taşınmak

butun esyalarinizi kolilere doldururken yatak altlarinda eski defterlerinizle karsilasmak, kaybettiginiz saatinizi bulmak, fotograflari duvardan sokmek, yillardir gormediginiz bir suru sey ve bir suru aniyla yeni bastan karsilasmak.
duygulanmak.
koli toplamayi birakip eski defterlere yazdiklariniza bakmaya baslamak.

melankoli.
zulumdur,zordur,ev almak için kredi alanları anlamaya sebeptir.kirayı depozitoyu filan gectim sadece nakliyat firmaları bile en ucuz 300ytl fiyat cekmektedir
canınız çıkar ,amma şey biriktirmişim yaw diye diye torbalarla çöp atılır,yatak yorgan hurçlanır,hurçlanamayanlar ya sarıp sarmalanır ya da kutulara tıkılır,kutulanma faslı bittikten sonra son gece kullanılacaklar kıyıda kalır evin boş hali hüzünlendirir,esas yorucu olan resmi işlemlerdir ,telefon kapatılacak adsl aktartılacak elektrik su vs borclar sıfırlanacak derken cepte para kalmaz..
hababam sinifindaki okulu bosaltma sahnesine benzeyen fakat eylemi bitirdikten sonra bunalima dusulmemelidir tekrardan o melodi duyulmadir kulaklarda.
son derece meşakkatli bir süreçtir. yeni baştan eşya yerleştirmek eşya toplamaktan da zordur. taşınma esnasında illa ki bir şeyler ya kaybolur ya da kırılır.
düşmanımın başına gelsin dedirten olay sinir stres bombok bişey fanilandan tutta koltuğa kadar ne nerde bulana kadar ömrünü yediğin olay.
bazen yeri gelince dünyanın en zulüm işkence işi oluveren eylem.nakliyat yapan insanların zamanında gelmeyişi evde sadece bi yatak bi koltuk bi gün kalmak zorunda kalmak işi zulüme döndüren etkenlerden biridir.
üç ay da üç ayrı semte üç defa yapılabilen bir eylem. beşiktaş-fenerbahçe-ataköy. rekora koşar gibi.
tum ortamin bir anda degi$mesi, sudan cikmi$ baliga donmek. ta$inirsin ve alt katinda belki de uzun seneler boyunca her gun iki uc defa muattap olacagin bakkala girersin, bakkal sana mal mal bakar sen bakkala. sen bilirsin ama bakkal bilmez ki sen onun bir sure velinimeti olacaksin. "ne bakiyorsun lan mal mal, ben senin bir sure velinimetin olacam" desen de dover seni, o yuzden zamana birek.

birek birek beybi birek birek oh yeah.
çocukluğundan beri göçebe yaşamaya alışmış bünyeye bile zor gelen yaşadığı çevreyi ve evi değiştirme işlemi. evin taşınması ayrı, kalbin taşınması ayrı derttir. tanınmayan çevre, değişen bir ton şart, tanınmayan insanlar... alışana kadar çekilen işkence bitip, artık ordan ayrılmamak istenirken yeniden taşınılması olayıysa başka bir entrynin konusu olur.
bir özdemir asaf şiiri..

taşınmak kadar
hüzünlü bir kırık yoktur,
bir kopma, bir yaralanma,
gizlenmiş bir hıçkırık yoktur.

şarkıları vardır ya büyük olayların,
taşınmanın da bir şarkısı olmalı dedik,
şimdi onu okuyalım,
şarkısını taşınanların..

çocuklar dikkat edin,
bir şey unutulmasın.
mangalın kapağı,
tuz kutusu,
teyzemin başörtüsü,
ihlamur torbası,
sürahinin örtüsü.
kırılmasın dikkat edin,
safran kavanozu.
çocuklar dikkat edin,
(şangır şungur)
ah kırılmasın,
kırılmasındı
anneannemin lambası.
(kamyon sesi gelir)
her şey tamam mı?
her şey tamam,
anne her şey tamam,
tastamam..

ama babamın
şu pencerede kalan
bakışlarını
alamadım bir türlü.
çakılmış köşesine,
alınmıyor, alınmıyor,
babamın bakışları,
kırılmıyor da,
yerlere de düşmüyor,
orada,
duruyor hava gibi,
taşınmıyor anne,
babamın bakışları,
taşınmıyor..

desinler boşuboşuna
güle güle...

dar zamanda yapılıyor ise nevrotik sanrılara yol açarak bünyeyi çökertebilen hadise. nakliye şirketi, emlakçı, hammal ve buna benzer aracı öğelerle vıcık vıcık bir dostluğa sebep olabilir.
ozellikle evinizdeki e$yalar bir kac evi doldurma gucune sahipse, ta$inma i$lemi normalinden de fazla eziyet verebilir insana.
0 /