confessions

galahad

Yazar

  1. toplam entry 268
  2. takipçi 0
  3. puan 967

playstation plus

ekim 2018 oyunlarından biri killzone shadow fall olabilirmiş. sızıntılar böyle söylüyor. ve tahmin edin sızıntıyı yapan kim ? tabikii playstation türkiye... vizyon be kardeşim.

fifa 19

fifa 15 ile beraber simülasyon oyun mantığından uzaklaşan ea'nin son model çöp torbası.
buna vereceğiniz parayı yada torrentten çekiyorsanız vereceğiniz gb yerine gidin langırt oynayın. çok ciddiyim, hem bileklerinizi geliştirir, hem de aynı bokun laciverti.

arkadaş anlamıyorum. biz oyunda top fiziği yok diye ciyak ciyak ağlıyoruz. ama adamlar düzelteceği yere daha da ebesinin münasip tarafına benzetmişler. lan bir kere X basınca ramos, benzema'ya ara pası mı atar ? neyin kafasını yaşıyor bunlar.

fifa serisini artık daha hızlı oynanış yapısına geçirelim diyen hangi yetkiliyse onun ben gelmişini geçmişini düzeyim. fifa 14 devam.

the nun

the conjuring evreninde geçmesine rağmen baya kötü olmuş. tam olarak yorumlardaki gibiydi.

şunu anlamıyorum, korku filmlerinde sizi korkutması gereken şey film boyunca öküz gibi gözükürse ondan nasıl korkabilirsiniz ? sürekli korkulması gereken karakteri gördükten sonra olay zombi kafasına dönüyor anasını satıyım. çoğu korku fiilmi de bu salaklığı yapıyor. o yüzden korku filmlerinin artık tırt olduğu bir dönemdeyiz.

ulan filmin toplu şekilde değerlendireceğiniz senaryosu yok. resmen bölüm bölüm çekmişler. aralara jump scare ve bolca karanlık sahne... sizin yapacağınız işe sokayım.

filmin tek iyi yanı evrende geçen bir hikayeyi tamamlamış olması. yoksa hiç bir işe yaramaz atın çöpe gitsin.

plüton

plüton'un kaderi aslında kaçınılmazdı. asıl sorulması gereken soru, gezegen olamayacağınıı bildiğiniz halde neden '' ya plüton tekrar gezegen olsun '' diye tutturursunuz.

gezegen olabilmesi için ilk olarak yıldızın yörüngesinde hareket etmeli, ikinci olarak küresel bir yapıya sahip olma, üçüncü olarak ise yörüngesinin temiz olma şartıydı. ve plüton, kuiper kuşağında bulunduğu için bahsettiğimiz üçüncü maddeyi yerine getiremiyor. ama boyutunun da bununla doğrudan ilgisi var.

sonuç olarak plüton'a gezegen demek, güneş sistemine en az 100 tane daha gök cismi eklemek anlamına gelir. şimdi durduk yere kim bununla uğraşır. en iyisi ona '' cüce gezegen '' diyelim. o farklı bir sınıf olsun.

birde şöyle bir detay var.

plüton, 1930 yılında Clyde Tombaugh tarafından keşfedilmiş. bu keşifin bir farkı amerika'lılar tarafından yapılmış olması. güneş sisteminde bulunan gezegenlerin geriye kalanı tamamen avrupalı insanlar tarafından keşfedilmiş. yani amerika bir yerden de eksik kalmamak için '' ille de plüton gezegendir '' diye yaygara yaratıyor. gezegen olmadığı açıkça ortada iken böylesine baskı yaratılması neden olabilir ki ?

yinede büyük ihtimalle uydurduğum bir detay. dikkate alınması gerekmiyor.

the nun

amerika'da 2 hafta önce vizyona girmiş the conjuring evreninde geçen yeni film. gelen yorumlar pek iç açıcı olmasa da film yokluğunda gideri olacaktır. yarın vizyona giriyor.

geçen gün izlediğim Predator faciasından sonra kendime gelmek istiyorum.

amazon türkiye

bazı ürünler normalinden çok, bazıları ise daha uygun, hatta daha düşük fiyatla satılıyor.

kur dengesizliğinin tavan yaptığı şu dönemlerde ps vr paketi oldukça uygun fiyatla satışa sunulmuş. bir daha almayı düşünüyorum.

https://www.amazon.com.tr/Sony-PS-Worlds-Camera-PlayStation/dp/B07BGZBHWM/ref=redir_mobile_desktop?_encoding=UTF8&psc=1&refRID=EDZ9DA9KD9FRH9Y4DXWV&ref_=zg_bs_videogames_17

ken folletts the pillars of the earth

türkçe ismiyle '' ken follet'ten bir katedralin öyküsü''

kısa ve net şekilde. şimdiye kadar oynadığım en iyi point&click oyunudur. oyun 3 bölümden oluşuyor ve son 2 bölümün bu yıl çıkmasından dolayı benim için 2018, yılın oyunu ödülünü de almıştır. ( god of war, detroit, spider-man, rdr 2, bf 5 gibi oyunlar olmasına rağmen )

