confessions

gitaraskisi

Yazar

  1. toplam entry 49
  2. takipçi 0
  3. puan 164

nişantaşı üniversitesi

tıp fakülteleri olmamasına rağmen 2 haftada bir yatay geçiş için aramalarının sebebini çözemediğim kuruluş (üniversite demeye dilim varmıyor, evet).

dershaneden bozma üniversiteler türeyeli ülkede üniversite eğitimi tartışılır hale geldi ki bence haklı bir durum. yanlış hatırlamıyorsam sloganları %75 burs bizden yatay geçiş sendendi. üniversite kendini diğer üniversitelere geçiş için bir teleport olarak görüyor, slogandan anladığım kadarıyla misyonları bu.

tanım: yarı cahil yetiştiren sözde eğitim kurumu.

türk dizilerinin en az iki saat sürmesi

seyir zevkini azaltan uygulama.

mantıken kalitesi düşen örgünün reytingi azaltması beklenirken türkiye'de 1 saatlik dizilerin hiçbiri tutmadı. en yakın örneklerinden biri olarak kardeş payını verebiliriz. senaryo dolu doluydu, zorlasan 2 saati bulacak malzeme 1 saate sığdırıldı ama uzun ömürlü olmadı. şimdi bir de 46'yı bekliyoruz dört gözle.

babaannenin ölmesi

beni büyüten masalların yazarıydı babaannem.

öldüğünde üzülmedim hiç çünkü anlattığı masallarda çocuklarının karnını doyurmak için göğsünden kıyma yapan kadınlar, çocuklarını döven kadınları yiyen adamlar vardı.

anlattığı masalların bazılarında karakterler ölümü kurtuluş olarak görürlerdi. hatta bu saykodelik serinin birinde adamın biri cennete gitmenin ilk adımının yaşamak ikincisinin ölmek olduğunu söyleyip intihar ediyordu. sonra cehennemde intiharın günahını yanarak ödeyip cennete gidiyordu. cennete gidince de bir silah dileyip yine kafasına sıkıp intihar ediyordu. bu masalın sonunu düşlemiştik babaannemle.

çoklu organ yetmezliği vardı ve üresi yüksekti rahmetlinin. boyuna halisünasyon görürdü. sanırım böyle anlardan ilham alıyordu. bazen onu dereye atmamızı bazen de gömmemizi istiyordu. ölüm onun için ihtiyaçtı.

12-13 yaşlarındayken annem ve babamın dışarıda olduğu bir akşam 3 kere dili solunum yolunu tıkadı. her dili dışarı çıkıp kendine geldiğinde ölümün nasıl bir şey olduğunu, ölünce nereye gideceğimizden bahsetti kısaca. sonra yaşamaya çalış dedi bana. ertesi hafta hastanede öldü.

ben öldüğünü top oynamaktan geldiğimde soda içerken öğrendim. halam babaanneni kaybettik dedi. kurtulmuş işte dedim. ağlasaydım babaannem kızardı bir yerlerden. günü gelecek ben de öleceğim ve masallarımıza başka yerlerde devam edeceğiz.

okuma oranı arttıkça afakanlar basıyor

odtü'yü protesto eden üniversitenin rektör yardımcısının deli saçması beyanı.

bu adamlar cehalet kavramının vücut bulmuş hali, ülkemin geleceği adına endişeye düşmemin sebebi. üniversitelerdeki eğitimin kalitesini nasıl artıracaklarını düşüneceklerine bilgisizliği yüceltmek için çabalıyorlar ve açtıkları bok çukurunun içine çekecekleri milyonlar var. türkiye adına olumlu bir şeyler yapılacaksa ilkin bu zihniyeti ortadan kaldırarak işe başlanmalı.

fırt emin

yaşar kurt'un 1994 yılında çıkan sokak şarkıları albümünde ruhum, 1997 yılında çıkan göndermeler albümünde fırt emin adıyla yer alan şarkı.

rahat nefes alabildiğimde, aklımda düşünmem gereken onyüzmilyon şey olmadığında yatağıma uzanıp bu şarkıyı açarım ve yeniden doğmuş gibi olurum. sözlerini yazalım da tam olsun:

ne zaman geldin ruhum
görmedim seni
uçaktan atlarken unuttum galiba
özledim
sarıl bana ruhum
ne olur sar beni
çığlıklar geçti üstümden
bulutlar geçti
ve o gençlik günlerimizde
sen ve biz
seni öldün sandım ruhum
biliyor musun
sensiz yaşamaya alıştırdılar galiba
özledim

özel hastane

canım ve yaşam kalitem söz konusu olduğunda devlet hastanesine tercih edeceğim sağlık kurumu.

gerek düşük maaş gerek kötü çalışma koşulları sebebiyle donanımlı hekimler özele kaçmanın yolunu arıyor.

devlet hastanesinde, maaşını ben veriyorum adam gibi tedavi et diyen hasta; babamı kurtaramazsan gerisine karışmam diyen hasta özel hastaneye gelince sevgi pıtırcığı oluyor (sanki özel hastanede faturayı ben ödeyeceğim).

