sivas katliamı

bugün bu katliamın sene-i devriyesidir. o lanet gunde yasamini yitiren herkes icin yeniden rahmet diliyorum. bu olayla alakali minicik bir katkisi olanlarin ise benzer alevlerde tutusmalarini cani yurekten istiyorum.
üzerinden 24 yıl geçmiş bir utanç. unutanlar hatırlasın, bilmeyenler öğrensin, unutmayanlar yüreklerindeki çizikleri kanatsınlar.
suçlu ayağa kalk denildiğinde hepimiz kalkmalıyız. hepimiz.

KİMSE TEMİZİM DEMESİN

Sonra onlar çılgınlık bitip
Sürü dağılınca, yapayalnız gecelerde
Durgun ve dilsiz, yastıklara çivili
Bir mızıka sesiyle uyanmazlar mı
Asaf'ın ateşlere karşı çaldığı?..

Bir otel odasında gencecik çocuklar
Çırpındıkça bir yudum soluk için
Üzerine benzin döküp oynayanlar
Onlar birgün öpmeye eğilince çocuklarını
Dudaklarında duman ve yanık et kokusu
Boğum boğum tıkamaz mı soluklarını?..

Sevgisiz bir Tanrının kinle büyüttüğü
Ölüme tapınan o siyah adamlar
Onlar birgün yağmurlardan sonra
Güneş salkım salkım dallarda yanarken
Rüzgârdan utanıp sudan korkmazlar mı?..

Ayrılık herkesin kapısını çalar birgün
Dağlar kararırken ya da günün eşiğinde
Onlar, saz kırıp şiir yakanlar
İçlerinde gezinen kederi bir türküyle
Bastırmak isterlerse derinden ve sessiz
Çalmazlar mı duvarlara kirli bedenlerini?..

Kimse temizim demesin, kimse
Bütün bir ülke odun taşıdı Behçet'in yangınına...
Onlar, secdesi küf kıblesi korku olanlar
Onlar birgün ölüm menevişlenince içlerinde
Tütmez mi kirpiklerinde "dumanı lekesiz biri"?..

ŞÜKRÜ ERBAŞ
"adamı başından vurmalılar ki
senin için ölsün yarınlar
silahı elinden almalılar ki
faili meçhuldür desinler

oteli kökünden yakmalılar ki
senin için ölsün yarınlar
kitabın içinde kalmalılar ki
faili meçhuldür desinler

yolunu bekler, yine köpekler
yolunu gözler, yeni köpekler
adını saklar, yüzünü gizler
yolunu bekler, yine köpekler"

Aleviyim ve bu utancı asla unutmayacağım. Yobazların, allah-u ekber diyerek can almayı kendine hak görenlerin aynı olaylar bugün yaşansa bizleri yeniden yakacaklarına adım gibi eminim. Gene ne asker ne polis müdaha edecek, gene "yak ulan yak" diyecekler, gene tek silahı kalemi, sesi, sanatı olan insanlar sırf mezhebinden dolayı yakılarak öldürülmeye layık görülecek.

Bu zihniyetle baş etmenin tek yolu onların çocuklarını adam akıllı yetiştirmekten geçiyor. Çevrenizdeki çocuklara kitap alın, karanlığı karanlıkla boğmayın, ölümü başka ölümlerle meşrulaştırmayın. Sadece "ışık olun" çocuklara. İnsan etini yakarak değil ama. Ne olur öyle değil.
hiç acımadan 35 canı yaktılar allahuekber nidalarıyla.o ateşi yakanların ve şimdi onların savunuculuğunu yapanların cehennem ateşinde yanmasını diliyorum.

muhafazakârım, islamcıyım, sağcıyım vb tanımların adamıyım diyenlerin üzerinde ciddi şekilde düşünmesi ve yüzleşmesi gereken acı olay. 35 canın yakıldığı katliam.

bu katliamdan sonra devlet cok geli$ti, elindeki imkanlari cok daha iyi kullanmaya ba$ladi.

misal bu katliam esnasinda oteli yakan kalabaligin uzerine su bile sikamayan devlet, taksim gezi parkı direnişi esnasinda elindeki imkanlari cok daha iyi kullandi ve sirf gaz bombasi kapsulleri ve teknelerle 7 vatanda$i oldurdu.

oysa ayni devlet gaz kapsullerini, tomalarini ya da benzer su sikma araclarini madimak oteli’nin onunde toplanan cani kalabaligin uzerinde kullansaydi, o gun diri diri yanarak can veren 37 ki$inin pek cogu belki de bugun hayatta olacaklardi.
kolumun kanadımın kırıldığı katliam...
koray kaya 12 yaşında oteldeki en küçük semah dönendi, aynı yaştaydık..
ben televizyon karşısında 12 yaşımda, 12 yaşında olan koray kaya’nın yakılmasını izledim.
ben büyüdüm koca kadın oldum, koray çocuk kaldı hep 12 yaşında olan gözlerinin ışığı sönmeyen çocuk..

gözlerimin önünden gitmeyen 10 saat, evde ağlıyorduk çünkü çaresizdik sadece ağlamak geliyordu elimizden çaresizce..
annem aman kızım okulda, dışarda alevi olduğunu söyleme diye tembihlerdi, ben anlamazdım...
neden derdim ?
günah mıydı alevi olmak ?
neden saklamak zorundayım
biz kötü insanlar değildik ki ?
türkü dinleyip, semaha dururduk bu neden kötü olsun ki derdim..

