confessions

galahad

Yazar

  1. toplam entry 328
  2. takipçi 0
  3. puan 1136

büyü bozma ve cin hastanesi

her köyün meşhur cinci hocası olur. bizimde işini layıkıyla yapan yeri geldiğinde yakınlarına kıyak geçen bir cinci hocamız vardı.

hoca sadece cin bulaşması,büyü gibi vakalara bakmıyor biraz duyarlı olacak ki hafta içi her akşam belli kalabalık oluştuğu takdirde allah'ın 99 ismi veya farklı dualar ile sohbet yapıyordu. aslında bunun farklı bir ismi vardır ama din konularına uzak olduğum için inanın bilmiyorum.

böyle bir sistemi vardı yani dualar eşliğinde üflenip, tükürülmek ücretsiz ama gönlünden koparsa at üç beş kuruş. fakat iş cin çıkarmata geldimi bir, iki bazen üç aylık bile tedavi süreci uyguluyordu. tabi ücretide yanılmıyorsam günlük ve aylık olarak planlanırdı.

annem dinine aşırı bağlı ve bir o kadarda cinlerden korkan birisi. bildiğiniz duyamadığı,göremediği veya bilmediği her şeyi cinlerin yaptığına lütfeder. bu vesiyleyle her gün hocanın yanına gidip cin çıkarma gibi seanslara katılmasakta duamızı alıp tanrının bizi koruduğunu düşünürdük.

uzun süre gittik okunduk. gerçekten uzun bir süre böyle geçti. annem her geçen günle okunan dualar ile kendini dokunulmaz birisi zannetmeye başladımıştı ki emel adında otuz yaşlarında zayıf bir bayan sohbetin ortasında yakınıyla içeri aceleyle daldı. kendisi o zamanlar süzebildiğim kadarıyla ağır alkolik ve edepsiz bir insandı. yanında gelen kişi akşamları intihara kalkıştığını ve bazen kendi kendine konuştuğunu söyledi. bunları söylerken bende,annemde yanındaydık. tabi böyle olunca annem şoklar geçiriyor. zaten konularda aşırı hassas iken bu vakaya canlı tanık olması onu iyice korkularına söz geçiremeyen birisi yaptı.

cinci hoca hastaya anında 2 aylık teşhiş koydu. 2 aylık süreçte her gün okunmak suretiyle içindeki cinleri çıkartacağını vaad etti. tabi alkol,sigara ve her türlü kötü alışkanlığı bırakması ayrıca başını kapatıp namaza başlamasıda bu şartlardan bazılarıydı. hastanın fazla seçeneği olmadığı için göt mahkum kabul etti. o akşam eve dönerken annem sözde tedavi sürecine tanıklık etmek istediğini söyledi ben o yaşımda tehlikeli olabileceğini (cinler içinden çıkıp bizim içimize girmesi gibi) ütopik olayların olacağını düşünerek ve birazda korkarak gitmememiz gerektiğini söyledim. ama ikna olmadı ertesi gün erkenden gittik.

cin çıkartma ve tedavinin ilk günü şu şekilde başladı. emel gözlerini kapattı, bağdaş kurdu ve hocanın 99 ismi zikretmesiyle beraber anında farklı birisine dönüştü.

farklından kastım tabiki fiziksel değil. bağırmaya başladı ' bırakın beniii ' , 'hocanın ismini sayıklayarak öldürmekle tehditler' ... bunun gibi inanan bir insanın gördüğü vakit korkacağı olaylar yaşandı. hoca isimleri yüksek sesle okudukça emel o kadar bağırıyordu. tabi bağıran içindeki üç harfli olarak adlandırılan soyut varlıktı.

bu arada bende 11-12 yaşlarındaydım yaşadığım korkular hala zihnimden silinmedi.ilk günlerde çoğu kişi inanılmaz şoklar geçirdi. bu olay karşısında korkudan köyden taşınanmı ararsın, yoksa hoca ile tüm bağlantılarını kesenmi ararsın çok büyük çalkantı yaşandı.

ama bunlara rağmen ben ve annem ve yanılmıyorsam 5-6 kişi daha iki aylık tedavi sürecinin bir ayına devamsızlık yapmadan katıldık. bu olaylar her gün kendini tekrar etti. emel gündüzleri normal geceleri içine cin giren bir insandı gözümüzde.

bu süreçte hatırladığım ufak detaylarda var. mesela içindeki cin yaklaşık 1000 yaşında olduğunu söylüyor ve yanmasının çok zor olduğunu ısrarla ima ediyordu. ismide vardıda hatırlayamadım. söylediği üzere içinde bir değil dört beş tane daha cin varmış. hatta ve hatta birinin ismini yusuftu , kendisi kötü değil iyi cindi. o içine girdiği zaman süreki espriler yapar gülerdik.

