confessions
  1. toplam entry 361
  2. takipçi 0
  3. puan 145

17 aylık bebeğe tecavüz

daha dünya’ya yeni adim atar atmaz bunlarla karsilacagini o minicik bebek nerden bilebilirdi. böyle olacagini bilseydi bu dönek dünyaya gelir miydi? insan olmaktan utandiriyor böyle yasanan igrenc olaylar. bu olayi gerceklestiren veya gerceklestirenlerin sonsuza kadar hesabini veremeyeceklerine adim gibi eminim. hukuk bunlarin cezasini ne kadar versede az olacaktir.

merve kavakçı

kendi kurduklari sisteme göre milletvekili secilme durumunu belirleyip, kriterlere uydugu icinde mazbata almaya hak kazanan ve sonra da halkin tercihlerine ve kendilerine saygili olunmadiginin kaniti olan eski milletvekillerimizden birisi. kimileri birileri tarafindan yönlendiriliyor diyebilir onu ispat edemeyiz (edebilecek olan varsa seviniriz.). sayet ortada da bir secim sistemi varsa ve ona uygun olarak birisi secilmisse bu kim olursa olsun fark etmez sonucta o konuma gelmistir ve tartismaya gerek yoktur. tastirilmak isteniyorsa secim sistemi ve toplum yapisi tartisilmalidir.

baba

varken degeri iyi anlasilamayan diger seyler gibi uzak bir yerde olmasi veya ulasilamayacak bir yerde olmasi insan ruhunu büyük acilara sarmasiyla beraber gerekliginin ve özleminin her an arttigina sahit ettirilen hayatin güzel yanlarindan birisi...ayrica hayatta en zor seylerden bir tanesi de sevdiklerimize tüm varligimizi ortaya koymamiza ragmen ulasamayacagimizi bildigimiz halde kapinin her calisinda ’’o’’ geldi diyerek cocuklugun vermis oldugu simariklikla ona kosar adimlarla kollarini acarak sarilmak, elindeki posetleri alip yanaga sefkatli bir öpücük kondurulmasini beklemek, ve o baba kokusunu taa iclere kadar hissetmektir. ya da kapiyi her calisinda babasini tanima firsati olamamis insanlarin bu özlemler icerisinde olmasi..

maddi durumunuz olmadigi zaman bile ayagindaki ayakkabi delik desik olmasina ragmen evladinin rahat etmesi icin cebinde bütün parasina bir ayakkabi alip evladini sevindirebilme yürekliligini ve herseye ragmen karsilik beklemeden sevgilerini evladina arz eden can verilebilecek birkac seyden birisi..

inandiginiz sey ne ise; tanrı, allah..onun yardimlariyla veya inanmiyorsaniz gönlünüze göre babalarinizdan ayrilma nasip edilmesin hic kimseye..

türban yasağı

siyasal islam diye tabir edilen bizleri toz duman icerisinde birakmalarina sebep olan durum. saygi sevgi cercevesinde kimse kimsenin giyimini kusamini baskasina zarar verdirmemek sartiyla sürdürebilecegi kanaatindeyim. insanlari yasaklarla yasatmak yerine onlarla baglantilarla yasama alternatifleri kurulabilmeli. bu ülkenin bir zamanlar basbakanlik, cumhurbaskanlik yapmis birileri de turbanlilar suraya buraya gitsin deme hakkini elde ediyorsa gerisini bilemiyorum!. turban sorununda suc genellikle siyasal islam’a atilir. peki soguk savas dönemi denilen zamanda komunizme karsi islamin kullanilmasi ve 12 eylülden sonra okullarda din egitimi politikalarinin bu yasanan türban meselelerinde hic rolü yok mu!? diye düsünemeden de edemiyorum hani!. ne kadar ortak paydalarimizdan ayrilirsak bu ülkeninde bütünlügü o kadar catirdamaya elverisli oluyor o yüzden ortak paydalarimiz da bulusmak dilegiyle.

kürt

tüm kürtleri terörist olarak görenler bilmezler ki sahip çıkıldığında en vefalı insanlar olacağını. bilmezler ki kürt diye terörist ilan ettiklerinde onları terörün kucağına attıklarını. bilmezler ki özellikle kürt oldukları için köyleri basılıp,yakılıp,yıkılıp, nezarethanelere götürülüp işkenceler ettirilip, bok yedirildiklerini de terörün kucağına attıklarını. bilmezler ki... ve onlarda bilemediler ki dünyaya kürt gelipte en aşşağılanmışlık duyguları tattıralacağını.

