confessions

redleader

Yazar

  1. toplam entry 20
  2. takipçi 1
  3. puan 209

ırkçı değilim manyaklıkları

protestolarda en önemli iletişim kaynaklarından bir tanesi sosyal medyalar. bunu kendi ülkemizde gezi'de gördük, dünyada da pek çok örneği var.

2 haziran salı günü bütün sosyal medyayı "kararttılar" ve herkes siyah bir fotoğraf paylaştı. insanlar gönüllü olarak kendilerini sansürledi ve bilgi paylaşımını piç etti.

ama bunu yapanlar ırkçı değil artık, di mi? ebet.


bunun nasıl göründüğü, 30. saniyeden itibaren:


bu da aynı medya çukurunun diğer tarafının "yapmayın böyle" haberleri:
https://www.vox.com/2020/6/3/21278165/george-floyd-protests-social-media-blackouttuesday-lace-watkins-on-race-interview

yiyin birbirinizi, ama bizi yemeyin artık yeter.

ceza sektörü

esas gelir kapısı gene azınlıklar olan sektör.

25 haziran itibariyle kanada'da kovid yüzünden 13 milyon dolar ceza kesilmiş. bunların çok büyük bir çoğunluğu azınlık ırk ve cinsel yönelimlilere kesilmiş. hatta bu grupların ceza dışında farklı muameleye maruz kalması ile ilgili anektodlar var bol bol.

hem vürükten korkup polis ceza kessin deyip, hem de polis ırkçılık yapıyor diye protesto edenler için bildiğin kabus lan. imamson çıksa da bize hangi yasağı savunacağımızı söylese keşke.

kaynak: https://www.ctvnews.ca/health/coronavirus/millions-of-dollars-in-covid-19-fines-disproportionately-hurting-black-indigenous-marginalized-groups-report-1.4999052

filyasyon

bu kelimenin yabancı versiyonunu aradığımızda hiç bir şekilde türkiye dışından haber çıkmayan method. çıkanlar da sabah, aa, dha gibi ajansların ingilizce sayfaları.

ingilizce karşılığı "contact tracing" gibi duran bu yöntemde, bir hastalığı taşıyan insanların yakın zamanda kimlerle görüştüklerini, nerelere gittiklerini sorgulayıp kimlere bulaştırmış olabileceklerini listeliyorlar. daha sonra bu listedeki insanlara gidip test yapıyorlar.

ilk amaç, hastalığın şu anda kimlere yayılmış olabildiğini bulmak; ama geriye dönük incelemeler de yapılabiliyor başlıkta yazıldığı gibi.

ırkçı değilim manyaklıkları

amerika'da mayıs ayında başlayan Black Lives Matter protestoları çerçevesinde, çoğunlukla tüzel kişilerin yaptığı manyaklıklardır. "en az ırkçı benimmm!!1!1bir" diye yapılmış bir kaç örnek:
- twitter, kodlarında bulunan "master" ve "slave" terminolojisini değiştiriyor, ki programcılar arasında sınıf ayrımını teşvik etmesin.
- 14 yıllık müzik grubu Lady Antabellum adını değiştirerek Lady A yaptı. sebebi, Antabellum tipi evlerin eskiden köle sahipleri tarafından da kullanılıyor olmasıymış. daha komiği, bu ismin zaten başka bir sanatçı tarafından kullanılıyor olması; hem de siyahi bir sanatçı tarafından.

bu arada, ne oldu masum bir insanı öldüren polislere? 3 tanesi tutuklu yargılanıyor, biri salıverilmiş. 2 hafta önce polislik yetkilerine inceleme başlatılmış, geçtiğimiz hafta ise FBI da kendi incelemesini.

sosyal medyada birini öldürdüğün video dolaşıyor, milyonlarca kişi tarafından izleniyor; ama 1.5 aydır hala yargı süreci sonuçlanmamış. vardır bir hikmeti.

korona belirtisi olmayan şey

bu virüs, kalabalık gruplarda herkese 1.3 saniyede bulaşıp yarısını semptompsuz kovid taşıyıcıları yapıyor, ailelerini arayıp şikayet ediyormuş.

