confessions

angelus

Yazar

  1. toplam entry 19927
  2. takipçi 0
  3. puan 76498

babanın ölmesi

geçen her uzun dakikayla birlikte yokluğu daha da kendini hissettiren, acıtan, hergün "gittiği" o saatte yüreğin tam ortasına saplanan şişenin kırık tarafı ile anılan, evde kimse yokken yatağının uyuduğu kısmına girilip hala çıkmamış olan kokusu ile birlikte uyumaya çalışılan, acıdan uyutmayan, "gittikten" sonra dağıtılan elbiselerinden gizlice, kimseye belli etmeden çalmış olduğunu üstüne olmasa da giyilen,aynaya baktığında görülen, "hani daha şampiyonluk maçına gidecektik" diye arkasından hayıflanan, "daha bana tavla oynamasını öğretecektin be" diye kızılan, "kimsenin" bir daha açmayacağını bildiği halde telefon numarası çevrilen, "aradığınız numaraya şu an ulaşılamıyor..." anonsu ile kahreden, ilk içtiğiniz rakıya eşlik eden, ve bir daha sarhoş olana kadar içip eve gelince annemizden fırça yiyemiyecek olduğum, acaba o da bizim onu özlediğimiz kadar bizi özlüyo mudur diye düşündüren, "gidişine" herhangi bir şekil, boyut, anlam yükleyemediğim, kalbe giren ve boydan boya yaran bıcağın bıraktığı keskin ve hiç durmadan daha da büyüyen bir acı olarak adlandırdığım, telefonunuza tesadüfen bıraktığı ses kaydı dinlendiğinde ilk saniyesinde hüngür hüngür ağlatacak kadar acımasız olan, o günü göreceğime bugünü görmeseydim keşke dedirten, her sabah ilk önce baktığın resmi her gördüğünde kocaman bir düğümün boğazınızda bırakılmasıdır.

bilgi sözlük

megaloman bir birey olarak infoma bakmam sonucu gün itibari ile 2. seneyi devirdiğimi gördüğüm oluşumdur.

geçen bu 2 senelik süre zarfında sözlüğün ne türlü aşamalardan geçtiğini, 3 kişi ile nöbetleşe online olduğumuz günlerden bugunlere leziz bir evrim geçirdiğimizi, şahsıma verdikleri, şahsımdan aldıkları ile hiç beklemediğim bir halde hayatımın kocaman bir parçası olan,
jedisi, götü, meleği ve hayatımda yer etmiş az ama öz insanları bana verdiği için teşekkürü bir borç bildiğim, zaman zaman iş gereği üzdüğüm, yazdıklarını sildiğim, uçurduğum, nefretini kazandığım, sevgisini kazandığım bireylere ev sahipliği yapan, bunca zaman kendisi hakkında herhangi bir yorum yapmanın kısmet olmadığı, uzak kaldığım anlarda “neler oluyordur şimdi hay a.k.” diyerek hayıflandığım, zaman zaman teleskopumla yıldızları gözlemlerken “nasıl oldu da bu kadar kanıma işledi bu ortam” dediğim, yeri geldiğinde gülümsemekten ağzımın kulaklarıma vardığı anlar yaşadığım, yeri geldiğinde sessiz bir çığlıkla “ulan a.k. sözlüğünüzün de avokadonuzun da” dediğim lakin sonrasında sanki bunları ben değil de bakkal murtaza amca demişcesine tatlı tatlı entry girdiğim, yağmurlu bir günde yaptığım vapur yolculuğunda martılara simit atarken ne alaka ise artık hayat ne tuhaf vapurlar filan dedirtmiş olan şahsımın kurtarılmış bölgesidir.

baba

geçen her uzun dakikayla birlikte yokluğu daha da kendini hissettiren, acıtan, hergün "gittiği" o saatte yüreğin tam ortasına saplanan şişenin kırık tarafı ile anılan, evde kimse yokken yatağının uyuduğu kısmına girilip hala çıkmamış olan kokusu ile birlikte uyumaya çalışılan, acıdan uyutmayan, "gittikten" sonra dağıtılan elbiselerinden gizlice, kimseye belli etmeden çalmış olduğunu üstüne olmasa da giyilen,aynaya baktığında görülen, "hani daha şampiyonluk maçına gidecektik" diye arkasından hayıflanan, "daha bana tavla oynamasını öğretecektin be" diye kızılan, "kimsenin" bir daha açmayacağını bildiği halde telefon numarası çevrilen, "aradığınız numaraya şu an ulaşılamıyor..." anonsu ile kahreden, ilk içtiğiniz rakıya eşlik eden, ve bir daha sarhoş olana kadar içip eve gelince annemizden fırça yiyemiyecek olduğum, acaba o da bizim onu özlediğimiz kadar bizi özlüyo mudur diye düşündüren, "gidişine" herhangi bir şekil, boyut, anlam yükleyemediğim, kalbe giren ve boydan boya yaran bıcağın bıraktığı keskin ve hiç durmadan daha da büyüyen bir acı olarak adlandırdığım, telefonunuza tesadüfen bıraktığı ses kaydı dinlendiğinde ilk saniyesinde hüngür hüngür ağlatacak kadar acımasız olan, o günü göreceğime bugünü görmeseydim keşke dedirten, her sabah ilk önce baktığın resmi her gördüğünde kocaman bir düğümü boğazınızda bırakandır.

