sözlükteki anlaşılmaz ibrahim tatlıses nefreti

bugun girilen basliklardan anlasildigi kadariyla sozlukte muthis bir ibrahim tatlises nefreti var. en azindan ben oyle gozlemledim. neyse biz konumuza gelelim.

aslinda hic kimse ibrahim tatlises’i sevmek zorunda degildir. buna ben elbette saygi gosteriyorum. her insan istedigi sanatciyi dinlemekte ozgurdur.

benim deginmek istedigim nokta su. simdi bu adamin muzigini dinlemeyenler oldugu gibi dinleyenler de vardir. en azindan onu dinleyenlere de saygi gosterilmesi gereklidir kanaatimce.

ibrahim tatlises dinlemek insani kucultmez tam tersine yuceltir.

dunyanin gelmis gecmis en buyuk seslerinden biridir ibrahim tatlises. bunu neden gozardi ediyorsunuz?

siz turkiye’de onun kadar genis kitleleri yillardan beri pesinde surukleyen bir sanatci gordunuz mu? sakin bana tarkan demeyin gulerim ben.

neden insanlari iyi yonleri ile degerlendirmiyorsunuz? insanlari asagilamak, hor gormek, egitim seviyesine gore degerlendirmek, kultursuz diye alay etmek ne kadar kolay degil mi?

siz ibrahim tatlises’i tanimiyorsunuz ki. tanisaniz onun aslinda ne kadar altin kalpli, ne kadar iyi yurekli, insancil bir insan oldugunu gorurdunuz.

ibrahim tatlises bir medya kurbanidir. o anadolu’nun bagrindan, urfa’nin bagrindan gelen yanik sesli bir turkucudur. sanat hayatina atildigi ilk yillarda cevresindeki kotu kimselerin, arkadaslarin, menajerlerin kurbani olmustur.

mesela ibrahim tatlises 1982’de hasan bora isminde bir menajerle tanismisti. bu menajer ayni zamanda mafya idi. bu adamin kurdugu plak sirketi "star muzik" te ibrahim tatlises sanat hayatinin en guzel albumlerinden ikisini cikardi. bunlar "yalan" ve "benim hayatim" albumleriydi. sonra ibrahim tatlises ile hasan bora arasinda bir anlasmazlik oldu. bu anlasmazlik silahli catismaya kadar vardi. ve maalesef o anadolu’dan gelen saf genc ibrahim tatlises silahla tanismak zorunda kaldi. bugun mafya babasi gibi gorunuyorsa iste bu olay nedeniyle olmustur. hatta bir gun bir gazino programindan sonra arabasi kursunlandi, eger kursunlardan biri benzin deposuna gelseydi olebilirdi.

neden ibrahim tatlises’i ozel yasamindaki calkantilariyla degerlendiriyorsunuz? onun ozel yasantisi hicbirimizi ilgilendirmez. ama maalesef bu adi magazin basini ibrahim tatlises’i topluma yanlis aksettirdi. bu yuzden ibrahim tatlises bozuldu, yozlasti.

bazen televizyon programinda yaptigi sacma sapan konusmalari izliyoruz. ama adam cahil bir adam iste. neden onu hos gormuyorsunuz? siz hosgoru nedir bilmiyor musunuz?

lutfen insanlara karsi biraz insancil, biraz hosgorulu yaklasin. cevrenizdeki insanlarin iyi yanlarini yakalamaya calisin.

onu sevmek zorunda degilsiniz ama biraz olsun ibrahim tatlises’i tanimaya calisin. o size yeter de artar bile.

ibrahim tatlises’i sevin, cunku o sizler icin var.

hadi buna da eksi puan verin. ne duruyorsunuz?

an gelir xerxes de ölür...
nasil ki insanlarin kisisel sevgi hakki bulundugu gibi kisisel nefret hakki da bulunmali diye dusunen bir birey olarak cok rahat anlayabildigim bir nefrettir bu. mesela yilanlardan nefret ederim ben. simdi bir bilimadami bana yilanlarin doganin dengesine olan katkilarina dair 20 maddelik bir nutuk atsa dahi icimdeki yilan nefreti degismez. tipki ibrahim tatlises nefreti gibi. ha tabi bu sevenlere saygi duymayacagim anlamina gelmez. herkes kendi duygularindan sorumludur zira.
yeni nesilin bu adamı sevmediği muhakkak, yalnız ses olarak kimsenin eline su dökemediğide bir gerçek var. ancak şu aralar yinede bir nefret ekolü olarak görülmekte ibrahim tatlıses.