ama corç floyd ve insan hakları için dışarı çıkarsanız sıkıntı yok. o zaman virüsün liberal toplumcu vicdanı devreye giriyor, öyle kalabalıklarda yayılmıyor. ben demiyorum, amerikan fox diyor.
https://www.foxnews.com/politics/officials-lockdowns-protesters-exception

ya da olay basit; bize medyadan pompalanan emirlere uyanlar virüs kapmaz, uymayanlar kapar. çevrenizde çok anarşik tipler varsa görüşmeyi kesin derim, mazallah kaparsınız virüsü.

diyeceksiniz "ama red, bu protestoları bize birileri söylemedi ki, organik gelişti". bu adamlar:
- sırf eline koz geçsin diye kendi ailelerini bile yem olarak kullanır mı? (bkz:1 temmuz 2020 erdoğan'ın sosyal medya açıklaması)
- her boka sansür uygulayan YT ve Twitter, '8 dakika 46 saniye' boyunca birinin öldürüldüğü videoyu neden engellemedi? gençlerin komplo videoları izlemesi, birinin can çekişirkenki videosundan daha mı zararlı psikolojilerine?

ikinci dalga geldiğinde "bakın siz bizi dinlemediniz" diyebilecekleri malzeme lazım tabi.

1 temmuz 2020 erdoğan'ın sosyal medya açıklaması

ek / düzeltme: 8 Nisan 2020 tarihinde çıkan haber: "sosyal medyaya ince ayar geliyor"
https://www.sozcu.com.tr/2020/ekonomi/sosyal-medyaya-ince-ayar-geliyor-5735235/

bugün "gün yüzüne çıkan" bütün düzenlemeler bundan 3 ay önceki haberde belirtiliyor, torba yasaya konmuş. şimdi, bugünkü açıklamayla ilgili aşağıda yazdıklarım da kanıtlanmış oldu.

---------

bahsi geçen kişi, önceki 3 çocuğu doğduğunda sosyal medya paylaşımı yapmış mı? hayır.
daha önce youtube üzerinden canlı yayın yapılmış mı? hayır.
çok yakın zamanda başlattıkları yeşil top uygulaması tutmuş mu? hayır.

ben bütün sosyal medyaları kapatmak istesem. insanları tuzağa çekip "bakın ne kadar kötü bir yer burası" demek için yukarıdakileri yaparım.

tanım: perşembe'nin gelişini duyuran, çarşamba günü yapılmış açıklama.

korona manyaklıkları

hobi olarak sokağa çıkma yasaklarına geçilmesi. (bkz:27-28 haziran 81 ilde sokağa çıkma yasağı)

adamlar kendileri bile söylemiş neden yapıldığını: "(...) Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesi ve sonrasında oluşabilecek yoğunluğu ve bulaşma riskini azaltmak, sınavın sorunsuz bir şekilde yapılmasını temin etmek amacıyla;"

bakalım saygıdeğer bilim kurulumuz ne demiş? "(...) Bulaştırıcılığımız 1'in altına inmiş vaziyette. Böyle bir ortamda bulaş riskinin çok az olduğunu hatta olmadığını söyleyebiliriz. Sınava girenlerin yaşını düşündüğümüzde böyle bir kaybın olmasını beklemiyoruz."

korona bahane, keyfi yasaklar şahane.

sokağa çıkma yasağı haberi: https://www.hurriyet.com.tr/gundem/son-dakika-haberler-icislerinden-sokaga-cikma-yasagi-ve-yks-aciklamasi-41551146
bilim kurulu üyesi ateş kara'nın açıklaması: https://tr.sputniknews.com/turkiye/202006231042304153-bilim-kurulu-uyesi-prof-dr-ates-karadan-yks-aciklamasi/

ateş kara kim mi? buyrun: ateş kara

nasanın sikinin ucuyla iş yapması

insanlık olarak “ayh 2020 yetti artık kaçıcam buradan” diyerek uzaya gitmenin bir yolunu daha ısrarlı aradığımız bu dönemde, uzaya insan gönderme çabalarının geçmişiyle ilgili bilgiler paylaşmak isterim. başlık nasa, ama bütün ülkelerin kurumları aynı ölçüde beceriksiz - aşağıda örneklerine bakacağız.