silinen başlıklar

silinen başlık: miğfer.

silinme sebebi: kısa dönem askerliğimin bitmesine 3/5 gün kala, tüm askerliğimi yazıcı odasının kliması altında geçirdiğim için kullanılmadığım ve bu yüzden olduğu yerden tozlanan miğferimi gören bölük komutanımın "angel evladım ne bunun hali a.k." demesi sonucu herhangi bir artislik yapmayıp miğferimi silmem sonucu gerçekleşmiştir.

silen: angelus

neden berbat oyu verildiği anlaşılamayan entryler

yazarin kendisinin veya diger yazarlaryn berbat oyu alan. lakin bu berbat oyu hak etmedigi konusunda dusunceleri olan entylerdir. bu oylara maruz kalmis nadide ornekler sarki sozu ve tanim entryleridir. zira bir sarki sozu hangi sebebten berbat oyu alabilir diye dusundurur insani. kaldi ki sozlukte sarki sozleri konusunda hassas olmama karsin beni bile dusundurmustur bu konu. acaba sarki eksik yazilmis veya guftesini mi begenmemistir oy sahibi kisi. tanim entryleride ayni konudan muzdariptir. kisi beyaz renk konusunda rengi tanimlar bir entry girmistir lakin beyaz renk konusunda daha farkli ve genis perspektifde dusunen diger yazar birey berbat oyu kullanmistir, evet beyaz beyazdir, sarki sozude sarki sozu neresi kotulenebilir ki.

super quotes

goetica [ hmmpf! ]:
sana yolladığım sarkıyı dinledin mi lan

angelus (tanrısal sistemde}:
dinledim lan onu dinliyodum hatta

angélus (tanrısal sistemde}:
telefona da kaydettim dışarda da dinleyecem

goetica [ hmmpf! ]:
taptım sarkıya direk

angélus (tanrısal sistemde}:
tapmadım ama sevdim beğendim zira ben bi tek kendime taparım bebeğim : o)

goetica [ hmmpf! ]:
oooooooooooooooooooowwwwwwwwwwwww!!!!!!

angélus (tanrısal sistemde}:
"oooooooooooooooooooowwwwwwwwwwwww!!!!!!" değil hayatın gerçekleri bunlar

goetica [ hmmpf! ]:
niye lan ben bitek kendime tapmıyorum mesela götümü ayrı bi kefeye koyarak ona da tapıyorum

angélus (tanrısal sistemde}:
olm senin gtünde tapılmayacak gibi değil ki maşallahı var bereket tanrıçası gibi

goetica [ hmmpf! ]:
ahahahhahahahahahahahahahhaha

goetica [ hmmpf! ]:
koptum lan

angélus (tanrısal sistemde}:
hayat dediğin nedir ki zaten bi kavun bi karpuz bi de ufak rakı ki olsa da içsem a.k.

goetica [ hmmpf! ]:
ohşşşşşş

facebook

eski yıllardan kalan arkadaşlarımı görünce ki bunlar çocukluk ve öğrencilik yıllarımda edindiğim arkadaşlar bi tek şahsımın bi baltaya sap olamadığını görüp hüzünlenmeme, hayatı sorgulamama yol açmış olan bir oluşumdur. hiç düşünmeden sildim ayrıca kendilerini. ne lan bu biri genel müdür olmuş, biri diş hekimi olmuş [ibneliğine dişci dedim kızdı}, biri astronot olmuş.

ps: a.k. senin facebook.