ne mutlu türküm diyene

ülke soyup sogana cevrilsin, özgürlüklerimiz kisitlasin, dünya standarlarin da isteklerimiz birer insan hakkiyken bu yüzden birer vatan haini ilan edilirken, daha düsüncesini bilmeden koyun sürüsü psikolojisiyle hareket ederek toplumda linc girismleri yaptirilirken, cikarcilar tarafindan toplumsal kutuplara itilirken, girtlagimiza kadar borc batagina sürülürken, siyasi cikarlar icin ekonominin isleyisini alt üst edip krizlere sokup sokup cikartilirken, krizler yasayip ertesi sabahta kendimizi sömürücü dünya düzenin destekledigi imf’nin kucaginda bulmusken, köylü milletin efendisidir denmesine ragmen kotalar getirtilip sokaklarin karanliklarina birakilan efendi köylüler varken, düsman olarak bilinen yunanistan turkiye’nin cok gerisindeyken bize her türlü yönden cok fark atarken, halen kendi kendimizin kuyusunu kazmaya calisirken, emeklerimiz sömürülürken, vatandas degil yolunacak kaz gözüyle görülürken, temel gida yardimlarinda haberler ’’yine ayni sahneler’’ cümlesini kurarken, halen daglarda insanlar bir hic yerine ölüp analarini babalarini dünyanin en kahirli duygulari tattirilirken, kan üzerinden siyaset yapip ondan sonuna kadar faydalananlar varken, darbeler yapan ve ölüm fermanlari verirken ici titremeyen ve bir zaman sonra ressam olarak tanitilacak insanlar bunun zerre kadar hesabini vermezken, sistem olarak insan odakli gözle görülmezken... bütün bunlara ragmen bizler halen mutlulugu tadiyorsak ’’vah vahh’’ halimize demekten baska sey kalmiyor!. ne zaman mutlulugu gerceklikte ararsak o zaman mutlu oluruz!

ehmede xani

ey xani, sen ki yetkinlikten yoksunsun
marifet meydanini tenha bulmussun
yani yetkin degil, ehil degilsin
belki biraz tutucu ve asilzadesin
yani inat ya da bedel ödemekten
süregelene karsi bu yenilikten
saf olani terk edip tortuyu ictin
özenle ele alip düzen verdin sen
halk icin cefa ve eziyet cektin sen
ki elalem cikip da demesin. ’’kürtler
yeteneksiz, hünersiz, temelsizdirler
türlü türlü milletin vardir kitabi
yalnizca su kürtlerin yoktur nasibi’’
hem fikir ehli demesinler ki, ’’kürtler
aski amac diye hedef secmemisler
hepsi birden ne talib olur, ne matlub
hepsi birden ne muhib olur ne mahbub
asktan, sevgiden nasipsiz kalmis onlar’’
kürtler asla yetkinlikten az degiller
ve fakat kimsesiz ve mecalsizdirler
hepsi birden cahil, bilgisiz degil ki
amma öyle yoksul ve sahipsizler ki.

ehmede xani

halepce katliamı

bu igrenc olay her aklima gelisinde bir annenin kucaginda bebegiyle birlikte feci sekilde can cekistigini belirtir resim aklima geliyor ve kan beynime sicriyor ve yine bu rezilligi gerceklestirenler utanmadan, arlanmadan kendilerinin ’’müslüman’’ oldugunu belirtiyorlar. sözüm ona bunu ait oldugu dinin neresine sigdirmakta ve vicdanlari nasil dayanmakta sorusunu hep icten ice sordugum katliam. bunu gerceklestirenler insan bile olamaz olsa olsa..

kürt milliyetçiliği

milliyetcilik iyi midir? kötü müdür? sorularini sorarsak cokca bir zaman icerisinde debelenme ihtimalimiz yüksektir. ama simdiye kadar gördügümüz milliyetcilikler insanlara-bana göre-zarar vermistir. diger milliyetcilikler neyse kürt milliyetciligi de o dur.

feminizm

ülkemizde kadinlarin ezilmesi ve geri planda tutulmasi sürece herkes tarafindan desteklenmesi gereken düsünce. tabi bazilari asiriya kacip kendilerini farkli lanse ettirebiliyorlar o ayri ama genel olarak ezilenin yaninda olmak bir insanlik onurudur kanimca.

terörist

dünya genelinde sistemden yana olanlara göre terörist, sistemin ezmesine izin vermeyip onlara gerektigi gibi cevap veren ve sempatizanlari tarafindan halk kurtaricisi olarak kullanilan terimin sistem tarafindan kullanilmasi bicimi (dikkat ederseniz terörist lafini sistem icerisinde cözüm üretemeyen kesimler kullanir). büyük halk kitlelerini arkasina alan örgütlerde terörist bireyler olarak adlandiralamaz.

garip dost

ozan garip dost, 1961 yılında karapınar (malatya-akçadağ) köyünde doğdu. dokuz çocuklu bir çiftçi ailenin oğlu. akçadağ, ergani ve samsun’da öğretmen okullarında yatılı okudu. 13 yaşından bu yana bağlama çalıyor, şiirler yazıyor. 1979’da akçadağ öğretmen okulu’nu bitirdikden sonra, 1980’de yabaneldeki gurbet kervanı’na katıldı. seyran diyar ve umut adında iki çocuğu olan ozan, halen almanya’nın kiel kentinde yaşıyor. garip dost’un bugüne kadar 8 kaseti çıktı. kasetlerinin isimleri: yabanel, hans arkadaş, güneş’e uzanan yolu özledim, dağ iniler, berxamin, bu ülkenin çocukları, ezi bêkes im. ozanın, "mor menekşem, kızıl gülüm" isimli seçme şiirlerden oluşan bir de şiir kitabı bulunuyor.