Hep söylendiği gibi rusya ve amerika ilk uzaya çıkan ve ilk aya giden insanlar olabilmek için çok yoğun bir yarış halindeydi. Bu kapışma 69 yılında neil'ın “benim için küçük…”le başlayan cümlesiyle ilk etabını tamamlıyordu.

Hala süregelen ve günümüzde çok zenginlerin de hobi olarak dahil olduğu bu uzaya gitme kapışması içerisinde pek çok başarısız görev gerçekleştirildi. Bu görevlerden, doğrudan teknik aksaklıklar içerenlere bir bakalım.

1967 - Soyuz 1 - Rusya (SSCB)
Uzay yolculuğunun ilk şehidi Komarov'un da bulunduğu kapsül, paraşütleri açılmadığı için yere çakılıyor. Iddialara göre rus komutanları ona son taziyelerini sunarken (uyarı: gerçekliğine inanıyorsanız hassas bir foto): https://i.redd.it/8t50vqum71751.jpg

Göktaşlarını yakıp toza çeviren kalkanımız atmosferimiz, hafif kavurup bırakmış çok şükür ki geleceğe dair ders olsun.

1967 - Apollo 1 - Amerika
Meşhur görevden önce, daha test aşamalarındayken oluşan bir kaza. Elektrik kaçağı sonucunda, 100% oksijen olan kabin bir anda alev alıyor. Içerideki üç astronot hayatlarını kaybediyor.

100% oksijen mi? Halbuki sağlığa zararlı, biz onu solusak bile çok kısa sürede zehirlenmeye yol açıyor. ama kabinleri öyleymiş demek, alev alması ise zaten.

1971 - Soyuz 11 - Rusya (SSCB)
Tarihimizde uzayda ölen sadece üç kişi var; Soyuz 11 görevindeki rus kozmonotlar. Görevlerinin dönüşünde yörüngeye girerken, pek çok talihsizlik peşpeşe yaşanıyor. Anladığımız kadarıyla; sırayla patlaması gereken bir “ayrılma” modülü, aynı anda ateşleniyor. Bunun üzerine içeride hava ve basınç dengesini koruması gereken bir vana patlıyor. Daha da talihsizi bu vanayı geri takmak mümkün değil çünkü kozmonotların koltuklarının altındaymış.

Özetle, pek çok tırt teknik hatadan kaynaklı bir başarısızlık olarak tarihe geçiyor.

1986 - Challenger - Amerika

Artık abd'nin şova kalkmaya çalıştığı dönemlerdeki büyük trajedi. Açıklamalara göre, araçta kullanılan o-ringler (contalar) kalkış günü hava çok soğuk olduğundan (-3 santigrat derece) düzgün tutamıyor ve araç peşpeşe bir sürü olayın sonucunda havaya uçuyor.

Bu -3 derecede patlayan contaları kullanmak istedikleri uzay boşluğunun sıcaklığı -269 derece (4 Kelvin).

2003 - Columbia - Amerika

Kalkışta ısı yalıtımı ve yakıt depolarını uzayın soğuğundan korumak için olan bir sünger parçası kopuyor. Bu sünger uzay aracının sol kanadına düşüyor ve kanatta bir delik açıyor. Nasa yetkilileri “aman siktiret bu sünger meselesi önceki testlerde de oldu” diyip gönderiyorlar. Daha komiği bu araç 2 hafta boyunca yakıt deposu yalıtımsız ve kanadında bir delikle uzayda geziyor. Sonra yörüngeye girerken yanarak yok oluyor.

Bütün mürettebat ölmüş, ama “yerçekimsiz ortamın kurtçuk fizyolojisine etkisi” isimli deneylerindeki kurtçuklar, petri kabında hayatta kalmışlar. ilk uzay gazilerimiz de bu kurtçuklar demek.