gece yarısı taşınmaya karar vermiş olan ibne komşu

yıllar yılı süper maceralar yaşadığınız, yediğinizin içtiğinizin ayrı gitmediği, süper dostlukların temelini atmış olduğunuz komşunuzun bir gece yarısı aniden taşınması sonucu meydana gelebilecek olan hadisedir. lakin denilebilir ki "e neresi ibnelik bunun a.k. isteyen istediği saatte taşınır" lakin öyle değil efendim zira bu komşu boşuna ibne sıfatı almamıştır, o ibneliği sürüye sürüye götürdüğü komidinden, umarsızca yerlere atıp kafanızın skilmesine sebep olan kutulardan, bir takım bireylerin ayaklarında ayakkabı değilde nal varmışcasına paldır küldür yürüyüp uykunuzun a.k. sonucu almıştır ibne sıfatını.

muhteşem oyu alma rehberi

havadan sudan, cem yilmaz tadinda espiri icerikli, ne etliye ne sutluye dokunan konular hakkinda girilen entryler bu rehber dahilindedir. zira bu tanimlarin disinda ki konular ile ilgili entry girildigi takdirde berbat oyu almaya mahkumdur. bu sebeble dini, ideolojik, siyasi ve sportif alanda girilen entryler her daim berbat oyu alir. zira insanlar kendi dusuncelerinin disinda gelisen dusuncelere ve fikirlere acik bir konuma henuz tam anlamiya vakif olamamistir.evet.

yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıkları


en çok
senin yanında üşürdüm.
sen beni her zaman üşütürdün de
haddimi aştığım zamanlarda,
sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani.
en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme.
çok toydum
dayanamazdım
buz kesilirdim
ve son bir vuruşla
paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
o buz kütlesini her seferinde.


yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını.


suya benzerdin.
musluktan damlardın mesela
ben uykuya dalmadan hemen önce
uykumu mek için

ya da durup dururken
bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan
bana armağan ederdin.

hiç bi şey yapmasan
ayakkabımın içine girerdin
tam da evden yeni çıkmışken ben



sen basbayağı suya benzerdin.
ne zaman kötü hissetsen
kötü hissettirmek için
yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle
tabi ki ben olurdum yokuşun altında
ve her zaman hazırdı savunman;
yokuş yukarı nasıl akacaktın
ve tabi ki gövdemi parçalardın
sen benim gövdemi parçalardın da
yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını.



sen suya benzerdin ya
sensiz olmazdı
olduğu kadar da olmazdı
yani ben bir hiç kimseydim
ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını.


sırf ayaklarına batmasın diye...

seksenli yıllar

yüzyılın görümüş olduğu en zevksiz dönemdir nezdimde. ilginç saçlar, makyajlar, tayt giyen rock yıldızları, vatkalar, danslar, şalvar pantolonlar vs. allahtan daha yeni yeni doğdum için fazla etkisinde kalmadın. şanslı hissederim kendimi bundan ötürü

su kaplumbağası

kış uykusuna yatabilen ilginç bir hayvandır, çok su kaplumbası telef olmuştur bu uğurda zira sahibi olan birey kaplumbasının kış uykusunu yattığını anlamayıp klozetin derinliklerine bırakmışlardır kendilerini. şanslı olanları üstlerine çekilen sifonun etkisiyle "noluyo lan a.k." şeklinde kendilerine gelirler ve su kaplumbası olmanın getirmiş olduğu avantajla gittikleri bölgede kendilerine yeni bir hayat kurar, çoluğa çocuğa karışırlar, şansız olanlar ise ölürler.

bakınızların tanım niteliği taşıması

bkzların tanım niteliğini tanıdığını kabul etmek tıpkı sözlüğe yeni gelmiş bir yazarın nickinin altına bkz vererek onunla ilgili düşüncelerini belirtmesi gibidir. örneğin;

başlık: igoriyan
entry: (bkz:saçma sapan bir yazar)

bakınız oluyor mu? olmuyor. zira ilk entry her zaman 3. kişiler tarafından da anlaşıldığı zaman bi işe yarar. yoksa başlık ile ilk entry sadece başlığı açan birey tarafından anlaşılır halde olduyorsa bu sözlüğü kişiselleştirmekten başka bi işe yaramaz, herkesin bildiği gibi sözlük kamuya açıktır, her bireyin açılan başlığı anlamaya hakkı vardır.

babanın ölmesi

dünya üzerinde sizi katıksız seven tek kişinin dünya üzerindeki varlığının sonlanmasıdır. geride kalan için kıyametin kopması, kabullenememezliğin başlangıcı, acının, saf acının fiziki olarak sizde hayat bulmasıdır.

