sen

goktan adli sarkicinin seslendirdigi sarki:

ne geceler ne gunduzler gordum,
en vazgecilmez yeminlerden dondum.
gormedim senin gibi, sevmedim hic kimseyi,
yapayanlizim simdi unuttum gulmeyi.

sen vaktinden cok sonra gelen,
sevdali bir yagmur gibisin.
cizil cizil gozlerimden…
sen cildirmis sairlerin..
titreyen misralarinda, bahsettigi o perisin.
pencereler onunde cururken,
senden kalan cicekler
hayalin gozlerimin onunde hala agliyorum.
pencereler onunde cururken
o guzelin yillarin
hayalin gozlerimin onunde bize agliyorum.

siir:
gunes dogdugunda baska birsehrin
sabahinda olacagim.
her insanin bir oykusu vardir ya,
benimki de boyle iste
bu sabah pencerene bak,
bu koca sehri sana biraktim.
baska bir sehrin sabahindan,
baska bir dilde elveda.

şerefe derken kadehlerde sen,
tabaklarda sen yemeği yerken,
semaya baksam bulutlarda sen,
damlalarda sen yagmur yagarken.

uykuya dalsam ruyalarda sen,
kalemimde sen şiir yazarken,
nefes alıp versem ciğerimde sen,
son nefeste sen ölüp giderken..

sen yaşamamı süsleyen yegane varlık..sen aldığım nefeslerin tek sebebi..sen olduğum noktada bulunan bitiş çizgisi..sen aslı yada astarı olmayan düşüncem.sen sen sen...
sen; butun yollarini bende bitirdigin, ben se daha butun yollarin basinda, seni klavuz ettigim.

sen; yorulmus yuregini ben de dinlendirdigin, ben
yuregimin kanatlarini senin ugruna kestigim.

sen; sen sifirci ogretmen, ben se isyan bayraklari elimde ama alem-i feristah olsam, senin sinifindan gecemeyen ogrencin.

sen; butun felsefelerin ustadi, ben sadece kendi felsefemin bir garip yolcusu.

sen; dinlemeye tahammulu olmayan, ben se hep seni dinlemek zorunda olan.

sen; inanclari en yuksek katlara coktan ulasmis,
ben se daha ilk gomlegi bile giyememis.

sen; butun yeteneklerini azami kullanan, ben se yeteneklerini kullanma kapasitesi yeterli olmayan.

sen; ulu manitu, ben se sana surekli yalvaran nesli yok edilmis zavalli yerli.

ve sen; ayri dustugumuzde alkislarima hasret, dualarima hasret, sahte oldugunu bile anlamadigin guluslerime hasret, artik elindeki oklari firlatamadigin tahta yuregime hasret....

ben se mutluluga hasret.
bir nazım hikmet şiiridir.

en güzel günlerimin
üç mel’un adamı var
ben sokakta rastlasam bile tanımayım diye
en güzel günlerimin bu üç mel’un adamını
yer yer tırnaklarımla kazıdım
hatıralarımın camını
en güzel günlerimin
üç mel’un adamı var
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi..
düşmanımdır ikisi
sana gelince...
yazıyorsun..
okuyorum..
kanlı bıçaklı düşmanım bile olsa
insanın
bu rütbe alçalabilmesinden korkuyorum
ne yazık
ne kadar
beraber geçmiş günlerimiz var
senin
ve benim
en güzel günlerimiz..
kalbimin kanıyla götüreceğim
ebediyete
ben o günleri
sana gelince,sen o günleri
kendi oğluyla yatan
kızlarının körpe etini satan
bir ana gibi satıyorsun!
satıyorsun
günde on kaat,
bir çift rugan pabuç
sıcak bir döşek
ve üç yüz papellik rahat
için
en güzel günlerimin
üç mel’un adamı var
biri sensin,
biri o,
biri ötekisi...
kanlı bıçaklı düşmanımdır ikisi
sana gelince...
ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün
artık seninle biz
düşman bile değiliz..
kalan gunlerimizde her gun bir kez okumaktan cekinmeyecegimiz hayinligimizin mimari buyuk ustanın vâlâ nureddine hitap ettigi her insana uyarlanabilir her duse ilistirilebilir siiridir.

ne ben sezarım,
ne de sen brütüssün
ne ben sana kızarım
ne de zatın zahmet edip bana küssün
artık seninle biz
düşman bile değiliz..
muhteşem ötesi bir comma parçası...

sözlerini de yazayım eksik kalmasın

sonsuz bir düş bu
içinde kaybolan yıllar oldu mu
son bir söz söylerken sesin yok oldu mu
tüm şehir aslında sen oldu mu?
...sonsuzluğa ağlarken...
eski bir sen yarattım içimde
korkulardan arınmış
ve ben arkanda
günahlarımla bekleyeceğim
...geleceksen eğer...
savaştın ellerinle
anladın ki yorgun her gece
unutulan oyunlarda vazgeçtin benden
soğuk bir nefretle anlamsızlığın
...acıtırken tenimi...
yarım kalan bir rüya bu
ve ben aslında yalnızım
gözlerin ardında
kaçıp giden bir yalan bu
ve ben aslında yorgunum
sözlerin ardında

dinlerken geceyi
sesler duyardım karanlıktan
sözlerim gerçekliğin olur o an
sen düş ol gerçek hayal

yarım kalan bir rüya bu
ve ben aslında yalnızım
gözlerin ardında
kaçıp giden bir yalan bu
ve ben aslında yorgunum
sözlerin ardında
bir çok şarkıya, şiire adını veren; sadece üç harften oluşan kısacık bir kelime. ama içine sığdırdığınız anlamları kaybedebileceğiniz kadar da büyük...
noktalı harflerin entry başlıklarında gözükmemesi sebebiyle "şen" sözcüğünü de içeren başlıktır. bu içerik ise neşeli olma ve bu neşesinden çevresini de nasiplendirme anlamını taşımaktadır. bu taşıdığı anlamın abartılı hali için (bkz:şen şakrak)
sevgiliden bahsederken "o" kelimesi nasıl büyüyorsa gözümüzde. ona konuşurken de "sen" kelimesi sığmaz olur ağzımıza.. sen.. herşeye sebepsin..
bir neslihan parçası.
sözlerini de yazayım tam olsun.


sen tutunabilir misin?karşılıksız cepleri boş aşkıma,
gidenlerin adı korkak olur, gideceksin sende tanırım seni
sen duyabilir misin attığım sessiz çığlıkları
kimi zaman semaya ulaşırlar sonra sessizce döner gelirler
sen giderken buralardan bakarım çaresiz ardından
vurma yüzüme yüzüme sevgisiz sözleri aşığım ahım gelir bulur seni
sen uçurum kenarında buldun bu soğuk yüreği
korkma! büyüdün büyüdün sığmadın kalbime bak ateş oldun yaktın geceleri
sen tutunabilir misin?beklentisiz cepleri boş aşkıma
gidenlerin adı korkak olur, gideceksin sende tanırım seni
sen giderken buralardan bakarım çaresiz ardından
vurma yüzüme yüzüme sevgisiz sözleri aşığım ahım gelir bulur seni
sen uçurum kenarında buldun bu soğuk yüreği
korkma! büyüdün büyüdün sığmadın kalbime bak ateş oldun yaktın geceleri
vurma yüzüme yüzüme sevgisiz sözleri aşığım ahım gelir bulur seni...
0 /