----

Bu kadar başarısızlık ve can kaybı dışında, bir de doğrudan para israfları var. Mesela:
- uzayda kaybolan - Rusya, Proton Roketi (2011)
- mars'ı ıskalayıp bir daha görünmeyen - Lockheed Martin, Mars Orbiter
- Mars'a varıp bir daha haber alınamayan - NASA, Mars Polar Lander
- ağırlığı yanlış hesaplanıp yanarak düşen - Güney Kore, Naro-1
- Dünyaya düşüp okyanusta kaybolan - NASA, Glory (Climate Orbiter)
- Kalkıştan 17 dakika sonra çakılan - NASA, OCO uydusu
- Metrik sistem - emperyal sistemi karıştırmaları yüzünden yanan (ahashffs, ki bu ilk sefer değil) - NASA, Mars Climate Orbiter
- Vidalamayı unuttukları için fabrikada taşınırken devrilen ve mundar olan - Lockeed Martin, NOAA19

Bütün bunları başka herhangi bir devlet kurumu herhangi bir ülkede yapsa 8 kere kapanmış, demokratlar da “cehape nasayı batırdı” diye demogoji yapıyor olurdu.

nasa ve ve bütün bu organizasyonlar sikinin ucuyla iş yapıyorlar, ve her sene bok gibi para ezmeye devam ediyorlar.

----

Bütün bu saydıklarım sonucunda bir noktada “yok artık lan” dediniz mi? bu uzay organizasyonlarının yetkinliği konusunda bir saçmalık olduğunu düşünüyor musunuz?

Size bir anahtar vereyim: keşif ve/veya araştırma görevleri her zaman aslında askeri operasyonlardır. Bu askeri operasyonların pek çoğunu bilmeyiz, araştırma yapmadan isimlerini bile duymayız ama dünyamız hakkında öğrendiğimiz şeyler bu operasyonlardan gelir. Uzayla ilgili iki tanesine bakalım:

Operation fishbowl: 1962'de yapılan yüksek irtifa nükleer bomba testleri. Yani anlayacağımız dilden; adamlar atmosfere nükleer bomba atmışlar defalarca. Wikipedya'da bunun neden yapıldığıyla ilgili bir bilgi yok, tahmin etmek zorundayız. Fishbowl akvaryum demek - operasyonda nükleer füze atarak bu akvaryumu kırmaya çalışmışlar. Atmosferin kırılcak bir şey değil de hava olduğunu çözememişlerse demek o zamanlar (ki aya gitmemizden sadece 7 sene önce).

Operation highjump: 1946-47 yıllarındaki bu operasyonda, amiral richard byrde önderliğindeki bir filo antartika'ya gidiyor. Katıldığı bir televizyon programında antartika'da bütün dünyaya uzun yıllar yetecek kömür, petrol ve uranyum bulduklarını, ve bundan sonra her yıl oraya bir keşif görevi düzenleyeceklerini söylüyor.

Özetle, nasa'ya ya da herhangi bir kamu kuruluşunun deneylerinden önce, bu askeri operasyonları öğrenmemiz gerekiyor - ki doğru bilgiye ulaşalım.

Daha cıvata sıkmayı beceremeyip mars gezegenini ıskalayan bu kurumlara, nükleer testleri askerlere bıraktığı için de bir teşekkür edelim.

suçluluk duygusu

Hepimizin öyle ya da böyle bir kere tattığı ve nefret ettiği duygu. Hem yaptıklarımız, hem de yapmadıklarımızdan dolayı tetiklenebiliyor bir de. Kendimizi öyle ya da böyle suçlu hissettiğimiz zaman ne oluyor? Yapılan araştırmalara göre suçluluk bizim karar verme, irdeleme ve uygulama yeteneklerimizi azaltan bir hissiyatmış.