böyle günler günleri kovaladı. tedavinin bitmesine 1 hafta kala bize haber geldi. ve haber aynen şu şekilde

'' emel ve arkadaşları istanbula gitmiş tekrar esi haline dönmüş (onların tabiriyle başı açık, zina ve orospuluk yapan) birisi olmuş. ''

biz şaşkınız kadın bu kadar dua yedi içinde 3*5 tane cin yaktı nasıl olurda tekrar eski haline döner dedik. bunları düşünmeye fırsat kalmadan emelin akıl hastası olduğu ortaya çıktı.

hoca bende bilmiyorum gibi kaçamak cevaplar ile kendini ayyuka çıkardı. kadının aklı yerinde değilki bulduğu parayı yatırmış hocaya biraz gittikten sonra baktı bizim gibi mallar inanıyor. sonrada makaraya vurmuş.

işin özü 2 aydır bizimle dalga geçiyormuş. aslında cinlerin içine girdiği falan yokmuş. ben o yaşımdayken dine şüphe duymaya başladım. tabiki bunların direk dine bağlantısı yok. ama olayların bu dereceye gelmesi benim kafamda din hakkında soru işaretleri bıraktı.

bu olaylar beni ateist yaparken annemi daha dinine bağlı hale getirdi. varın siz anlatın bu kadın laftan anlamıyor.

fifa 15

şu sıralar kariyer modunda b.dortmund ile yardırdığım oyun. bir aksilik olmazsa son 2 haftaya üçüncülüğü garintilemiş olarak gireceğim.

rekabet kurulu

rekabet kurumu,bilgisayar ve konsol oyunları alanlarında faaliyet gösteren firmalar hakkında yürütülen soruşturmanın sonuçlarını açıkladı.

Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama A.Ş.'ye 2.307.544,54 TL

Gold Teknoloji Marketleri San. ve Tic. A.Ş.'ye 1.489.549,58 TL

Kliksa İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye 1.192.116,00 TL

Vatan Bilgisayar San. ve Tic. A.Ş.'ye 10.363.565,71 TL

Aral Oyun Konsol ve Aksesuar Tic. A.Ş.'ye 863.538,50 TL

Türk Philips Ticaret A.Ş.'ye 1.255.290,42 TL

M.S. İstanbul İç ve Dış Ticaret Ltd.Şti.'ye 5.776.015,29 TL

Teknosa İç ve Dış Ticaret A.Ş.'ye 9.181.876,58 TL + 7.651.563,82 TL

LG Electronics Tic. A.Ş.'ye 6.221.201,00 TL

Vestel Ticaret A.Ş.'ye 8.024.370,30 TL

rekabet kurumu sitesi http://www.rekabet.gov.tr/tr-TR/Guncel/Bilgisayar-ve-Konsol-Oyunlari-ile-Tuketici-Elektronigi-Urunleri-Alanlarinda-Faaliyet-Gosteren-11-Sirket-Hakkinda-Yurutulen-Sorusturma-Sonuclandi

2015 yılından bu yana elde edilen gelirler göz önüne alarak cezalar verilmiş. aral ithalatın en az miktarda ceza almasının sebebi muhtemelen bu.

edit:başlıkmı hatalı benmi çözemedim.

two girls one cup

hiç merak edip araştırmadım ama bazen facebook'da falan isme denk geliyordum.nasıl olduysa aklıma dizi ismi olarak kazınmış.geçen yıldı sanırım, nasıl bir dizi olduğuna bakayım dedim ve o gün bugündür dizi izlemiyorum.

benim anımsadığım dizi meğerse (bkz:two and a half men)

trabzonspor

maçı kazanmış olsada ilerisi için umut vermeyen takımım.

yanlış görmediysem 60-65.dakikalarda topla oynama istatistiği %78 'e %28'lik oranla gs lehineydi. bu asla kabul edilebilir bir durum değil.

orta sahadada oyunu kontrol edecek oyuncumuz hala eksik. ekici,okay,onazi bir türlü istenen uyumu yakalamıyor. bence koca sezon böyle gitmez, baskıyı yedikleri an panik oyununa dönüyorlar. haliyle baskı top kaybettiriyor. özellikle okay bu akşam çok top kaybı yaptı ama stoperlerin oyunun içinde olması ve birazda şansın yardımı bu akşam galip gelmemizi sağladı.

nintendo switch

playstation ve xbox ile yarışmasını beklediğim yeni konsol.ancak büyük oranda hayal kırıklığına uğrayacak gibiyim.

yinede heyecan içinde bekleyenler arasındayım.eminim bizim için sakladıkları sürprizleri vardır.
13 /