confessions

tasar

Yazar

  1. toplam entry 240
  2. takipçi 0
  3. puan 756

demokratik toplum partisi

dtp’yi kapatmak ve onun legal faaliyet alanını tıkamak, kitlesinin yönünü yeraltına ve dağa çevirmek manasına gelir...

son söyleyemem gereken sözü en başta söyleyeyim ve sonra mevzuya geçeyim dedim.
halkın emek partisi ile başlayan legal kürt hareketi bugüne kadar bir sürü parti açtı ve bu partilerin tamamı
kapatıldı, milltevekili ve yöneticilerini içeri atıldı. doğru veya yanlış "hukuk" bunu gerektirdi, tartışmak bize düşmez ama tartışılması gereken budur;
bu yol çözüm oldu mu?
hâlâ bunları tartıştığımıza göre olmamış demektir. demek ki parti kapatmakla, parti yöneticilerini içeri atmakla ve boy boy soruşturmalar açmak çözüm değilmiş. parti binalarını basmak, partilileri tartaklamak ve linç girişiminde bulunmak seçeneğini ise zaten seçenekten saymıyorum.

dtp artık türkiye siyasi kamuoyunda kabullenmesi ve hazmedilmesi gereken legal bir siyasi partidir! aynı söylevlerin diğer karşı kanadını savunan mhp’yi bile bağrına basan bu kamuoyu dtp’ye neden dirsek gösteriyor? onların siyasetine karşı siyaset ile durmak gerekir, siyaset harici güçler ile değil. istemleri sizin için uçuk gelebilir, mantıksız gelebilir. neticede bir legal partidir ve ülkenin sorunları için çözüm önerileri üretmek onların kendi tasarruflarıdır. bunun karşısına çıkmak isteyen kendi çözüm önerisini ortaya koysun. partiyi kapatma ve partilileri içeri atma tehdidiyle değil, parti binalarını basıp, yağmalamak ile hiç değil... türkiye’deki diğer partilerden hangisi kürt sorununun çözümü için tank ve tüfekten başka çözüm önerisi sunmuş, onu aramak gerek, neden başka çözüm önerileri yok onu sorgulamak gerek.

ama sen de pkk’yi terör örgütü ilan et, gibi şartlı yaklaşımlar kimseye fayda getirmez, herhangi bir netice de getirmez. birazcık siyaset sosoyolojisi bilen, birazcık bölgenin havasını solumuş biri bunu nedenlerini de bilir, bilmeyen de artık öğrenmeli; dtp’nin pkk’yi terör örgütü olarak ilan etmesi eşyanın kanununa ters gelen bir durumdur...

tasar

kendisine sistematik ve otomatiğe bağlanılmış gibi küfürler savurulduğu için ve bu çirkefliğe ayak uydurmamak için istemediği halde sözlükle ilişkisini kesip yazmayı bırakmış ama aradan aylar geçtiği halde; "ne var ne yokmuş bi bakınıyım" diye login olduğunda, sözlük içindeki adabı bozuklara yenilerinin eklenildiğini görmüş ve hâlâ "sikerim, dikerim, yırtarım, koyarım" gibi envai çeşit küfürsel mesaja maruz kalan, kişidir...

ne denilir; sikiniz efendim sikiniz, sikmediğiniz bir koltukaltım kalmıştı zaten, onu da sikiniz...

ırak kürdistan demokrat partisi

1946 yılından beridir, gücünden ve popularitesinden zerre kaybetmemiş partidir... şahin bakışlı kurucusu melle mistefa berzanî’nin kurulduğu zaman bütün peşmergeleriyle beraber savunmasına geçtiği mahabad kürt cumhuriyeti’ni yıkılışından sonra, yine kendi kürt bölgesine dönmüş ve orada yıllarca sürecek saddam ve baas diktatörlüğüne karşı mücadele verilmiştir. bu parti halen irak kürdistanı bölge hükümetinin iktidar partisidir...

augusto pinochet

şili’de seçimlerle iş başına gelen salvador allende hükümetini, göreve geldiğinin 18. günü askeri darbe ile devirmiş, allende’yi devlet başkanlığı bürosunda öldürmüş, üç sene içinde allende taraftarı 180000 kişiyi tutuklattırıp bunların bir çoğunu öldürüp toplu mezarlara gömen faşist diktatör. 1990 yılına kadar şili’de iktidarda kalan bu zat, daha sonra halk isyanı ve abd’nin nispeten desteğini çekmesi neticesinde ülkeyi terk edip avrupa’ya sığınmıştır. hastalığını, dokunulmazlığı bahane edilip yargılanması askıya alınmak istenmiş ama 2004 yılında kendisine yargı yolu açılmıştır.