Aynı zamanda “korku” ile birlikte normal insanlara en çok pompalanmaya çalışılan his bu suçluluk; özellikle medya tarafından. Suçlu olduğumuzu ima eden ya da doğrudan söyleyen ne kadar çok haber ve konu karşımıza çıkıyor bir kaç örnekle bakalım:

Küresel ısınma:
“Vegan olun Dünya'yı kurtarın” https://www.plantbasednews.org/news/go-vegan-save-planet-new-environmental-report
“küresel ısınmanın sorumlusu insanlar” https://www.ucsusa.org/resources/global-warming-happening-and-humans-are-primary-cause
Ayaklı suçluluk makinesi (bkz:greta thunberg) https://www.bbc.com/news/science-environment-49756280

Halbuki gerçekler: karbon gazı emisyonlarının %71'i 100 tane şirket tarafından yapılıyor. Sen yarın osurmayı dahi bıraksan azaltabileceğin emisyon oranı %0,0000000003. Hadi ben hobi olarak ceset yakıyorum evde, 3 tane sıfırı atayım ordan, gene mümkün değil. https://www.theguardian.com/sustainable-business/2017/jul/10/100-fossil-fuel-companies-investors-responsible-71-global-emissions-cdp-study-climate-change

Irkçılık:
Irkçı mısınız? Cevabı hiç hoşunuza gitmeyecek https://edition.cnn.com/2020/06/20/us/racist-google-question-blake/index.html
“Orta yol yok: iyi beyaz insanlar da ırkçı https://www.npr.org/2020/06/09/873375416/there-is-no-neutral-nice-white-people-can-still-be-complicit-in-a-racist-society
Evet tatlım: bütün beyazlar ırkçıdır https://medium.com/age-of-awareness/yes-all-white-people-are-racist-eefa97cc5605

Halbuki gerçekler: dünya üzerinde şimdiki tanıma göre yıllardır ırkçılık yapan ülkeler var, ve bunların son olaylarda herhangi bir şekilde gündeme geldiğini görmedim. Japonya'da mesela “gaijin” diye tanımlanıyor yabancılar https://www.roughguides.com/article/11-things-every-gaijin-learns-in-japan/, ve yaşadıkları zorlukları araştırabilirsiniz. Suudi arabistan yıllar boyunca müslüman olmayanları ülkeye almıyordu. (hatta bu yüzden 1979 yılında Kabe'yi kurtarmak için fransız komandoları yalapşap müslüman yaptılar mesela kuralı çiğnemeyelim diye https://en.wikipedia.org/wiki/Grand_Mosque_seizure)

Amerika'nın başındaki mesele ise daha da boktan; adamlar köleleştirdikleri adamları evlerine göndermiyor, oraya yerleşmeye mecbur bırakıyorlar. “Olmaz bunlar bizle içiçe oturmasın” diye imar düzenlemesi yapıyorlar, farklı okullara gönderiyorlar, iş vermiyorlar, tutuklayıp hapse atıyorlar. Onyıllardır bu devam ediyor.

Dalyarağın biri de “bu adam suçlu zaten” diye kendi ırkçılığından masum bir cana kıyıyor bu son olaylarda.

Bonus olarak, aşağıdaki videodaki ırkçıyı bulun:


Corona:
“Yanlışlıkla birini öldürmeyin: sosyal mesafe kuralları” https://www.campaignasia.com/article/dont-accidentally-kill-someone-wk-puts-social-distancing-in-plainer-terms/459133
“Maske takmazsanız ciddi ciddi birini öldürebilirsiniz” https://www.youtube.com/watch?v=sAD5vZ5l68Q
“Sosyal mesafeye uymadıkları için insanları yermek işe yarıyor mu?” https://www.theguardian.com/science/2020/apr/04/pandemic-shaming-is-it-helping-us-keep-our-distance

Halbuki gerçekler diyip özetlenemeyecek kadar çok konu var bu salgında; farklı yaklaşımların yarattığı sonuçlar, iyi ya da kötü giden ülkeler, New York'taki rakamların tuhaflığı, ölümlerin tahmin edilenin çok çok altında kalması, maske takmanın sağlığa zararları gibi. Özet olarak:
Çin'deki davar yarasa yedi diye ben neden birilerini öldürmekle itham ediliyorum?

