orhan veli

buyuk sair. garip akiminin uc neferinden biri. digerleri melih cevdet ve oktay rifat tir. hepsi de siki sairler ve iyi dostturlar. hepsini seviyorum. otuzdort yasinda gencecikken olmesine, yalniz bir yayinlanmis kitabi bulunmasina ragmen efsanelesmistir.kisa hayati yoksulluk ve yalnizlikla gecmis, dostlari oktay ve melihle mutlu olmustur. mezari beykozdadir.
pazar aksamlari
simdi kiliksizim, fakat
borclarimi odedikten sonra
ihtimal bir kat da yeni esvabim olacak
ve ihtimal sen
yine beni sevmeyeceksin.
bununla beraber pazar aksamlari
sizin mahalleden gecerken,
suslenmis olarak,
zannediyor musun ki ben de sana
simdiki kadar kiymet verecegim ?
tam adi "orhan veli kanik" olan, evet bir cukura dusup olen ama asil olum nedeni cukura dusmesi olmayan, o cukura dusmeden once bir trafik kazasi gecirip onun sersemligiyle bi cukura dusup beyinkanamasi gecirerek olen, bes hececilerin en koyusu ve siirle uzaktan yakindan alakasi olmayan her tc linin bildigi tek sair...
orhan veli kanik

1914 yilinda istanbul’da dogdu.ankara gazi lisesi’ni bitirdi (1932). istanbul universitesi edebiyat fakultesi felsefe bolumu’ndeki ogrenimini yarida birakti (1935), ankara’ya giderek ptt umum mudurlugu’nde calisti (1936-1942), milli egitim bakanligi tercume burosu’na memur oldu (1945), oradan ayrilinca (1947) yaprak dergisini cikardi ( 1 ocak 1949’dan 15 haziran 1950’ye kadar 28 sayi cikti, son yaprak adli ozel bir sayi olumu uzerine arkadaslari tarafindan cikarildi). 14 kasim 1950 tarihinde beyin kanamasindan oldu. rumelihisari mezarligina gomuldu.

kisiligini belli eden ilk siirlerini arkadaslari oktay rifat ve melih cevdet’le birlikte varlik dergisinde yayimlamaya basladi, buyuk bir ilgi gordu, sagliginda kendinden cok bahsettiren sair oldu. siiri bir takim kalip ve kliselerden, sairanelikten, yipranmis benzetmelerden kurtararak, daha kisa daha basit bir sekle soktu; yalin bir halk dili kullandi, gundelik sozlerle zaman zaman (aralik 1936-15 nisan 1940,38 siir), cok kisa zamanda buyuk yergi ve espriden faydalanarak, gundelik yasantilar uzerine yazdi.

eserleri
siir kitaplari: garip (oktay rifat ve melih cevdet’le beraber, 1941), garip (yalniz kendi siirleriyle, genisletilmis 2. baski,1945), vazgecemedigim (1945), destan gibi (1946), yenisi (1947), karsi (1949).

sagliginda bu alti kitaba aldigi siirleriyle, bu kitaplara girmemis baska siirleri, olumunden sonra tek kitap halinde basildi: orhan veli, butun siirleri (1951).

duzyazilari, elestiri ve hikayeleri: orhan veli, nesir yazilari (1953, 2. b. denize dogru adiyla, 1970) adli kitapta toplandi. la fontaine’nin 49 fable’ini nazimla turkce’ye ceviren sair (la fontaine masallari, 2 kitap, 1943), ayni sekilde nasrettin hoca hikayeleri (1949) adli kitabinda da hoca’nin 72 fikrasini nazma cevirdi. ceviri kitaplarinin sayisi 12’dir.

asim bezirci’nin derledigi ceviri siirleri ise ceviri siirler (1982) adiyla; duzyazilari da, yenide butun yazilar i, ii (1982) adiyla yayimlandi.
orhan veli/butun eserleri dizisinin ilk kitabi edebiyat dunyamiz (1975)’da sairin duzyazilari, konusma ve roportajlari (haz. asim bezirci), ikinci kitapta butun siirleri (1975) derlendi.

hakkinda yazilanlar
adnan veli kanik, agabeyinin biyografisi ile basinda cikmis yazilarindan secme parcalari su kitapta derledi: orhan veli icin (1953).
sair uzerine bir inceleme asim bezirci’nin, zengin bir bibliyografya da veren orhan veli kanik adli eseridir (1967).


anlatamiyorum

aglasam sesimi duyar misiniz,
misralarimda;
dokunabilir misiniz
gozyaslarima, ellerinizle?

bilmezdim sarkilarin bu kadar guzel,
kelimelerin kifayetsiz oldugunu
bu derde dusmeden once.

bir yer var, biliyorum;
her seyi soylemek mumkun;
epeyce yaklasmisim, duyuyorum;
anlatamiyorum.

kaynak:http://www.biyografi.net/kisiayrinti.asp?kisiid=807
suslemeden siir yazan, tercume edilemeyen, yuzumuzun varligindan habersiz oldugumuz kaslarina kadar gulduren, bircok sarkicinin daha sonra siirlerini besledigi bir turk sairi.
en iyi siirlerinden biri ne yazik ki yarimdir. murekkep su yuzunden bagzi yerlerde dagilmistir. oldukten sonra dis fircasina sarili bulunmustur.
turkiyenin gelmis gecmis demiyelimde buyuk sairlerinden birisi...1. yeniyi basatmistir...genelde lise ders kitaplarinda onun siirleri okutulur...sokaktaki adama sair ismi sor sana soyleyebilecegi yek ismdir...bir sekilde hayatimizin icine girmistir...
bedava

bedava yasiyoruz, bedava;
hava bedava, bulut bedava;
dere tepe bedava;
yagmur camur bedava;
otomobillerin disi,
sinemalarin kapisi,
camekanlar bedava;
peynir ekmek degil ama
aci su bedava;
kelle fiyatina hurriyet,
esirlik bedava;
bedava yasiyoruz, bedava.
türkiyenin kazandığı en değerli şairlerden biridir. garip akımının öncüsüdür. fakir bir hayatı olmasına rağmen kalbi o kadar zengindir ki onun kalbinden çıkan dizeleri ne zaman okusam gözlerim dolar.
biri hariç
(bkz:serde erkeklik var ağlayamam)
kanımca en kolayı yapmış;zamanında halkın anlayamayacağı yazıları onların diline indirgeyerek asagı istikamette,dikey bir kültür olusturmustur,bu şiirleri sevenler en azından anlayabilcekleri bir kültür objesi olması hasebiyle bile ona sevgi,saygı beslerler,şiir kitabını okurken zatıma cok kez hayalkırıklıgı yaratan şair
ağlasam sesimi duyar mısınız mısralarımda
dokunabilir misiniz gözyaşlarıma ellerinizle...
diye başlayan şiiri ve tabi bir çoğu beni dize getiren müthiş bir şair.
ünlü mısralarının yanında çapkınlıkları ile de ünlü olan şahsiyet.götürdüğü hatunların haddi hesabı yoktur.bir yazısında bu hatunlardan tek tek bahseder.
0 /