2 temmuz’da anladım !
konuşmadan, soru sormadan, görerek anladım..

uzun sakallı, garip giyinen koca adamların tekbir sesleri eşliğinde aydınları yakmasını izleyerek anladım..
hayatımda ilk kez o gün duydum tekbir çekilmesini..
’’ tekbiiiiiiiir allahu ekber ’’ !!! diye diye ağızlarından salyalar akıtan canavarları görerek anladım,
beynime kazındı o sesler
şimdi; her tekbir duyduğumda korkarım, irkilirim..
’’yakacaklar bizi yine’’ derim...

ve yine o zaman anladım siyaset, politika denilen şeyin ikiyüzlülüğünü
vicdansızlığı, güçlünün yanında olduğunu, bizim yok sayıldığımızı..
3 maymuna dönen medyayı o zaman gördüm..
20 yıl önce bugün ben, 20 yaş büyüdüm bir günde..

şimdi sorarım size ;
bir çocuk semah döndüğü için yakıldı, hangi vicdan bunu kaldırır ?
hangi vicdan diri diri yakılan çocuğun katilinin zamanını aşındırır, söyleyin bana ?
niye yaktınız, barışa semah dönenleri neden yaktınız ?

bin yıl geçse de unutmayacağım, unutturmayacağım !!!
olaylarin ba$lamasinin esas sebebi aziz nesin’in de o gun orada pir sultan abdal $enliklerinin katilimcilarindan birisi olmasiydi.

ne de olsa aziz nesin salman rushdie’nun şeytan ayetleri isimli kitabinin turkiye’ye girmesi ve turkcele$tirilmesinin sorumlusuydu ve yobaz halk icin bu ba$li ba$ina bir ölüm sebebiydi.

o gun otelin onundeki kalabaligi dagitmaya gelen askerlerin ba$indaki komutan dahi arabasina binip oradan uzakla$ti. otel yanarken oteldekileri kurtarmakla gorevli olan itfaiye erleri aziz nesin’i merdivenden tutup a$agi attilar ve yerde yumruklamaya ba$ladilar. aziz nesin’in hayatini o gun tek bir polis komiseri kurtardi. kalabaligi yararak nesin’i ellerinden aldi ve ekip otosu ile hastaneye goturdu.

ne yazik ki otelde geri kalanlar icin yapilabilecek hicbir $ey kalmami$ti artik.
cumhurba$kani emrindeki ddk’ya bu katliami ve sonrasinda geli$en olaylari ara$tirma gorevi vermi$.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/22046451.asp
otelin içinde önce perdeler tutuştu sonra yanan tahtaların arasında sıkıştırdılar 37 bedeni .
190 kişiyi göz altına aldılar .
190 kişiden hayatını kaybeden 37 kişinin hesabını sormaya yeltendiler . bunun hesabı verilebilirmiydi bilmiyorum . hani hep deriz ya bırakalım cezasını adalet versin. hangi adalet geri verebilir yitirilenleri?
sonuç : "sizin evraklarınızın süresi dolmuş yeniden yanmanız lazım ".
yıl dönümleri başımıza gelen felaketlerin hatırlatıcısı oldukça, isteyen zaman aşımıza uğratır, isteyen faillerin heykelini diker. biz de oturduğumuz yerden ah vah eder kendimizi rahatlatırız. madımak otelinde yanan 37 canın hesabı kesilmediği, oteldeki anma köşesinde olayın faili iki kişinin fotoğrafı kalkmadığı sürece, kimlerin otobüs kaldırıp din elden gidiyor diyerek halkı galeyana getirdiği bulunmadığı sürece, olayın olduğu dönemde önemsiz memurlarken, olayda aktif rol oynayıp bugün milletvekili olanlar cezalandırılmadığı sürece, sivas katliamı alnımızın kara bir lekesidir.
bu seneki anma törenlerinde yine sivas karıştı...18 yıl geçmesine rağmen hala daha madımak’ın müze olmaması garip bir şekilde kültür merkezi haline getirilmeside tepki almış durumda.
otelde sıkı$ıp kalan o 33 aydının ruhları $ad olsun...

azılı katil olan milliyetçiliğin/ırkçılığın/ayrımcılığın zahiyatları hiç bir zaman unutulmasın...
artık sadece yıldönümünde hatırlanan olay olmuştur maalesef. hesabı sorulacaktır ama kim soracaktır orası muammadır. düşününce bir insan bir insana bunu nasıl yapar lan diye şaşırmamak elde değildir.
0 /