francisco franco

asıl adı francisco bahamonde olan general franco 1892 de elferrolde doğdu. çeşitli görevlerde bulunduktan sonra 1934 yılında genelkurbay başkanlığına getirildi. 1936 da yapılan darbe sonucu burgos cuntası tarafından başkomutanlığına ve hükümet başkanlığına atandı. 1938 yılında devlet başkanı ve silahlı kuvvetler komutanı anlamına gelen caudillo ünvanını aldı. 1939 yılında almanya’nın ve italya’nın desteği ile falaniş kuvvetleriyle madrid e girdi ve uzun bir içsavaş sonrası ülkedeki cumhuriyetçileri bastırdı. ordu, kilise, falanj ve büyük toprak sahiplerinin desteğiyle her türlü muhalefeti bastırarak tam bir diktatörlük kurdu. ikinci dünya savaşı’ nda tarafsız kaldı. savaştan sonra ispanyanın uluslar arası diplomaside yerini alması için gayret gösterdi. birleşmiş milletlere üye olurken aet ile de ortaklık anlaşması imzalamayı başardı. 1947, de monarşiyi yeniden kurdu ve kral juan carlos,u kendine varis seçti. 1973 yılında hükümet başkanlığı unvanını bırakmakla birlikte devlet başkanlığını ölümüne kadar sürdürdü. franko 1975 yılında madrit de öldü.

freagl dreams

yazan, uğraşan, çalışan, didinen, sözlükte sivrilmek için polemik peşinde koşmayan bir yazar arkadaşımız. çizgisi nedeniyle tebrik eder başarılar diliyorum...

tanrıyla şeytanin kavgasına dünyada olma sorunsalı

öncelikle bu bizim kavgamız değil diye haykırmak istiyorum.

ama gelin görünki kabak bizim başımıza patlamıştır, fillerin kavgasında biz ezilen çimenler olmuşuzdur. şeytanın bizi ayartmak için yapmadığı hinlik ile tanrının bir eli böğründe diğer elinin işaret parmağını tehditvari sallayarak "ııı kanarsan fena olur" deyişleri en nihayetinde bize gına getirmiştir. ama ne olmuştur, vurun abalıya düşüncesiyle olan biz garip insanoğullarına olmuştur...

x diyen dillerini yerim

yanlış bir önermedir, zira insanda dil tekil bir uzuvdur. ol nedenden dillerini yerim demek boş bir noktaya işaret eder. x diyen dilini yerim demek anlam bakımından doğru olacaktır ama bu ne yamyamca, bu ne hannibal lecter türü sevgi gösterisidir anlamdım gitti. hani atalarımızın yakın tarihinde yamyamlık olduğunu bilsek gam yemem! bunun birde yöreden yöreye değişiklik sergileyen; ağzını yerim, ciğerini yerim, gözünü yerim versiyonları mevcuttur ki, onlar tam evlere şenliktir...

kanal 1

hangi akla hizmet olarak yaptığını bilmediğim ama an itbariyle uydu üzerinden yayınlarını şifrelettiren kanal. dört yılda bir merakla beklediğimiz dünya kupasını, kötü yayını, anlamsız programları, laubali spikerleri nedeniyle bir hezimete dönüştürdükleri yetmiyormuş gibi, bu son yaptıkları, onlara bizim ağız dolusu küfürler etmemize vesile olmuştur.

nemrut

zalimliği ve acımasızlığın timsali olan efsanevi hükümdar... inanılmaz derecede çirkin olduğu için babası tarafından öldürülmek istenilen ama annesinin yalvarması neticesinde bir dağ başında bırakılmış ve o dağda bir kaplan tarafından büyütülmüş olduğu rivayet edilen hükümdar. kendisini tanrı yerine koymuş, ibrahim’i ateşe atmış olduğu söylenilir. sonrasında kulağından kafasının içine bir sivri sinek kaçar; ve bu sivrisineğin verdiği uğultu ve acı o kadar karşı konulmaz olmuş ki, kafasını tokmaklarla ezdirmek suretiyle ölmüştür.

ernesto che guevara

dr che adlı şiirinde sunay akın şöyle yazar;

dünya böylesine güzel
olur muydu yine
diplomasını çerçeveleyip
para kazanma derdine
düşseydi dr. che
yüreğini dağlara asmak yerine

bu şiir; "insanlık için elle tutulur ne yapmıştır bu adam?" diyen kişilere belki kapak olur.




0 /