*****

Bu örneklerden sonra, şablonu gördünüz mü?
- Birileri bir bok yiyor, insan değerini / ahlakını / yaşamını umursamadan
- Bu yüzden bir sorun çıkıyor
- Bu sorunu bütün insanlığa mal ediyorlar

Biz de bütün bu korkunçlukların suçluluğu altında düşünmeye, çalışmaya, üretmeye ve iyi bir insan olmaya çalışıyoruz.

Kendimizi tanıdıktan ve insanları sevdikten sonra, size kimsenin (Sözcü, CNN, Trump…) kötü hisler yaşatmasına izin vermeyin. Ve medya denen silahın namlusunun ucunda siz varsınız, unutmayın.


george floyd

cenazesinde binlerce insan toplanmış, duygu dolu anlar yaşanmış bir başka adalet şehidi.

bu video Kuzey Karolayna'daki cenazesinden bir haber kesiti evvelsi gün yayınlanan.


bu da Houstan'dan dün canlı yayınlanan tabut görüşü:


valla o kadar sürede önce göm, sonra çıkart altın tabuta koy Houstan'a gönder, çok emek harcanmış bir anma töreni olmuş.

p.s.: bu adamı Minnesota'da öldürdüler.

dünya sağlık örgütü

canımız ciğerimiz sağlık örgütümüz yeni açıklamasında demiş ki:

'semptom göstermeyen insanların bulaşıcı olma ihtimali çok çok düşük". https://www.cnbc.com/2020/06/08/asymptomatic-coronavirus-patients-arent-spreading-new-infections-who-says.html?__source=twitter%7Cmain

hemen tarihleri 1.5-2 ay öncesine alıp günümüze kadar geliyoruz:
- virüslülerin yüzde 80'i virüs taşıdıklarından haberdar değil
https://www.healthline.com/health-news/50-percent-of-people-with-covid19-not-aware-have-virus
- asimptotik bulaşmalar yüzünden virüsü durduramıyoruz
https://medicalxpress.com/news/2020-05-asymptomatic-covid-harder.html
- taşıyıcıların 80%i semptom göstermediğinden maske takmak hastalığı yaymamak için çok önemli
https://www.healthline.com/health-news/50-percent-of-people-with-covid19-not-aware-have-virus

korku tüccarı medyanın ikiyüzlülüğü yüzünden 2-3 aydır evlerinde hapis, dışarıda maskeli gezen insanların vebali boynunuza, hepinizin.






jeffrey epstein

geçtiğimiz ağustos ayında, tutulduğu hapishanede intihar eden, zengin olduğu kadar da sapık bir şerefsiz. netflix'te kendisiyle ilgili bir belgesel yayınlandı, 4 bölümlük, kurbanlarından canlı ifadelere yer verilen. en sonunda hapisten ambulansa yüklenirken çekilen bir kare:



cesede neden oksijen verildiğini anlamadım ama. ölmüş işte.

amerika birleşik devletleri

haber bültenlerinde sunucu değil aktör oynatmak zorunda kaldığından bir türlü "muhalif" ses çıkartamayan talihsiz ülke.

örnek bir video, amazon ürün yerleştirmeli:

yazılan içeriği türkçe'ye çeviriyorum merak edenler için: "evinde kalan milyonlarca amerikalı amazon'a güveniyor. amazon, covid-19 sonrasında işçilerini korumak ve paket tesilmatına devam etmek için süreçlerini değiştirdi. şirket hem çalışanlarını sağlıklı ve güvende tutuyor hem de paketleri evinize teslim ediyor. pandemi süresinde maaş ve ek mesai ücretlerine 800 milyon dolar yatırdılar."

izleyip eğlenenler için daha eski bir örneği de burada:

bilimsel yöntem

kendi kendini teyit etmek için sık sık kullanılan yöntem. deney yaparak sonuçlarınızı karşılaştırıyorsunuz ve tezinizi doğruluyorsunuz.