çok kısa oyunun hikayesinden bahsedecek olursak, 12.yüzyıl ingiltere'si ve dönemin dini yapısı konu ediniliyor. ve oyun bittiğinde dinler hakkında çok derin şüpheleriniz kalıyor. bunların yanı sıra savaşlar ve yine dönemin yaşam şekilleri çok güzel şekilde anlatılıyor. atmosfer olarak yine aynı hissiyatı verdiğini söyleyebiliriz. oyunun hikaye anlatımı konusunda biraz taraflı yorum yazmış olabilirim, zira dinler hakkında sorgulama isteği yaratsa da örnek alınabilecek güzel yanlarını da görebiliyoruz.

şimdi bu oyun neden çok iyi onu açıklayalım.

anlattığı hikaye oyunun başından sonuna kadar ilgi çekici ve merak uyandırıcı.
grafik tarzı harika. seslendirmeler çok iyi. oynanış sade ve olabildiğince seçenek dolu. seçimleriniz büyük ölçüde değişiklik yaratmıyor ama yine de fazlaca var. karakter geçişleri aşırı iyi. hikaye kurgusu ve karakterle olan bağ... vee olağanüstü etkileyici müzikleri... zaten benim nezdimde bir oyunu kaliteli yapan detaylardan en büyüğü müzikleridir, bu oyunda inanılmaz başarılı buldum. sanırım last of us 'dan sonra en iyisi...
kısaca oyunda eksi olarak sayabileceğimiz çok az şey var. sadece oynanış yapısı itibariyle herkese hitap etmiyor. sırf bu yüzden oynamayan bir çok insan var. bu durum oldukça üzücü. bu oyun eğer sanatsal anlatım biçimiyle değilde, fps kamera açısıyla çıksaydı olduğundan 10 kat fazla satardı. yeni nesil oyunculuğun durumu işte böyle .

broken sword, deponia gibi serileri severek oynamış biri olarak her açıdan daha başarılı buldum. aslında point click tarzı 90'lı yıllara göre ölüm döşeğinde diyebiliriz. yeni nesil oyun dünyası bu tarzdan epey uzaklaştı. şimdilerde moba, battle royale gibi oyun dünyasını etkisi altına almış akımlar mevcut. ilk olarak multiplayer ağırlıklı oyunlardan, artık tümüyle multiplayer odaklı oyunların çağına geçtik. oyunların hikaye modları paçavra gibi kenara atılmaya başlandı. en yeni örneği (bkz:call of duty black ops 4)

oyunda en beğendiğim ve spotify listemin başlarında kendine yer edinen parçasını da şöyle bırakayım.

far cry 5

ana oyundan nefret ediyor olsam da ek paketlerine hayran kaldığım oyun oldu.

dead living zombies paketini alarak başladım. biraz kısa olmuş ve mantığı cod oyunlarında ki zombi mantığına benzetmişler. lakin far cry oynanış yapısına göre olunca daha güzel olmuş. ben sevdim. içerisinde 7 bölüm var. toplasanız bölümler 1 saat sürmüyor. Ama score attack'lar ile bu süreyi uzatıyorsunuz. şayet tüm başarımları hedefleyen biri olduğum için henüz 2 bölümü bitirebildim. en kötü 5-6 saat götürüyor.

bugün lost on mars adlı ek pakete başlayacağım. iyi olacağından şüphem yok. ana oyunun yan karakterlerinden oluşan spinn off hikayeler oynuyoruz.

kizlarsoruyor

islamı veya tanrıyı eleştiren yorum yaptığınızda Provokatif Paylaşım olarak gören, kuzenim beni atladı, ardından vajinamdan su geldi gibi paylaşımlara ellemeyen site.

upgrade

ultra düşük bütçesine rağmen son zamanların en iyi bilim kurgu filmlerinden biri olabilir.

film, çoğu sahnesinde beklemediğiniz yerden vuruyor. bu da senaryonun oldukça üzerine düşülmüş ve özgün olduğunun kanıtı.

izleyin, izlettirin efendim. başka şeylerde yazmak istiyorum ama spoiler olma ihtimali var. iyisi mi hazır vizyondayken kaçırmayın.

cyberpunk 2077



şöyle bir trailer ile duyusunu yapıp hepimizin dibini düşüren,



ardından şöyle bir oynanış videosu ile beklentileri arşa çıkartan oyundur.

ancak çoğu kişinin yapmadığı veya yapmaktan kaçındığı bir konu var. kısaca bundan bahsetmek istiyorum.

günümüz oyunları, birbirinden inanılmaz şekilde kopya dinamikler ve oynanış türleriyle ilerliyor. bu döngüye son olarak '' battle royale '' denilen absürt oyun modunu ekleyebiliriz.

peki cyberpunk 2077 'nin bu konuyla ne alakası var ?

