confessions

babayorgun

Yazar

  1. toplam entry 167
  2. takipçi 0
  3. puan 596

90 yıllık chp iktidarı

malum kesim tarafından söylenen, bir çivi bile çakmadığı iddia edilen ama kanıtla dediğin zaman "ne kanıtı re rö rö, cehape zihniyeti" bilmem ne denilen iktidar süreci. ya bakıyorum bakıyorum 90 seneyi geçtim 45 bile bulamadım.

buna karşın kaynaklara ve geçmişe baktığımızda chp'nin 25 yıllık kesintisiz bir iktidarlık süreci var. bu süreçte de açtığı fabrikalar, eğitimde yapılan reformlar, halkı bilinçlendirmek için kurulan enstitüler ve gelişmek adına yapılan tüm adımlar ortadadır. bunlara elinin altında internet, telefon, bilgisayar olupta erişemeyen, erişmek istemeyen veya işine gelmeyen, chp hiçbir şey yapmadı diyecek kadar yalakalar ve zır cahiller ise maalesef bir türk gençliğinin zihnini uyuşturmuştur.

chp'nin kesintisiz 25 yıllık iktidarlık sürecinde, gelişmek adına yapılan tüm adımların yanında, birinci dünya savaşının yaraları sarılmış, ikinci dünya savaşı atlatılmıştır. türkiye'nin şahlanma dönemi tam olarak budur.

ne yazık ki mevcut yandaş medya, yapılan bütün algılar türkiye seçmeninin %50'sini başarılı bir şekilde chp'ye düşman etmiştir.

hala daha 90 yıllık diye zırvalayanlar, koalisyon dönemlerinde sağ partileri hedef olmaktan çıkartıp sol partilere tekmeyi vuranlar, yapılan iyi şeyleri görmeyip "tüp, su, yağ" diye zırvalayanlar bilsinler ki, araştırmak çok güzel bir şeydir. gerçeği farketmek ise daha güzeldir.

6 mayıs 2019 istanbul seçimlerinin iptal edilmesi

tarihe not düşülsün. bugün 6 mayıs. istanbul büyükşehir belediyesi için nihai karar alınmıştır. seçimler iptal edilmiş ve 23 haziran 2019'da büyükşehir belediye başkanlığı için yeniden seçim yapılacağına karar verilmiştir. böyle bir durumda ilçeler ve belediye meclisi dahil seçim olması gerekmez miydi? madem usulsüzlükler var, tek zarfa 3 pusula konan seçimde hepsinin şaibeli olması gerekmiyor mu? niye sadece büyükşehir için seçim yenileniyor? ayrıca bunun böyle olacağı belliydi. (bkz:ak parti'nin seçimi iptal ettirmeye çalışması)

survivor 2019 türkiye-yunanistan

şimdiye kadar başlığı açılmadığına göre sanırım sözlükte izleyen yok. bence doğrusunu yapıyorsunuz. kimin ne izleyeceğine karışmam fakat bu yarışma işi iyice kurguya döktü. ha önceden de kurgu vardı fakat bir şekilde izlenebilecek durumdaydı.
tanım: gittikçe bozan, ada hayatı, ödüllü yarışmalar içeren şov programının 2019 versiyonu.

ramazan ayıyla ilgili en sevilen detay

ramazan ayını eşsiz kılan detaylardır. örneğin, sokakları saran mis gibi pide kokusudur. iftarda ezanı beklerken oluşan tatlı sessizliktir. iftardan sonra çay, kahve, sohbet, muhabbettir. ramazan ayının finalinde, ramazan bayramında ise baklavanın keyfidir. hayırlı ramazanlar.

farmville

hey gidi hey. ne oynardık. sanırım çilek 4 saatte büyüyordu. iyi de kazandırıyordu. gel zaman git zaman bununda afedersiniz b*kunu çıkardılar. yok şapkalı inek, yok efendim kolyeli maymun. cins cins hayvanlar. ondan sonra soğudum.

avengers endgame

öncelikle bu tarz filmleri izleyen veya seven bir insan değilim. arkadaşımın zoruyla, dün vakit geçirmek amacıyla sinemada izlemiş bulundum.
alt kısımda spoiler olacaktır, ona göre okumayı bırakabilirsiniz. izleyenlerle bir tartışma yapabiliriz.

--- spoiler ---

natasha geçmişteki haliyle filmin son kısmındaki savaşa geri gelebiliyorsa, iron man geri gelemez miydi? burda sanırım işin içine duygusallık katmak istedikleri için iron man'i feda ettiler. madem geçmişe gitmek bu kadar kolay, bence iron man'de geçmişten geleceğe gidebilirdi.
ayrıca captain america, filmin son sahnesinde geçmişe gitti ve geleceğe yaşlı olarak geri geldi. hatırlarsanız nebula savaştayken geçmişteki haliyle ordaydı. captain america bence geçmişte kalmalıydı. tamam taşları oraya bırakmak için gitti geri geldiğinde yaşlı olması normal derseniz, o zaman diğerleri neden yaşlanmadı? veya hiç geri gelmeseydi, geçmişte kalsaydı daha iyi bir son olurdu.

