türkiye nin belası

ne pkk, ne abdullah öcalan, ne twitter, ne de marjinal gruplardır. türkiye’nin belası islam*, milliyetçilik ve bunlarla birlikte gelen cehalet, vicdansızlık ve bölücülüktür.

*islam derken burada dinin bütününden değil, dini sömüren veya bunu yapanlar tarafından sömürülenleri kastediyorum. dinin genel eleştirisini başka bir yazımda yaparım değerli okurlarım.

2013 direnişiyle birlikte ideolojiler ikinci plana atılıp doğa ve özgürlük için mücadele edilen hoşgörülü bir ortam oluşuyor gibi görünse de, olaylar durulmaya başladıkça her şey yavaş yavaş eski haline dönmeye başladı. orada faşizme karşı savaştığını iddia eden insanların çoğu aslında faşistin dik alası ama farkında değiller. işin daha kötü kısmı birlikte mücadele ettikleri, slogan attıkları insanlara karşılar.

açıkça söylüyorum lan. bu sözlerim "atatürk’ün askerleri"ne. bu adamların iktidar olsalar ne yapacaklarını düşünmek bile istemiyorum. tayyip yönetimine faşist diyoruz ama bence sonuçları daha kötü olur. kafayı abdullah öcalan ile, bdp ile, kürtler ve daha başka farklı kökenli halklar ile bozmuş bu ayrımcı kitlenin elinden hayırlı bir iş geleceğini hiç zannetmiyorum. korkmayın lan ülke kürdistan’a dönmeyecek. kimse türkiye’yi kendinin yapmayacak. bdp türk düşmanı falan değil. bu ve bununla ilgili başka sebepler yüzünden, kim iktidar olsa en iyisi olur düşünürken en mantıklı ve vicdanlı seçenek bdp gibi görünüyor. direnişin fitilini sevilmeyen bdp’nin milletvekili sevilmeyen sırrı süreyya önder ateşledi. desteklenen chp, yıllardır dinciler tarafından maymun edilen chp, çok az sayıdaki sağduyulu milletvekili hariç şark kurnazlığından başka ne yaptı? bdp’nin kürt halkını savunduğu gibi türkiye’yi ve içinde yaşayan tüm halkları savunacak birileri çıksın tamam diyeyim. nerde?

insana dair hiçbir şeyin ayrımı yapmayın arkadaşım. sen ayrım yaparsan, sen de bir yerlerden ayrılırsın.

ne mutlu halkların kardeşliği diyene.