şöyle ki, az önce bahsettiğim kopya ve benzer oynanış dinamikleri aslında 90'lı yıllarda çoğu oyunlarda temeli atılmış, ve günümüze kadar çeşitli süslemelerle gelmiş halleri.

yani seçim odaklı ve oyunda vereceğiniz kararların sonunu bir çok şekilde etkileyen oyunları biz çok önceleri gördük. bu olay günümüz için devrimsel bir yenilik 'asla' değil.

cyberpunk 2077 sunumu sırasında sürekli olarak görevlerin ve açık dünyanın seçimlerimizle bire bir ilişkili olduğundan ısrarla bahsediliyor. bu kötü bir şey mi ? elbette değil. ama yıllar önce ortaya çıkmış mekaniği sanki ilk kez bu oyunda görmüş gibi anlatmakta pek mantıklı gelmiyor.

az çok oyun dünyasını takip edenler benim gereksiz eleştiri yaptığımı düşünebilir. zaten günümüzdeki oyunların hepsi birbirini tekrar ediyor da diyebilirsiniz.

ama bu oyun devrimsel yenilik sunmuyor. var olanı daha makyajlı ve grafikli şekilde bizlere gösteriyor. bu oyuna tanrısal boyutta hype yapıp efsane olacak diye ahkam kesmek (bence) yanlış.

oyunun mükemmel olacağından kesinlikle eminim. baya beklendiğine değecektir. ama bu tip ufak eleştirileri de göz ardı etmeden üzerine gidilmesi gerektiğini düşünüyorum. oyun dünyasının kısır döngüden çıkmasını sağlayacak firma yine cd project red adlı firmadan başkası değil.

mafia 2

üçüncü oyunun ps plus üyelerine ücretsiz verilmesinden sonra '' yeter artık başlayalım neymiş bu oyun '' diyerek başladım.

10. bölüme geldim. oyunun bitmesin pek bir şey kalmadı. şimdiye kadar oynadığım kadarıyla günümüz oyunlarının çoğundan iyi olduğu söylenebilir. gerek oynanış mekanikleri, hikaye, ayrıntılı oyun yapısı ve herkesin övdüğü mafya havası.

playstation 3 'de oynadığımdan grafikler konusunda yorum yapmayacağım. ama oyunu 2011 yılında oynamış olsam sanırım dönemin en iyi grafikli oyunu seçebilirdim. gerçi killzone vardı o yıllarda ama sonuçta fps oyunu.

neyse sonuç olarak, kesinlikle ölmeden oynanması gereken nadir oyunlardan biri olduğunu söyleyebilirim. evet oyunu bitirmedim ama oyunda geçirdiğim süre ve bana sundukları kalitesini güzel şekilde gösterdi...

an itibariyle psn store'da indirimli fiyatla satıldığını da hatırlatalım.

playstation plus

eylül ayı ücretsiz oyunları belli olmuştur.

Destiny 2 (PS4)
God of War III: Remastered (PS4)
Knowledge is Power (PS Plus Bonus – PlayLink)
Here They Lie (PS Plus Bonus – PS VR required)
Another World – 20th Anniversary Edition (PS3 + PS4/PS Vita)
QUBE Director's Cut (PS3 + PS4)
Foul Play (PS Vita + PS4)
Sparkle 2 (PS Vita)

hatırlatmakta fayda var, destiny 2 bugün indirmeye açılmış. sebebini herkes biliyor. 4 eylülde forsaken adlı genişleme paketi yayınlanacak. muhtemelen düşük kalan satışları bu şekilde toparlamak istediler.

onun dışında gow 3 oynamış biri olarak foul play dışında başarısız bir plus ayı olduğunu düşünmekteyim.

d-smart

hayatımda gördüğüm en dolandırıcı, yalancı firma olabilir. ayrıca kalitesiz ve ilgisiz müşteri hizmetleri de cabası.

geçenlerde d smart artı sınırsız internet içeren bir kampanya yapmışlar. bir şekilde kandırdılar beni aylık 57 liraya internet ve d smart üyeliği aldım. ( neden aldım, çünkü kafam çok güzeldi )

evde interneti doğru düzgün kullandığım yok, her ay 100 küsür ödemektense böyle bir pakete geçmek daha mantıklı olur diye düşündüm. işlemleri hallettik. ilk ay faturasını ödedik, ikinci ay böyle geçti ama bu ay faturaya bakıyorum d smart ayrı, internet için ayrı fatura gelmiş. halbuki 24 ay taahhütle imzaladığım sözleşmenin süresi 1 yıl olması gerekiyor. ama 3 ay sonra kampanya bitti diyerek beni mağdur duruma soktular.

