reconquista

ispanya’nın katolik cemaate geri kazandırılması projesidir; katolik krallıkların iberya’nın güneyini mesken tutan arap emirlerine son darbeyi indirerek beraberinde barındırdıkları gayrikatolik tüm unsurları -içlerinde tüccar yahudiler ve aileleri de vardı- hıristiyanlığa geçmeyenleri cezalandırarak, topraklarını terk etmeye zorlayarak, matbaa ile kitap çoğaltanları ve hıristiyan oldukları halde eski ibadetlerini gizli icra edenleri engizisyonda yargılayıp cezaya çarptırarak tamamen coğrafyadan silme savaşıdır. hareketin temeli kastilya’nın kraliçesi i. isabel ile aragon’un kralı ii. fernando’nun "mantık evliliği" yaparak birleşik katolik ispanya’yı kurma niyetleri doğrultusunda başladı. bunu katolik kilisenin lideri de destekledi ve reconquistador adı verilen ordular kuruldu. asıl hedef, müslüman ve yahudi halkın iber yarımadasını terketmeye zorlamaktı. yahudilerin matbaada ilerlemiş olmasıyla birlikte, kendi kutsal kitaplarını farklı dillere -latince ve arapça- çevirerek kendi inşaa ettikleri matbaalarda gizlice çoğaltması ve yayması kiliseyi son derece huzursuz ediyordu. bunun önüne geçilmesi için matbaa suç sayıldı ve bu suçu işleyenlerin engizisyonda yargılanmasının önü açıldı. kiliseyi rahatsız eden bir diğer unsur da katolizme geçmiş ancak evlerinde ayin, tören, ibadet ve geleneksel ritüelleri ve dualarına devam eden yahudi azınlıktı. bu kiliseyi aldatmaya giriyordu, kiliseyi aldatmak allah’ı aldatmaktı ve cezası işkence çekerek ölmekti. isabel ve fernando değerli eşyalarını almaksızın toprakları terketmesi için diğer cemaatlere kısıtlı bir süre verdi. bu sürede insanlar akın akın güney limanlara doğru hareket etti. yollarda eşkiyaların ve reconquistador’ların yağma ve zulümlerine maruz kaldılar. iş bu güney limanlarına varmakla da bitmiyordu, venedikli, italyan, germen pek çok korsan limanlardan para karşılığı aldığı insanları açıkta suya atıp limanlara geri dönerek kandırmak üzere yeni müşterilerini beklemeye koyuluyordu. uzaktaki krallıklardan yardım çağıran yahudilerin sesini duyan osmanlı imparatorluğu, donanmasını ispanya’ya gönderdi ve insanları gemilerle anadolu’nun ve yunan yarımadasının farklı illerine -genelde selanik ve izmir- yerleştirdi. tabii yağmaya sadece yahudiler ve müslümanlar maruz kalmadı, onların kutsal dini mekanları, evleri ve medreseler matbaalar gibi pek çok coğrafi tıbbi ilmi bilgi birikimin bulunduğu mekanlar da nasibini aldı. kilise ispanya’da incil dışında tek bir kitap dahi istemiyordu, hatta bunun kesin uygulanması için farklı dillere çevrilmiş olsa bile tanıyabilecek engizisyon ajanlarını görevlendirmişti. tespit edilen kaynaklar derhal ateşe veriliyordu. kristofır kolomb’un yağmalanmakta olan mabet ve matbaaları gezerek eski okyanus haritaları, arap denizcilerin notlarını, eski bilimsel denizcilik hesaplamalarını ve bu gibi faydalı olabilecek kaynakları toplayarak kraliçe isabel’in huzurunda tanıttığı ve ondan gemiler alarak yeni ticaret yolu bulmak üzere yola çıktığı bizzat kendi günlüklerinde bulunmaktadır. yani, avrupa’nın bir ucunda yaşanan kıyım dünyanın bir başka ucundaki halkların, azteklerin, inkaların, mayaların ve kızılderili kavimlerin kıyımının nedeni olmuş, columbus day diye kutladıkları o lanetli günü doğurmuştur.

(kaynak: son sefarad, beyazıt akman. isbn : 9789944825962)
bu başlıktaki tüm girileri gör