ankara dan nefret etme nedenleri

alorarola
hava şartları çok değişken. öyle bir değişir ki inanamazsınız. sabah öğleye kadar kıyamet kopar öğleden sonra akşama kadar öyle bir sakin sanki öğlenden öncesi hiç olmamış edepsizce bir havası vardır.
daymare
ruhsuz olması...

istanbul’un birbiri içine girmiş burun buruna evlerini ne kadar sevmediysem , buradaki bir o kadar mesafeli ve 40 yıl önce heryere copy paste şeklinde inşa edilmiş evleri de o kadar sevmiyorum.

herkes herşeyi zorunluluktan yapıyor gibi..
durup durup olmadık yerlerde insanın karşısına çıkan envai çeşit acaip isimli devlet kurumları da gayet sinir bozucudur.

pis mekanik şehir , robot şehir git , kışt..
kasif
yıllardır göremediğinizi/görmek istemediğinizi tek kalemde gösterdiği için olabilir misal.
buram buram aldatıldığınızın günahlığını ve yataklığını yaptığı içindir serkesligim ona; onu en başından beri sevemediğim için, en sevdiğimin beni incitmesini zevkle kurulu koltuğundan izlemesine içerlenmemdendir belki de!

soğuğunda sevgilimin sıcaklığını vermediği için en alâsından;
istanbul’un azizliğinden dem vurup, sevgilimin nereye götüreyim seni sorusuna: "çek bir boğaz manzarasına ya da yosun kokusu duyacağım bir sahil köşesine" dememe ahdetmesine kurban olmuşumdur en çok da.
bağrında beslediği cilveli kadınları bana kullandığı için sevmiyorumdur pek çok. kozunu büyük oynamasına, elini çok başlarda bitirmesine rağmen son dakika açmasına ifrit oldum.

istanbul’da yaşıyorum, onun sadece misafiri oluyorum diye bana kem bakmasına kurban olmamı sindiremiyorum.

’ ankara, seni sevmiyorum... ’

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol