confessions

phoebus

Yazar

  1. toplam entry 488
  2. takipçi 0
  3. puan 838

avrupa yakası

ilk sezonundan beri izlemediğim dizi,son zamanlarda sınıfta birisinin beni bğenmiyooor musun demesi ve sınıftaki insanların gülmesinden illallah etmişimdir,2.sınıf köylü karakterler felan itici bulmaktayımdır,bir mehmet ali erbili eksiktir,heh birde bi nip tuck bi grey’s anatomy izleyen (yabancı dizileri izleyip kendini birşey zannetmekte denilebilir aslında) insanın bu diziyi izleyeceğini zannetmiyorum.çok kalitesiz çook..

aralıksiz lost izlemek

şubata kadar aralıksız lost izleyemeceyek insanlardan yorumlar;

allah belanızı versin.böyle kırk dakika mı olur lan? sürekli birşeyler olacak diye beklerken hiç birşeyi yapmadan bitirdiniz be,nerde aralıksız günde en az 8 bölüm izlemek nerde bu dedirtir..

aralıksiz lost izlemek

artık aralıksız lost izleyemeyen her hafta bi bölüm izlemek zorunda kalan bir insandan yorumlar:

+bu bölüm ne lan nerde eski bölümler demek
+ilk izlediğinde bişi anlamamak,ikinci kez adsli olmayan arkadaşla beraber izlemek,aileyle izlemek için dört bölüm dolmasını beklemek (dvdye atmak için)
+eski etkisini yavaş yavaş kaybetmesi,bir dönem hayatın anlamı kısımından,eh bea bişi olmuo lan yeter 2010a kadar bklicez mi böle gibi yorumlar yapmak..
+yinede sevmek,izlemek ama bir şeylerin eksikliğini hissetmek (eksiklik derken bir günde 8 bölüm olmakta)

bad to the bone

aşmış şarkıdır. nuff saiddir.

sözlüğe faydalı olmak için lyriclerini copy paste yapalım:

on the day i was born, the nurses all gathered ’round
and they gazed in wide wonder, at the joy they had found
the head nurse spoke up, and she said leave this one alone
she could tell right away, that i was bad to the bone
bad to the bone
bad to the bone
b-b-b-b-bad to the bone
b-b-b-b-bad
b-b-b-b-bad
bad to the bone

i broke a thousand hearts, before i met you
i’ll break a thousand more baby, before i am through
i wanna be yours pretty baby, yours and yours alone
i’m here to tell ya honey, that i’m bad to the bone
bad to the bone
b-b-b-bad
b-b-b-bad
b-b-b-bad
bad to the bone

i make a rich woman beg, i’ll make a good woman steal
i’ll make an old woman blush, and make a young woman squeal
i wanna be yours pretty baby, yours and yours alone
i’m here to tell ya honey, that i’m bad to the bone
b-b-b-b-bad
b-b-b-b-bad
b-b-b-b-bad
bad to the bone

tikky

itafen tikkylerle dalga geçenlerin #197411 olmasının yanı sıra,kıskançlığın çok olduğunu düşünüyorum,ayrica her tikky gerizekalı olacak diye bir kanun olduğunu da sanmiyorum,tabi bu yorum üstünde lacoste yada hilfiger olan herkesin (eşşek kadar logo olmasıda gerekmez tikkyler kadar tikky düşmanları da insanların giysilerini çok pis analiz ediyorlar sanırsam) ahanda tikky’dir lan bu demesiyle hareket ediyorum

yani üstünde marka olan,para harcaan bir insan çokda güzel bi şekilde eve gidip pink floyd,deep purple dinleyebilir,radikal okuyabilir,bazı şeylerin farkında olabilir..he eğer genel kanı sadece beyinsiz zengin piçlerine tikky denildiğiyse o zaman denecek bir şey kalmaz

birde daha kötüsü için (bkz:gotikky)

lost yunanistan türkiye

zaten bi tane john lock’umuz var her ne kadar türk john lock’u daha kasıntı kendini beğenmiş bir adam olsada,eh kateimizde var (gerçi o yunanlılarda nadyaydı galiba canım benim) onun dışında othersimız var (yunanlılar) özellikle o tavuğun kafasını kopartan ve ada olayına uyum sağlayan yunanlı abimizden çk güzel bir henry gale yada ne biliyim mr.friendly olabilir (tom) sonrasında adada liderlik savaşı var (özellikle kolunda dövme olan abimize jack’liği mazur görün) sonrasında rose bile var,sarışın güzellik bilmenesi ablamızı sürekli pozitif enerji saçması nedeniyle)

karakterler dışında nerde yaticaz lan,durun suyun yanına gidelim hayır hayr sahilde yatalım gibi kavgalarda gayet lostumsu..(burda gerçek hayat lan bu diyenler için geliyor geek mode on)

bunun yanısıra izlerken ailecek lost lan bu bariz ahanda sawyer lan buda aa adamlar söz geçti adada sevilmeyen insan dedi ehüe şeklinde izlenebilir..

gotikky

şahsen insanları modelleme taraftarı birisine göre,yurdumuzun amerikalardaki chav,trendy,goth,emo tarzları yerine sadece tikky ve alternatif tip sunması üzerine,alternatif tiplerin çoğunluğunu modelleme adı,akabinde ne olduğunu en iyi şurdan gözlemleyebilirsiniz:
http://www.youtube.com/watch?v=t59zbsbew-u&nr

7 ağustos 1998

doğduğumdan yıllar sonrası,evet sözlük kişisel bilgileri günler ve aylar sonrasını belirterek yazmak için ideal bi yerdir.

edit:evet sarcasmdan ve ayar verme çabalarından bir ayar suserlara selam ederim

lunar park

bret easton ellisin en son çıkardığı kitap,henüz ülkemize gelmiş olmasada,okuduğum kadarıyla,bret’in yarı otobiyografisi,kitaplarının turuna çıkarken başına geçen hayali olaylar anlatılmakta,sürekli coke,weed gibi nesnelerin varlığı can sıkmakta olmasının haricinde,iyi kitap.

glamorama

bret easton ellisin american psychodan önce yazdığı,haziran 2006da ithaki yayınları tarafından türkçeye çevirilen yaran kitap,özellikle yurdum tikkylerine önerilmekle birlikte (içerideki marka ve ünlü tasvirleri çıkarılsa 672 sayfalık kitap çok güzel 300e düşebilirdi) mankenlik maskesi altında terör eylemleri gerçekleştiren bir grubu anlatmakta.yurt dışındaki rewievlerinde genellikle ilk 150 sayfasındaki hissi daha sonra yaratmadığı tartışılsada güzel kitap,güzel çeviri.

the better you look,the more you see..
0 /