdür üstüme
örttüğün bu ince sessizlik
kalbim alı$ artık,kır kendini..
kendi duvarında,sesini
kendi duvarına haykır...

tesadüfen birbirine rastlamı$
ba$ka ba$ka aşklarsınız siz artık!
geceyle gündüz gibi birbirine
ayrılmı$..
o ki rüzgar,bir zaman
senin çölünde kumlar uçurmu$..
o ki gece ve esmer,görmüyor
sahrayı,sesi içinde karı$mı$.

her ayrılıkta kendine saplanan bir hançer
kendi sabrını deneyen ta$,
kendi uykusuzluğunda yatak oldun.
kül koy $imdi yanına korunun
seni kavuran onu da yakmasın..
a$kla besle kendini,gül yeti$tir,
sardunya çoğalt.
ki,sen a$ktan ve ayrılıktan
ba$ka ne anlıyorsun..

(bkz: birhan keskin)
hobaa

eskiden odev yaparken ben ya da sen baska sehirdeyken aksami,yarini,gelecegine emin oldugum bir kac saat veya gunleri beklerken hic bu kadar sikilmaz,hic bu kadar umitsiz olmazdim.simdi bekleyecek gun,gece,saat kalmadi.simdi kapaliyken acaba icerde mi dedigim kapilar ardina kadar acik.eskiden isiklari yanan odayi ararken gozlerim seninki yaniksa "ohh be" dedigim bakislarim onunden gecerken evinin sadece karanlik,bosluk,geride biraktigin izler ve anlamsizlikla doluyor.eskiden haftada bir tesadufen seni benimle karsilastiran tanrim simdi bunu hayal etmemi bile istemiyor bana iyilik yaparcasina.eskiden telefon anonslarini bekleyen kulaklarim artik ses tonunu hatirlamak icin bir kac dakika cebellesiyor.eskiden yolda her gordugume seni anlatir,onlar da beni ilk gorduklerinde ilk seni sorarken simdi lafini bile etmiyoruz senin o kadar uzunca.eskiden her saat olabiliritesi yuksek gorusmelerimiz simdi ayda birlere belki artik hiclere donecek.eskiden seninle ayni sehirde olup bizi karsilastiran surprizleri ya da sana kusen ben olmama ragmen sarhos olup "kedi gibi" yanina geldigimde yuzundeki agirbasli,beni yaptigimdan zerre pisman etmeyen gulucuklerini cok ozledim.eskiden de ayrilirdik ama bizi her sey birlestirirdi.eskiden de arasmazdik ama bilirdik nerdeyiz,nasiliz.eskiden sabah seni eve girip uyandirmak icin pir pir atan kalbim simdi pek yavas.icine girince orada oldugun icin mutlu olabilecegim odan,usutunce posetlerle sicak sularla karnimi isittiginda sana olan minnettarligim,yurdun 8. katinda balkonda üsüyen kıza bahcede arabanin ustune yatip naralar atan ve sizan biri yok artik.bira ictigimiz siniflarda ben artik ancak hademeler gelene kadar caktirmadan bir sigara icip seni dusunuyorum;icimdeki huzuru,sana olan bagliligi,icinden cikilmazligi,kafami nasil karistirabildigini her bir cumlenle ve icimi nasil isitabildigini sessiz ve durgun kafanla...seni ozledim.senin kafani,senin cumlelerini,senin benim kafami karistirmalarini,senin icin meraklanmayi,senin icin tellerden atlayyp kaçmalary,senin icin karanlikta kosmayi,senin icin ictigim saraplari,senin icin yaptigim corbalari,senin icin bunalmayi bile ozledim ben.cunku her ne olursa olsun hic bir sey bu bosluktan daha soguk olamaz.
bulut
soner arıca ve okan bayulgen in beraber seslendirdiği bir şarkıdır.soner arıca söyler okan bayulgen şiir okur.
angelus
biliyorum hiçbir zaman bir araya gelemeyeceğiz bir daha,
sen beni unutacaksın, ben seni unutmuş gibi yapacam.
her ne kadar içim kanasa da mutluymuş gibi gözükecem.
her yerimden kan akacak ama kimse bilmeyecek, görmeyecek.
her şeyi biliyorum, ne elin elime değecek, ne tenin tenime,
doya doya çekemeyeceğim o bebek kokunu içime, duymayacam
sesini bir daha, öyle büyük yalanlarım olacak ki sen bile inanacaksın ne kadar mutlu olduğuma.
hepsini biliyorum, varoluşum boyunca ne kadar çok acı çekeceğimi biliyorum,
hiçbir zaman “şimdiki aklım olsaydı…” diye başlayan cümleler kurmayacağımı biliyorum.
bunların hepsini biliyorum, benim lanetimde bu olacak belki de. her gün sana aşık olmak,
her gün sensiz kalmak, her gün doğmak, her gün ölmek, ama bir gün olsun seni sevmekten vazgeçmemek, her birini tanrının kutsal bir hediyesi kabul edip seninle geçen her ana şükretmek.
bunların hepsini biliyorum…
biliyorum bir gün güzel bir hayatın olacak.
biliyorum bir yıldız olacaksın birilerinin gökyüzüne
angelique
elinizde olmadan, istemeden, tüm hücreleriniz hala onun adını sayıklıyorken, ilk günkü gibi aşıkken, hala gözlerine baktıgında kalbin yerinden cıkacak gibi heyecanla carpıyorken mahkum edildiysen bu tercihe; (bkz: özlemek)
3 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol