telefon görgüsüzlükleri

telefonlar cebe girdikten ve bu telefonlar her yerde çekmeye başladıktan sonra oluşan yeni görgüsüzlük çeşididir. birde kameralı olduktan sonra her yerde huzursuzluk yaratmaya başlamıştır. tiyatro opera bale hiç farketmez her yerde özellikle flaslı fotoğraflar çekilmekte, en yüksek sesle telefonlar çalmaktadır. bunlar arasında en sık rastlananı kapalı mekanlarda bağıra bağıra konuşan kişilerdir. bu görgüsüzlük sahibi kişiler telefonun yasak olduğu mekanlarda örneğin deniz otobüsleri, özellikle telefonla konuşur uyarıldıklarında daha da pişkinleşirler. (ara:teknoloji hayatı her zaman kolaylaştırmıyor ne yazıkki)
olur olmaz yerlerde izin almadan arkadaşlarının görüntülerini çeken yetmezmiş gibi izin bile almadan bunu yayınlayan kişilerin yaptığı davranış bir diğer örnektir.
+bak şimdi muhittin beni xxx saatinde arıyacaksın okey?
-tamam ararız niye arıyacam ben seni?
+şimdi ben o saatlerde xxx caddesinde manitayla olacam.ben senin adını alev diye kaydedicem.numaradan bana asılan kızla konuşur gibi yapıcam.kız desin bak bak ne çok hayranı var.ama senin kontörün gitmesin çaldır kapat sen.
-oğlum ne çakalsın sen ya
+tabi ne sandın "^^"
-nihahah
toplu taşıma araçlarında iki kulağında %95 işitme kaybı varmışcasına bağırarak konuşmaktır.
resmen insanın kulağını tırmalar bu öküzlerin "aloovv!.. alooouuv.. hamit aabi..!!" diye bağrışları.
dalgınlıktan dolayı yanlış cevirdiğiniz numaranın sahibi olan tek hücreli organizmadan (o sırada homo sapiens olduğunu zannederken) rahatsız ettiğiniz için özür diledikten sonra ’bir daha olmasın lan’ cevabını alıp yüzünüze telefonun kapatılması. sonrası evrim basamaklarından geriye doğru hızlı bir yuvarlanma, küfürler, sinir krizleri vs.