türkiye bir islam ülkesidir

bu soylenen, yanlis kavram tercihinden baska bir sey degildir. olay bundan ibarettir buyutmeye, yanlis anlamya gerek yok.
gayet yanlis olan cümle. türkiye’deki insanlarin kimliklerine dayatilmis olan "islam" ibaresinin disinda kendine has bir laik düzene sahiptir türkiye. t.c. laik bir devlettir. ama bazi uygulamalariyla ve kurumlariyla laik degildir.

evet dogru bildiniz en basit anlamiyla mevz-u bahis olan diyanet isleri baskanligi’dir. sadece sünni islamin yorumlandigi ve buna uygun uygulamalarin hakim oldugu bu kurumla türkiye laik bir ülke gibi gzükmese de tamamen pratik sebeplerden ötürü kurulmus olan bu kurulusa ragmen laiktir. ne yazik ki atatürk tarafindan 3 mart 1924 tarihinde 429 sayılı kanunla başbakanlıgina bağlı bir teşkilat olarak hayata gecirilmis olmasina ragmen ipini koparmis olan iktidarlarca sünni-müslümanlar arasina aydin din insani yetistirme programindan sapmistir.

bu tür sapmalara ragmen ülke kavraminin sadece cografi bir bütünlük olarak algilanmadigi günümüzde devletin dini resmi olarak yokken bu sekilde yorumlarda bulunmak bendenizce safliktir ya da masa altindan karsidaki cinsdasa parmak ucu dokundurmaya calisma gibi "-pissssttt ben buradayim hasan, hatce, fatma"dir.

(bkz:yallah tazyik)



anayasadaki türk halkının dini islamdır maddesi bile zamanında kaldırıldıktan sonra, bunu söyleyen insanın alnını karışlamak lazımdır. nasıl bir cahilliktir. türk halkının çoğu müslümandır, devletin dini yoktur.devletin dini iran’da vardır.
eğer ki bir ülkede laiklik yok ise ve o ülkenin büyük çoğunluğu -ki bu %98 gibi bir rakamdır- müslüman ise, o ülkede diyanet işleri başkanlığı gibi bir çok bakanlığın toplam bütçesinden çok bütçesi olan bir kurum varsa, o ülkede zorunlu din dersleri okutuluyorsa, o ülkede her zaman islamın belirli bir mezhebi olan sünnilik dayatılıyorsa şeriatla yönetilmeye gerek kalamdan islam ülesi olursunuz.bir ülke düşünün ki devlet halkından topladığı vergilerle sünni islamın resmi kurumu diyanet işlerine tonlarca para akıtıyor ve bu paralar cami yapımında kullanılıyor, sünni din adamlarına maaş olarak veriliyor ve sair.bu ülkede camilere toprak tahsis ederken, onalrdan su , elektrik, doğal gaz parası alınmazken alevilere ve diğer kesimlere bu yansıtılmıyor bu ayrıcalıklar tanınmıyor.bir ülkenin başbakanı, bakanları ya da diyanet işleir başkanı çıkıp kendisinin mevcut bulunmadığı bir yaşam biçimine kendi düşüncelerini dayatmak istiyor.işte bunun gibi onlarca örnek bu iddianın yani islam devleti olduğumuzun bşr kanıtı olageliyor.

edit:haklı bir uyarı ile belirtmek gerekir ki alevi yurttaşlarımıza da bu haklar tanınsa yine islam ülkesi olduğumuz iddiası değişmeyecektir.
devlet düzeninin tamamen islam dininin esaslarina göre tanimlandigi bir ülkedir türkiye manasina gelen baslik. türkiye halkinin %98 oraninda müslüman olmasi safsatasi ya da zamaninda gerekli oldugu icin kurulmus bir resmi kurulusun devlet bütcesinden su kadar bütce almasi gercegi yine de degistirmez. aslolan devletin anayasasinda yer alan ibarelerdir.

anayasa yapilirken bu ilke degistirilemeyecek bir bicimde naksedilmistir. bunun ötesinde türkiye islam ülkesidir gibi talihsiz aciklamalarda bulunmak cumhuriyetin dayandigi temelleri yikmak demektir.

günümüz uygulamalarina bakildigi zaman ise abd’nin yesil kusak politikasina yakin kusaklar yetistirilmistir. dindarlik artmistir. lakin bu yine de bir ülkenin hukuksal daha iyi dile getirmek gerekirse sisteminin islam’a dayali oldugu manasina gelmemektedir.

editörün notu: alevilerin maruz kaldigi uygulamalari tasvip etmemekle beraber, alevilerin yasamis olduklarini bir islam devletine yormak bendenizce abesle istigaldir.