mesela aşağıdaki tam olarak bilimsel yöntem değildir:
ben gelip diyorum ki "elimdeki çubuk, 1500 yıllık bir taşa sürtünce pembe oluyor". sen taşa sürtüyorsun ve çubuk gerçekten pembe oluyor.

taş 1500 yıllık mı?

youtube

bütün bu salgın meselesinde kararlılıkla uyguladıkları bir uygulamaları olan şirket - eğer videonuzda herhangi bir sebepten bir salgından bahsederseniz o videodan para kazanamıyorsunuz. esasen videoları insanlar bulamıyor bile diyebiliriz. bu yüzden pek çok ilgisiz kanal bile (örn:https://www.youtube.com/watch?v=v1vAebWsLTk ) kendisini sansürleyere konuşmak zorunda kalıyor.

-du. değiştirmişler:https://techcrunch.com/2020/03/11/youtube-will-now-allow-creators-to-monetize-videos-about-coronavirus-and-covid-19/

ne güzel, bilgi alışverişi diyecekken tam, açıklamanın şu kısmı göze çarpıyor: Instead, YouTube says ads will be enabled on “a limited number of channels,” including those belonging to news partners and creators “who accurately self-certify.”

yani diyor ki, youtube reklamları sadece "belirli kanallarda" olacak. bu kanallar, ortak çalıştıkkları haber kanalları, ya da kendini güzelce oto sansürleyenler. ben demiyorum, kendileri diyor: "The Self Certification system is one where creators use an online dashboard to tell YouTube whether or not their videos comply with advertiser guidelines ahead of YouTube's automated review of their content. "

neyse ki özgür bir platform, hiç sansür yok ve haberleri aldığımız en sağlıklı kaynak.

5g

dünya'da yavaş yavaş uygulamalarına geçilmeye başlanmış, çoğu büyük ülkede deneme bağlantıları ya yavaş, ya da belirli şehirlerde denenen tekknoloji.

misal, hollanda'da deneme yapılan şehirler yazıyor burada: https://www.omroepbrabant.nl/nieuws/3078297/het-wemelt-straks-van-de-5G-antennes-in-Brabant-Om-de-150-meter-is-er-eentje-nodig

google tercüme ile uğraşmak istemeyenler; eindhoven ve çevresindeki helmund, breda ve tilburg'da başlamış.

italya'da Milano, Turin, Bologna, Roma'daymış testler https://www.rcrwireless.com/20200106/5g/italian-telcos-get-ready-reach-more-cities-5g-2020

ispanya'da fiber ağlarla dört bir yanı örmüşler: https://www.rcrwireless.com/20191113/5g/vodafone-expand-5g-network-spain-short-term-report

isviçre yarışı baya önde götürüyormuş: https://www.rcrwireless.com/20190820/5g/5g-in-switzerland . listede ayrıca Güney Kore de var.

buraya kadar çok iyi, yaşasın teknoloji! şimdi çok büyük, inanılmaz tesadüf kısmı; aşağıda ülkelerin covid dağılımlarını gösteren wiki sayfaları:

https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_the_Netherlands
https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_Italy
https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_Spain
https://en.wikipedia.org/wiki/2020_coronavirus_pandemic_in_Switzerland

bonus ilginçlik: ben neden 5g ile ilgili arama yaptığımda google amca sürekli corona sonuçları gösteriyor?

corona testi

bu test acaba kimlere yapılıyor?

avrupa'da pek çok ülkenin uyguladığı kural; yoğun bir şekilde semptomlar gösterip hastaneye başvurulmadığı sürece bu test yapılmıyor. mesela ilk etapta sadece öksürüğünüz varsa umurlarında olmuyor.

ha bir de önemli kural, parası olana yapılıyor.

magazinel tık:https://www.tv100.com/korona-viruse-yakalanan-unluler-korona-viruse-yakalanan-futbolcular-korona-viruse-yakalanan-sporcular-korona-viruse-yakalanan-siyasetciler-galeri-488009

e tabi james bond'da ya da game of thrones'da oynayınca bu teste erişim biraz daha kolay.