ferhat tunç

güneşin kutsal olduğu, ateşin suyla söndürülmediği dersim’de 1964 yılında doğdu. çocukluğu ve ilk gençliği; rüzgarın, karın ve baharın bile asi olduğu bu kentte geçti. tarih, bu kenti savaşlara, isyanlara ve sürgünlere mahkum etmişti. bu yüzden ağıtların söylendiği, hüzünlerin beslendiği mağrur bir kentti tunceli. ferhat tunç’un 1985 yılında türkiye’de zorlu başlayan ve sürekli baskı, yasak ve saldırılarla geçen müzik yaşamı boyunca çıkardığı albümler; türkiye’deki toplumsal gerçekliğin aynası niteliğindedir:

"kızılırmak" almanya-1982
"bu yürek bu sevda var iken" almanya-1984
"vurgunum hasretine"-1986
"ay işığı yana yana"-1987
"yaşam direnmektir"-1988
"istanbul konserleri-1"-1988
"vuruldu"-1989
"gül vatan"-1990
"ateş gibi"-1991
"istanbul konserleri-2"-1992
"firari sevdam"-1993
"özlemin dağ rüzgarı"-1994
"kanı susturun"-1995
"kayıp"-1997
"kavgamın çiçeği"-1999
"her mevsim bahardır"-2000
"şarkılarım tanıktır"-2002
"nerdesin ey kardeşlik"-2003
"ateşte sınandık"-2006

kaynak:ferhattunc.net

yeminli mali müşavir

yeminli mali müşavir olabilmek için:

a) en az 10 yıl serbest muhasebeci mali müşavirlik yapmış olmak,

b) yeminli mali müşavirlik sınavını vermiş olmak,

c) yeminli mali müşavirlik ruhsatını almış olmak,

ayrıca, kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış olanların, bu yetkiyi aldıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarında geçen hizmet süreleri ile hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında öğretim üyeliği veya görevliliği yapmış olanların bu hizmetlerinde geçen süreleri, serbest muhasebeci mali müşavirlikte geçmiş süre olarak kabul edilir. bununla beraber kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış ve mesleki yeterlilik sınavını vermiş olanlar ile yukarıda sayılan konularda profesörlük unvanı almış bulunanlar için sınav şartı aranmaz.



serbest muhasebeci mali müşavir

smmm kanunu:
madde 5- a) serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için aşağıdaki özel şartlar aranır.
a) hukuk, iktisat, maliye, işletme, muhasebe, bankacılık, kamu yönetimi ve siyasal bilimler dallarında eğitim veren fakülte ve yüksek okullardan veya denkliği yükseköğretim kurumunca tasdik edilmiş yabancı yükseköğretim kurumlarından en az lisans seviyesinde mezun olmak veya diğer öğretim kurumlarından lisans seviyesinde mezun olmakla beraber bu fıkrada belirtilen bilim dallarından lisansüstü seviyesinde diploma almış olmak.
b) staj amacıyla serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavir yanında iki yıl çalışmış olmak.
c) serbest muhasebeci mali müşavirlik sınavını kazanmış olmak.
türkiye genelinde mali denetim yapan kamu bankalarının müfettişleri ile kanunları uyarınca vergi inceleme yetkisi almış olanlardan, bu yetkilerini aldıkları tarihten itibaren kamu kurum ve kuruluşlarında 8 yıllık hizmet süresini dolduranlar ile (a) bendinde sayılan konularda en az 8 yıl öğretim üyesi veya görevlisi olarak çalışmış bulunanlar için sınav şartı aranmaz.
d) serbest muhasebeci mali müşavirlik ruhsatını almış olmak.
b) serbest muhasebeci olmanın şartları:
(a/a) bendinde belirtilen konularda ön lisans seviyesinde öğrenim görmüş olanlar ile ticaret liseleri ve maliye meslek liselerinden mezun olanlar, staj şartını yerine getirmiş olmaları halinde, sınav şartı aranmaksızın sadece serbest muhasebeci ünvanı ile çalışırlar. “serbest muhasebeci mali müşavir” ünvanını kullanamazlar ve kanun’un (2/a) maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen işleri yapamazlar. staj süresi ön lisans seviyesinde mezun olanlar için 4 yıl, ticaret liselerinden ve maliye meslek liselerinden mezun olanlar için 6 yıldır.

ahmet kaya

dünyanin en güzel teröristi!. kürtlerin bircogu ve diger halklarin sevdigi ve severek eserlerini sonuna kadar dinleyeceklerini üstüne bastigim dünyanin en verimli topraklari kadar inaniyorum. o bir yeryüzünde var olan halklarin sanatcisi.