özbenlik olarak kültür yapısı olarak özellikle 2. dünya savaşından sonra önümüze ne geldiyse almamızın bizim üzerimizde bıraktığı özelliklerden biride fahişe bir medeniyete doğru adımlıyor olmamız. ol sebepten mütevellit türkiyenin her hangi bir şey olması mümkün değildir efendim.. aslında türkiye bütün dünya ülkelerinin kültürünün karışımı gibi bir şeydir. kendi öz kültürünü ise yıllar önce kaybetmiş olup acınası bir haldedir. konunun islamla hiçbir bağlantısını görmüyorum. ayrıca islam bindörtyüz küsür yıllık sadeliğiyle, kendini koruyabilmiş bir öz kültürüyle, zaten türkiyeden çok uzaktadır.
kişinin bu dört kelimelik cümleden ne anladığına bağlı olarak anlam kazanan söz. türkiye islam ülkesi olmayabilir, şeriat kurallarınca da yönetilmiyor, ama vatandaşlarının inançlarına bakacak olursak, türkiye müslüman bir ülkedir. bu bir gerçektir. yabancı ülkeler modern müslüman ülke olarak her zaman türkiye’yi örnek gösterirler. ama şunu da eklerler: türkiye laiklikle yönetildiği için çağdaş bir müslüman ülke olmayı başarabilmiştir, derler.
evet, bence de son derece doğru bir yaklaşımdır.
ülkenin gidişatına ve diğer ülkelerin geçirdiği siyasi sürece bakacak olursak bundan 20 yıl sonra resmiyete dökülecek cümledir.
kimse bana masal okumasın,
hilafet ile birlikte türkiye islam ülkesi olmaktan çıkmıştır. diyanet işleri başkanlığı ise, zamanında halka bir sus payı olarak kurulmuş kurumdur. türkiyenin islam devleti olup olmamasıyla alakası yoktur..
tüm avrupa ülkelerinde de kilise var, onlar hristiyan devleti olmuyor da, diyanet var diye biz islam devleti mi oluyoruz?
insanların neresine batmaktadır bu onu da inceleyecek olsak megabytlarca alan tutar server üzerinde.
gidin islam ülkelerine, türkiyeyi de içine kattığınız ülkelere sorun bakalım? hangisi türkiyey bir islam devleti olarak görüyor?

göte batan saçma sapan kavramları da türkiyenin islam devleti olduğuna kanıt olarak getirmeyin benim önüme.
yakinen tanıdığım kimi yazarlar kıçıyla gülmüş, ben kıçımla bile gülmüyorum bu iddiaya. zamanında hilafet bizde diye abilik yapmışız islam devletlerine, şimdi hilafet gitti, islam devleti olarak görülen iran-arabistan-suşye-mısır-dubai her neyse bütün ülkeler ile tek bağımız olan hilafetten sonra ne kaldı aramızda bir bağ oluşuracak? kültürümüz ayrı, milletimiz ayrı, dilimiz ayrı beni niye aynı kefeye koyuyorsun o devletlerle onu anlamadım ben.
kaldı ki, tüm o islam devletleri bile türkiyeden daha onurlu bir tavır takınmışlardır islam mevzusunda.
cami, kilise ve benzeri ibadethaneler ile diyanet işlerini birbirine karıştıran mahlukatların anlayamadığı durumdur.islam ülkelerinde türkiye laik bir devlet sayılırken, ülkemizde de şeriat uygulanan ya da gerici diğer islam ülkelerindeki yönetimin gerçek islamı yansıtmadığı söylenir.ülkemizde insanlara dinini seçme hakkı verilmemektedir;insanların dinini/inancını sonradan değiştirebilmesi buna bir çözüm olamaz.dini duygularla eğitimlerle ve kültürle çocukluktan itibaren yoğrulan beyinlerde, memleketin her yerinde devlet eliyle verilen destek sonucu gücüne güç katan cemaatlerde islam ülkesi olmamaya ilişkin bir sonuç yaratılamayacaaktır.
ülkemizde insanlara dinini seçme hakkı verilmemesini nin ve dini duygularla eğitimlerle ve kültürle çocukluktan itibaren yoğrulan beyinlerin dindarların sikinde bile olmadığını;
diyanet işlerinin islamı temsil etmediğini, tam aksine kemalizmin beraberinde getirdiği bir olgu olduğunu
ve
birçok cemaatin sırf belli kesimin çıkarları (para-oy) için devlet tarafından desteklendiğini..

bu üçünü anladığımız anda çözülecek girift bir bulmacadır türkiyenin islam devleti olup olmadığı.
0 /