üniversite hastanesinde 20 bin lira alan hocam özel hastanede daha rahat koşullarda 90 bin lira alıyor. dolayısıyla fırsatı bulduğunda vuruyor voleyi geçiyor özel hastaneye.

olan kime oluyor ? hastane sahibine, siyasilere ya da hekimlere mi oluyor ? yoksul ya da orta direk ailelere oluyor. asistanlığı boyunca birkaç spesifik vaka görmüş (belki onu da görememiş) hekimin eline kalıyorsun.

sağlık sistemindeki bozukluk sosyal adaletsizliği de beraberinde getiriyor. çözüm ise toplumun eğitilmesinden geçiyor. siyasilerin halkın sağlığını oyuncak olarak görmemesi gerekiyor.

can gox

kendi besteleri de coverları kadar güzel olan ancak melancholy man'ı teknik açıdan kusursuz söylemesine rağmen yorumu bir o kadar da estetikten ve parçanın ruhundan uzaktır.

paralel evrende bir kadıköy kedisi, seviyoruz kendisini.

türklerde eğreti duran hareketler

bilmek, iyi bir meslek sahibi olmak, para kazanmak.

ülke genelinde eğitimli insana muhalefet var. insanımızda sürekli bir gömme ya da bok atma çabası mevcut.

b: ben
yt: yaşlı teyze

yt: ne iş yapıyon yivrum?
b: tıp okuyorum teyze öğrenciyim.
yt: aman 6 yıl okuyolar onlar da sonra sağlık ocağında ilaç yaz dur. 2 ilaç yazıyo 6 yıl okucak ne var?
b: uzmanlık için çalışıyorum kısmetse vs...
yt: al bi de 4 yıl ordan 10 sene be yivrum. bak nesibe teyzenin oğlu memur oldu başladı bile. hem ne doktoru olcan sen?
b: genel cerrahi sonra onkoloji vs.. düşünüyorum.
yt: aman insanların ağız kokusunu mu çekicen?
b: ---mavi ekran---
yt: neyse boğazlarımız şişince sana geliriz yazarsın bi parol.
b: ---mavi ekran x2---
yt: evlenmeyi düşünüyo musun bak buse var şuayip'in yeğeni.
b: sen söyleyene kadar düşünüyordum teyzecim. (değerli köpek gülüş efekti kıskıskıskıs)
yt: o nasıl laf hayırsız. (tansiyon 18/11)

10 mart 2016 fenerbahçe braga uefa maçı

alınan galibiyet sebebiyle pereira'nın eleştirilmediği maçtır.

oyundan düşmüş alper yerine rakip defansı her pozisyonda zorlayan volkan'ı oyundan almanın mantığını çözemedim ayrıca fenerbahçe'nin gole en muhtaç olduğu anlarda bile çift forvetle oynamaması gerektiğini düşünüyorum. orta sahanın ortasında yaratıcılığı yüksek bir oyuncumuz olsaydı bu oyun sistemiyle ayakta kalkabilirdik hatta daha iyi bile olurdu ancak pozisyon üretmekteki kısırlığımız çift forvetle daha da artıyor. fernandao oyuna girerken "bittik biz beyler" diye bağıran emre belözoğlu moduna girdim. bu değişikliğin tek olumlu yanı van persie'nin sağ kanada geçmesiydi şayet forvet hattında kalsaydı orta sahanın kevgire dönmesi an meselesiydi.

topal'ın bireysel başarısıyla gelen gol pereira'yı eleştirilmekten kurtardı. bu golde topal'ın performansının yanında persie ve braga defansının kurgusuna dikkat çekmek isterim. öldü bitti diye eleştirilen persie kondisyon ve konsantrasyon olarak sürünüyor olabilir ancak futbol zekasını, oyun görüşünü yitirmemiş. yeri gelmişken tebrik ediyorum.

volkan demirel istikrarını sürdürüyor. sezon başında fabiano takıma katıldığında volkan'ın kesileceğini düşünüyorduk çünkü formu düşüş trendine girmişti. forma savaşının açık ara galibi olduğunu ispatladı. 75. dakikadaki kurtarışıyla kalitesini gösterdi.

şener, gökhan'ın yerine iyi bir alternatif ancak hücum anlamında büyük zaafları var. sezon başına göre dribbling yeteneğini gözle görülür ölçüde arttı. öyle ki tek eksiği oyun görüsü. 3 yıla vazgeçilmez bir sağ bek olacaktır fakat şimdilik vazgeçilmez bir sağ bekimiz var.

ozan tufan ilk yarı hemen her şeyi doğru yaptı ikinci yarı ise ilk yarının tam tersi bir futbol izlettirdi bize. yine de avrupa kupası maçlarında aldığı süre gelecek yıllar için bana umut veriyor. eğer geri dönerse salih uçan ile birlikte uzun yıllar fenerbahçe'de oynaması kulübe çok şey katar.

defans tandemi bugün rahat maç izlememi sağladı. ilk 7-8 haftalık periyottaki uyumsuzluğu üzerlerinden attıklarından beri güven veriyorlar.

1-0lık skor tabi ki yeterli değil ancak ikinci ayakta diegoda takıma katılacak. fenerbahçemizin zor da olsa turu atlayacağını düşünüyorum.

selçuk yöntem'in tostçuya açtığı dava

cezanın azlığı ya da çokluğu ilgili yasada alt ve üst sınırlarıyla belirlendiği için bu konunun yoruma açık olup olmadığı tartışılır.

selçuk yöntem bir araba reklamında 1 milyon liraya da oynayabilir bu reklam ajansı, reklamı yaptıran kuruluş, menajerler, selçuk yöntem, grafik tasarımcısı vs.. bir çok faktörle değişen bir fiyat. isteği olmadığı halde şahsı üzerinden reklam yapılmış ve bu reklamın ederini ayrıca özel hayatının ihlalinin bedelini almak için yargıya başvurmuş.

işletmecinin şark kurnazlığı elinde patlamış, olan biten budur, fazlası değil.

edit: imla.
2 /