sivas katliamı

bu katliamdan sonra devlet cok geli$ti, elindeki imkanlari cok daha iyi kullanmaya ba$ladi.

misal bu katliam esnasinda oteli yakan kalabaligin uzerine su bile sikamayan devlet, taksim gezi parkı direnişi esnasinda elindeki imkanlari cok daha iyi kullandi ve sirf gaz bombasi kapsulleri ve teknelerle 7 vatanda$i oldurdu.

oysa ayni devlet gaz kapsullerini, tomalarini ya da benzer su sikma araclarini madimak oteli’nin onunde toplanan cani kalabaligin uzerinde kullansaydi, o gun diri diri yanarak can veren 37 ki$inin pek cogu belki de bugun hayatta olacaklardi.
muhafazakârım, islamcıyım, sağcıyım vb tanımların adamıyım diyenlerin üzerinde ciddi şekilde düşünmesi ve yüzleşmesi gereken acı olay. 35 canın yakıldığı katliam.

hiç acımadan 35 canı yaktılar allahuekber nidalarıyla.o ateşi yakanların ve şimdi onların savunuculuğunu yapanların cehennem ateşinde yanmasını diliyorum.

"adamı başından vurmalılar ki
senin için ölsün yarınlar
silahı elinden almalılar ki
faili meçhuldür desinler

oteli kökünden yakmalılar ki
senin için ölsün yarınlar
kitabın içinde kalmalılar ki
faili meçhuldür desinler

yolunu bekler, yine köpekler
yolunu gözler, yeni köpekler
adını saklar, yüzünü gizler
yolunu bekler, yine köpekler"

Aleviyim ve bu utancı asla unutmayacağım. Yobazların, allah-u ekber diyerek can almayı kendine hak görenlerin aynı olaylar bugün yaşansa bizleri yeniden yakacaklarına adım gibi eminim. Gene ne asker ne polis müdaha edecek, gene "yak ulan yak" diyecekler, gene tek silahı kalemi, sesi, sanatı olan insanlar sırf mezhebinden dolayı yakılarak öldürülmeye layık görülecek.

Bu zihniyetle baş etmenin tek yolu onların çocuklarını adam akıllı yetiştirmekten geçiyor. Çevrenizdeki çocuklara kitap alın, karanlığı karanlıkla boğmayın, ölümü başka ölümlerle meşrulaştırmayın. Sadece "ışık olun" çocuklara. İnsan etini yakarak değil ama. Ne olur öyle değil.
üzerinden 24 yıl geçmiş bir utanç. unutanlar hatırlasın, bilmeyenler öğrensin, unutmayanlar yüreklerindeki çizikleri kanatsınlar.
suçlu ayağa kalk denildiğinde hepimiz kalkmalıyız. hepimiz.

KİMSE TEMİZİM DEMESİN

Sonra onlar çılgınlık bitip
Sürü dağılınca, yapayalnız gecelerde
Durgun ve dilsiz, yastıklara çivili
Bir mızıka sesiyle uyanmazlar mı
Asaf'ın ateşlere karşı çaldığı?..

Bir otel odasında gencecik çocuklar
Çırpındıkça bir yudum soluk için
Üzerine benzin döküp oynayanlar
Onlar birgün öpmeye eğilince çocuklarını
Dudaklarında duman ve yanık et kokusu
Boğum boğum tıkamaz mı soluklarını?..

Sevgisiz bir Tanrının kinle büyüttüğü
Ölüme tapınan o siyah adamlar
Onlar birgün yağmurlardan sonra
Güneş salkım salkım dallarda yanarken
Rüzgârdan utanıp sudan korkmazlar mı?..

Ayrılık herkesin kapısını çalar birgün
Dağlar kararırken ya da günün eşiğinde
Onlar, saz kırıp şiir yakanlar
İçlerinde gezinen kederi bir türküyle
Bastırmak isterlerse derinden ve sessiz
Çalmazlar mı duvarlara kirli bedenlerini?..

Kimse temizim demesin, kimse
Bütün bir ülke odun taşıdı Behçet'in yangınına...
Onlar, secdesi küf kıblesi korku olanlar
Onlar birgün ölüm menevişlenince içlerinde
Tütmez mi kirpiklerinde "dumanı lekesiz biri"?..

ŞÜKRÜ ERBAŞ
bugün bu katliamın sene-i devriyesidir. o lanet gunde yasamini yitiren herkes icin yeniden rahmet diliyorum. bu olayla alakali minicik bir katkisi olanlarin ise benzer alevlerde tutusmalarini cani yurekten istiyorum.
6 /