bir şey değişmeyeceğini bildiğim halde çaresiz şekilde müşteri hizmetlerini aradım. ısrarla kampanyanın 1 yıllık olduğunu söylediler dedim ama karşı tarafın cevabı benden tamamen alakasız '' beyefendi biz sadece d smart ile ilgileniyoruz, internet faturanızı sağlayacağınız ile görüşün''

ulan ben sana onu mu diyorum. günü bitmemiş kampanyanın faturaları ayrı geliyor ama sözleşme 1 yıllık ?

yok efendim size yardımcı olamıyoruz, d smart faturanız şu kadar... konuştuğum şahsın ağzından böyle bir kampanyanın varlığını bile doğrulayamadım yahu siz düşünün.

bir daha bulaşmamak kaydıyla yarın iptal edeceğim. siz siz olun, uzak durun.

tanrı

var olduğuna inancım yok. yarattığı düzen adaletli ve eşit değil.

yüzde yüz sağlıklı doğan bir insan ile engelli doğan insan arasında yazı-tura mı atıyorsun ? doğuştan engelli doğan insanı yaşama tutunması için hayal ürünü bir cennete inandırıyorsun. peki neden ?

doğuştan görme yetisini kaybeden insana acı çektirmekten keyif mi alıyorsun ?

benim doğuştan herhangi bir engelim yok ama aşırı derece terleme yani hiperhidroz hastalığım var. bir insan düşünün yaz veya kış farketmeden sürekli el-ayak-koltuk altı- göğsü terlesin. hiç bir istisna yok. tedavisi yok. tamamen genetik şansımdan ötürü bu hastalıkla mücadele ediyorum. ve bunun bana getirisi olarak sosyal hayatım sıfır. bunun yüzünden sınavda istediğim puanı yapamadım. ( ellerimin sırılsıklam olmasından dolayı sınav kağıdını ıslatmaktan korktuğum için)

hiç sevgilim olmadı. yine ellerimin oluk oluk terlemesi yüzünden, hiç kimse ile bırakın tokalaşmayı, tanışamıyorum bile. daha fazla sayabilirim ama bunları yaşayan birini hayal edip tanrıya neden diye sorabilirsiniz.

ikinci olarak doğuştan bademciklerim problemli. yaşım 22 ve hayatım boyunca boğazımda iki adet yumruk ile yaşadım. her sabah inanılmaz boğaz ağrısı ve balgam sorunu yaşadım. gün içinde nefes alamamak gibi sorunları da ekstra var... evet belki bademcikleri alma şansımız var ama şuan ki haliyle eğer alırsak daha kötüye gidebilme şansı var. yani değneğin iki tarafı da boklu. ama tanrımız beni seviyor. bana acı çektiriyor, çünkü sınavım böyle değil mi ?

yine kabul ediyorum bu iki hastalığı yaşamayan için hafif veya abartı gelebilir. tabii ki çok daha kötü hastalıklar var, zaten anlatmak istediğim doğuştan bazı insanlar ömrünü mahvedecek hastalıklarla doğarken niçin başka insanlar yüzde yüz sağlıklı ?

madem bizim sınavımız böyle, ben zor sınava girmek istemiyorum kardeşim. beni yaratırken neden sormadın ? bize seçme şansı vermedin, karşılığında ömür boyu çekeceğimiz hastalıklar verdin.

varlığına inanmıyorum, ama varsa cehenneminde yanmaktan onur duyacağım. sağlıksız doğmasına vesile olduğun her insan senden nefret ediyor.

dövme



yaklaşık 2 aylık düşünme ve seçim sürecinin ardından yaptıracağım dövme.

fiyatı yine uzun sohbetlerin ardından 7.000 lira olarak belirledik. minimum 6, kolumda bir dövmenin üzerinden geçileceği ve muhtemelen sorun yaratacağı için max 8 seansta bitmesi planlanıyor.

eylül 15 gibi başlıyoruz. seans sürelerini olabildiğince açmayı düşünüyorum. ekim ayından itibaren okulda olacağım için ayda bir istanbul'a veya düzce'deki ofise gideceğim... günü birlik gidiş gelişler biraz zorlayacak ama başka şansımız yok.

tahminimce asıl konuştuğum dövmeci arkadaşa yardım için bir kişi daha olacak. zaten normalde 3 kişi çalışıyorlar, dövmenin büyük olmasından dolayı yardım alacağı yerler olabilirmiş...

şimdilik durum böyle, her seans sonrası ilerlemeyi editlemeye çalışacağım.
0 /