yıldırım demirören

103 senelik klubu, buyukluk vasfindan cikarip baska bir klubun taseronu yapmaya yeminli tupcu insani. en son roportajinda fenerbahceyi 100. yilinda sampiyon yapmamak icin elimden geleni yapacagim demistir.dikkat cekici olan sampiyon ben olacagim dememistir. besiktas’i her gecen gun ufaltan bu kalin sesli zarif! insanin besiktas baskani olarak anilmasi besiktasa ihanettir.
bir besiktas taraftarini:
yahu lütfen istifa et be demirören
üç büyüklü bir lig görmek istiyoruz yeniden diye zorunluluktan siir yazmasina sebeb vermis barni moloztasa benzeyen besiktas baskani.
bir beşiktaşlı olarak beşiktaş sevgisine çok saygı duyduğum ancak iş yaptıklarına gelince asla takdir etmediğim başkan. kulübün başında durduğu sürece daha çok başımızı ağrıtacak gibi gözüküyor...
tupunu de al da git dedigim baskanimiz. (tup reklamlarinida)yeter ya hep ayni hatalar tekrarlanip durulmaz ki. geldi geleli her sezonu ayni hikaye. sikildik artik, baska senaryolar gormek istiyoruz. hakikaten artik yeter!
yoksa bu taraftar dogalgaz’i yurdun her tarafina doser gorursun o zaman tupu, dogalgazi.
hemde oyle bir doserler ki, sormayin gitsin.

bu arada tupunu selamlarim.
her basi sikistiginda sari-lacivertli takima laf sokan, soktugunu zanneden baskanimsi. birak bunlari mayk, artik yemezler...

ek: hala sempatizan bulduguna göre, daha çok baskan kalir bu adam.
görevde olduğu süre boyunca beşiktaş’ı fenerbahçe’nin yol verdiği yedeklerle dolduran bir garip insan. taraftarını üzüyor, farkında değil, hemen istifa etmesi lazım.
oray eğin dünkü yazısında demirören i başarısızlıklarıyla paralel geliştirdikleri sorgulanamaz koltuk sevdaları dolayısıyla ve her ikisinin de statükocu entourage parametreleriyle baykal a benzetmiştir.yazının orjinali için,

http://www.aksam.com.tr/yazar.asp?a=97703,10,6
"haluk ulusoy gidecek dedim. gitti. ben verdiğim sözü tutarım."

yukarıdaki sözlerin sahibi olan yönetici zat. akıl fikir diliyorum acilen.
babası tarafından al şu parayı oğulum şirketi batıracağına beşiktaşı batır dendiği rivayaet edilmektedir beşikraş spor klübüne yakışmıycak karakterde kararsız bir şahsiyettir.
bana kalırsa mehmet topuz olayında yenilmemiştir, topuz’u transfer etmekten çok daha güzelini becermiştir ; ona "doğuştan beşiktaşlıyım, 50 milyon verseler fener forması giymem" dedirtip fenere gitmesini sağlamıştır, üstelik vasat bi oyuncu için uçuk bir rakama -35 milyon turkiş liras-, ayrıca aziz yıldırımı vasat bi oyuncuya şöförlük yaparken izlememizi de sağlamıştır, fenerbahçe taraftarının ne kadar hazımgücü yüksek bi kitle olduğunu göstermiştir bizlere. tüm bu bakımlardan takdire şayandır ama öyle çakallık nedir bilmez ha duygusaldır hatun kişiler kadar kolay ağlayabilir toz kaçmasa da gözüne. tek ve en büyük sorunudur herhalde fenerbahçeye duyduğu antipati, o yüzden fırsat bu fırsat deyip sıkıştırmıştır araya "ezik büzük" laflarını. güler misin ağlar mısın? tombaladan bize ufak demirören çıktı başkan diye. severim genede ağlaması yok mu olur olmaz, iyi adamdır, iyi yönetici olmsa ne olur
beşiktaşın toplamda 300 milyona vuran borcunun 181 milyonunun bu adama olduğunu öğrendim. önce rakamı biraz düşünelim. şimdi ucuz gazetelerin yaptığı gibi "181 milyona şu kadar ton muhallebi, şu kadar bin araba alınır" cinsi değerlendirmeler yapmayacağım. sadece biraz düşünün. 181 milyon. (boru değil)

daha da acısı, bu şahıs eğer seçimi kaybeder, beğenmediği bir başkan adayı kazanırsa parasını ertesi gün isteyeceğini beyan etmiştir.

(www.htspor.com’dan)
"para sorun olmaz. sıkışırsak nakit akışını yine ben sağlarım. seçimi kaybedersem de paramı alırım. hele hele seçilen kişi kötü niyetliyse kongrenin ertesi günü alırım. yeni gelecek kişiler zaten bunu göğüsleyeceklerdir. bu göreve soyunduklarına göre bunu karşılayacaklardır."

bakın del bosque’ya yönetim hatası sonucu ödenen 8,5 milyon euro’dan (türk lirası ile bu günün parasıyla 17,85 milyon) bahsetmeyeceğim ya da diğer yönetim hataları sonucu inanılmaz fahiş fiyatlarla transfer edilip fos çıkan futbolculara ödenen paralardan...

benim bahsetmek istediğim şey şu; birilerinin bazı makamları satılık zannettiği konusundaki endişelerim. bakın, beşiktaş klübü başkanlığı satılık değildir. satılık makam arayan gidip kırkpınar ağası olsun. (2010 yılı 250 bin tl imiş) hem daha ucuz, hemde her sene yenileniyor.

klübü zarara uğratıp, uğrattığı zararları gene klüpten talep edenleri buradan kınıyorum. hele birde bunu seçim öncesi baskı unsuru olarak kullanmak...midem bulandı. tiksinç hareketler bunlar.

yeni dönemde başkanlık koltuğunda görmek istemediğim kişidir. (seçilmezse, yeni hayatında başarılar dilerim)
htspor.com’da ayrıntılı bir finansal yönden başkanlık performansı analizi yapılmış. (htspor’a teşekkürler. keşke bütün başkanlar için bu tip analizler yapılsa)

analize konu olan rakamlar beşiktaşın imkb’ye verdiği resmi rakamlarmış.
kara tabloya göz atmak için:

http://tinyurl.com/yao2cun
beşiktaş’ın, inönü stadı’nın isim sponsorluğu anlaşmasını yapmak istedikleri firmayı protesto ettikleri gerekçesiyle taraftara küsen başkanı. firma taraftar yüzünden geri adım atmış mış...oysa yabancı transferini bu firmadan gelecek parayla yapacaklarmış mış.. adebayor’un transferinin yalan olduğunun resmidir.
başkanlıktaki 7. yılında serdal adalı sayesinde sınıf atlamış ve işi öğrenmiş gözüken şahıs. çocukluğundan beri hayal ettiği düşün tam ortasında, çocuklar gibi şen. "yeter yıldırım demirören yeter" kabusu tersine çevrilmiş ve büyük başkan rüzgarına kapılmış durumda.

guti, quaresma, simao sabrosa, almeida, fernandes transferleri ne kadar büyük bir kafaya sahip olduğunun göstergesi;

http://tinyurl.com/37j43ed

(evet kafası yanındaki üç futbolcunun kafa hacmi toplamından da büyüktür. yıllardır güzel düşüncelerinin membağını hep merak etmişimdir.)
0 /