--- spoiler ---

filmi genel olarak beğendim. dediğim gibi bu tarz filmleri takip eden biri değilim. belki de geçmiş filmleri izleseydim, filmi daha iyi anlayabilirdim. o yüzden sadece eğlencesine ve aksiyonuna göre değerlendirdim. aklımdaki soru işaretlerini de yukarıya yazdım.

ak parti'nin seçimi iptal ettirmeye çalışması

adım adım yazıyorum. bu işin sonu buraya gidecek gibi gözüküyor.
önce kendilerinin önde olduğu ilçelerin geçersiz oylarını saydırdılar. buralarda pek fark çıkmayınca tüm oyları saydırdılar.
daha sonra chp'nin önde olduğu ilçelerin geçersiz oylarını saydırmaya başladılar. tabi bir hatırlatma yapalım, bu süreçte chp tarafında da itirazlar devam etmektedir.
bir hukuk, bir kanun varsa ona göre hareket edilmelidir.
şuan istanbul'da tüm oyların sayılması konuşuluyor. hatta ak parti, büyükçekmece'de yeniden seçim yapılmasını istemiş fakat ilçe seçim kurulu reddetmiş. bu seferde il seçim kuruluna itirazda bulunmuşlar ve orası da reddetmiş.
işin sonu istanbul büyükşehir belediye başkanlığı için yeniden seçim yapılmasına gidecek gibi gözüküyor. hadi bakalım hayırlısı.

31 mart 2019 yerel seçimleri

genel seçim havasına girilmiş, esasında muhtar seçeceğimiz seçimdir. şehrimize, semtimize hizmet edecek kişiyi seçeceğiz. buna, adayların hangisinin daha gerçekçi vaatlerde bulunduğuna, hangisinin finansal anlamda daha iyi olduğuna, hangisinin neler yaptığına bakarak karar vermeliyiz.
fakat partizanlık neyi gerektiriyorsa milletimiz onu yapacaktır. kişiye ve söylemlerine değil, hangi partiden aday olduğuna bakılarak oy verilecektir.

hayatındaki her saniyenin boka sarması

aşkta şansımızın olmasını istemez miyiz, yoksa gerçekten aşkta şanssız mıyız?
evet, katılıyorum; bir insana bağlanmayın. ne çok sevin, ne de az sevin. kararında sevin.

artık başarı daha önemli, aslında başarı hep önemliydi. sevginin bu kadar değersiz olduğu bir dünyada, başarıların bir elmas gibi parlar. sevgisiz ol, kötü ol ama başarılı ol seni hep bir adım önde tutar. başarılı olup bir de çok seversen; başarının hiç bir önemi kalmaz.

az çok tahmin etmişsinizdir, kalbimin kırıldığını. yok, ben artık bir karar verdim. ciğeri beş para etmeyecek insanlar için kendime zarar verecek hiç bir şey yapmayacağım. ne onları düşüneceğim, ne kendimi hırpalayacağım, ne de onlar için bir dal sigara yakacağım. onları unutacağım.

sigara içmeyin deyip kola içen insan

şimdi bu insanlar aklınca sağlığımızı düşünürler. sigara içmeyip sağlıklı yaşadığını iddaa ederler. tamam sigara kötü bir alışkanlıktır, içilmemesi elbette daha iyidir. hatta sigara içmeme rağmen yolda yürürken sigara içenlerden rahatsız olurum.

ama bu durum nerden baksan ele alınamaz bir durumdur. sigara zararlıysa kola da zararlıdır. sigara akciğerlere zarar veriyorsa, kola da mideye zarar verir. ben mesela kimseye kola içmeyin demem. sadece kola içmiyorum çünkü zararlı derim. fakat bu insanlar; sigara içmeyin, sigara çok zararlı, sigara içenden nefret ederim gibi ithamlarda bulunabilirler.

her neyse. bu başlığı açmamın sebebi bu tarz absürtlükleri ortaya çıkartmaktır. konunun özeti ise, sigara zararlıysa kola da zararlıdır. sigara içmeyin deyip kola içmek bana göre ilginç bir durumdur.

aykut kocaman

aykut kocaman başarılı bir teknik direktördür. belki oynattığı futbol, sürekli hücum diyen taraftara hoş gelmez ama istatistiklere baktığımızda taraftarın hücum isteğini gayet de karşılar.
fakat futbolu bildiğini sanan birkaç taraftar grubu bu adamı harcamıştır. kulübün öz evladı, gerçek fenerbahçeli aykut kocaman 17/18 sezonunda takımı oturtmaya başlamış ve sistemini kurmuştur.
modern futbolda hücum diye bir algı olmamalıdır. futbol bütünüyle bir oyundur. hücumda defansta önemlidir. sadece hücum yaparak maç kazanılmaz. bir laf vardır "hücum maç kazandırır savunma şampiyon yapar" diye. anlamlı bir sözdür, tabi anlayana.
0 /