24 mart 2007 yunanistan türkiye maçı

maçı anlatan bireyin. "kaleci bla bla bla çepheden gelen toplarda panter gibidir lakin yan toplarda oldukca zayıfır, buna dikkat etmek gerekir" dediği anda kalecinin ardı ardına çepheden yedi gollerle anlatıcı bireye "senin yaptığın tespitin a.k." dememize vesile olmuş bir maçtır, iyi de olmuştur lakin ohş.

silinen başlıklar

silinen başlık: teoman iktidarsiz mi

silinme nedeni: teoman bireyinin cinsel hayatının genel olarak sözlüğü ilgilendirmemesi, aynı zihniyetin ürünü olarak "teoman ın penisi sertleşmiyor mu, teoman ın penisi sertleşmiyorsa bi el atalım abiler ablalar" şeklinde muadili olan birbirinden saçma başlıkların açılması ihtimali bulunması sebebi ile.

silen: angelus

yeni kelebek olmuş bir tırtılın ilk günü

efendim uzun bir zaman boyunca herkesin nefret ile baktığı, iğrenç görünümlü ve tırtıl gibi saçma bir isme sahip olan hayvanın doğası gereği bir takım fiziki değişikliğe uğraması ve bu değişikliğin neticesinde adım attığı yeni ve tüm canlıların güzelliğine imrenerek baktığı hayatına kelebek adı altında başladığı gündür.
tabii tüm bu söylediklerim görecelidir, hayvan belki tırtıl olmaktan memnundu, kelebek vücuduna kavuşunca kendini ibne gibi de hisetmesi mümkündür, bilemeyiz şu noktada.

yaran houston diyalogları

editlenen bir entry üzerine:

angelus->goetica: (#398623)olm şu başlığın önce tanımını yapsana.

goetica- olm zaten baslık yonlendiriodum ben kendi çapımda da abi ben korkuorum ben öle bi entry yazmamıstımki

angelus->goetica: sözlüğün ruhları var abi ve hatta sözlüğün bi önceki ismi perili sözlükmüş onlar yapıyo böyle şeyleri. endişlenme ben seni korurum.

goetica- lan olm cidden yazmadım ben?????

angelus->goetica: alalala olur mu olm şey sen yazmadıysan nasıl yazılabilir o entry öyle allasen.

goetica- abi yazılmış ne bilim,lan??

angelus->goetica: olm ne içtin lan söyle bakayım ben de içeyim ondan. sk gibi entry giriyon sonra "ben yapmadım ben etmedim kulun olayım angelus" diyon. senden beklemediğim bişey bu.

goetica- abi valla ben yazmadım ya :((

angelus->goetica: kim yazmış olabilir abi var mı bi fikrin?

goetica- e sifremi kimse bilio olamaz di mi?

angelus->goetica: abi aman şifremi çaldırdım deme zaten bi ton uğraşıyoz onlarla kaldı ki ben ne biliyim abi çaldırıp çaldırmadını di mi ama :o)

goetica- ulan sen mi yaptın yoksa :))

angelus->goetica: :o) olm dur gülmekten altıma sıçtım heralde az önce, uşağıma söyliyeyimde temizlesin şunları eheheh götteşambır.

silinen başlıklar

silinen başlık: denize ataturk mu dusse kurtarirsin hz muhammed mi

silinme sebebi: bireyler, düşünceler ve tercih edilen yollar arasında saçma bir ayrım yapmasına gebe bir başlık olmasından ötürü silinmiştir. yaşadığımız toplum içerisindeki herhangi bir kurumda bu tip soruların sorulduğuna inanmıyorum, ha sorulduysa da o soruyu soranın a.k. dileyen dilediğini kurtarır, dileyen dilediğini daha çok sever, dileyen dilediği ile daha mutlu olur. bu kişinin kendisini ilgilendiren, bu dışında dışarısında kalanları zerre ilgilendirmeyen bir durumdur. sevgi, saygı ve selametle.

silen: angelus

gereksiz bilgi yoktur ama gereksiz bilgiç vardır

türk milleti olarak hala toplum içerisinde birbirimze saygı duymayı öğrenemediğimizin göstergesi olan başlıktır. tüm yazarların birbirlerini sevmeme haklı kendilerinde saklıdır, lakin kimin gerekli kimin gereksiz olduğunu ortaya atıp, tartışmaya açma lüksü yoktur. eminiz hiçbir yazar bu başlık altında kendisi için yorum! yapılmasını istemeyecektir, bir yazarın beğendiği, "şahaneymiş a.k." dediği birini diğer bir yazar "götümle yazsam daha anlamlı entryler girerdim" derecesinde yere bilir, bu sebeple yazarlarımız için kimsenin "gereksiz bu" tadında yorum yapma durumu yoktur, gereksiz olan yazarlar zaten zaman içerisinde kendini gösterip neticesinde elenmektedir. saygı, sevgi, birlik, hoşgörü.evet.