mustafa kemal atatürk

4 /
faten
1 dunya savasında dusman oldugumuz yunanıstan’ın o zamanki baskanı tarafından nobel’e aday gosterılmıs ilk ve tek turk .
xerxes
"efendiler!

türk milleti, kendini ve memleketin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milliyetsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir."

atam,

gel şimdi bak bize nasıl bir toplum olduğumuzu gör...

ne hale geldik?

işte bu hale geldik...
muque
"...muhtaç olduğun kudret, damarlarında ki asil kanda mevcuttur!"

damarlarım da dolaşan asil kanın "isim babası".atam!
xerxes
"efendiler!

bir millet varlığı ve hakları için maddi ve fikrî bütün kuvvetleriyle ilgili olmazsa, bir millet kendi kuvvetine dayanarak varlığını ve bağımsızlığını sağlamazsa, şunun bunun oyuncağı olmaktan kurtulamaz."


ey büyük atam

şimdi biz abd’nin ve avrupa birliğinin oyuncağıyız

onlar ne derse biz yerine getiriyoruz, bize kızarlar yoksa

bizde aşağılık kompleksi var atam, maddi ve fikri kuvvetlerimizle ilgilenmiyoruz, ithal ediyoruz dışardan. bir de içerdeki yardakçılarla ilgileniyoruz

bu kafayla gidersek varlığımız ve bağımsızlığımız bile şüpheli durumda

ne kadar acı değil mi...

coldhot
1881: selanik’te doğdu.
1893: askeri rüştiye’ye girdi ve kemal adını aldı.
1895: selanik askeri rüştiyesi’ni bitirdi, manastır askeri idadisi’ne girdi.
1899 mart 13: istanbul harp okulu piyade sınıfına girdi.
1902 harp akademisi’ne girdi ve burada gazete çıkardı.
1905 ocak 11: harp akademisi’ni yüzbaşı olarak bitirdi, şam’a 5. ordu’nun 30. süvari alayı’nda staj yapmak için atandı.
1906 ekim: şam’da vatan ve hürriyet cemiyeti’ni kurdu. şam’da topçu stajını yaptı ve kolağası oldu.
1908 temmuz 23: meşrutiyet’in ilan edilmesi için çalışmaları.
1909 mart 31: 31 mart ihtilalinde hareket ordusu kurmay subayı olarak çalıştı.
1911 eylül 13: mustafa kemal, istanbul’a genelkurmay’a naklen atandı.
1911 kasım 27: mustafa kemal, binbaşılığa yükseldi.
1912 ocak 9: mustafa kemal, trablusgarp’ta tobruk saldırısını yönetti.
1913 ekim 27: mustafa kemal, sofya ateşemiliterliği’ne atandı.
1914 mart 1: mustafa kemal, yarbaylığa yükseltildi.
1915 şubat 2: mustafa kemal, tekirdağı’nda 19. tümeni kurdu.
1915 şubat 25: mustafa kemal’in maydos’a gidişi.
1915 nisan 25: mustafa kemal, arıburnu’nda itilaf devletleri’ne karşı koydu.
1915 haziran 1: mustafa kemal’in albaylığa yükselişi.
1915 ağustos 9: mustafa kemal, anafartalar grup komutanlığı’na atandı.
1915 ağustos 10: mustafa kemal, anafartalar’dan düşmanı geri attı.
1916 nisan 1: mustafa kemal’in tuğgeneralliğe yükselişi.
1916 ağustos 6: mustafa kemal, bitlis ve muş’u düşman elinden kurtardı.
1917 eylül 20: mustafa kemal, memleketin ve ordunun durumunu açıklayan raporunu yazdı.
1917 ekim: mustafa kemal, istanbul’a döndü.
1918 ekim 26: mustafa kemal, halep’in kuzeyinde bugünkü sınırlarımız üzerinde düşman saldırılarını durdurdu. 1918 ekim 30: mondros mütarekesi’nin imzalanması.
1918 ekim 31: mustafa kemal’in yıldırım orduları grup komutanlığı’na atanması.
1918 kasım 13: yıldırım orduları grup komutanlığı’nın kaldırılması ve mustafa kemal’in istanbul’a dönüşü. 1919nisan 30: mustafa kemal’in erzurum’da bulunan 9. ordu müfettişliği’ne atanması.
1919 mayıs 15: izmir’e yunan’lıların asker çıkarması.
1919 mayıs 16: mustafa kemal, bandırma vapuruyla istanbul’dan ayrıldı.
1919 mayıs 19: mustafa kemal, samsun’a çıktı.
1919 haziran 15: mustafa kemal, 3. ordu müfettişi ünvanını aldı.
1919 haziran 21: mustafa kemal, ulusal güçleri sivas kongresi’ne çağırdı.
1919 temmuz 8 / 9: mustafa kemal, askerlikten çekildi. (saat: 20:50)
1919 temmuz 23:mustafa kemal’in başkanlığı altında erzurum kongresi’nin toplanması ve bir temsil kurulu seçerek dağılması. (7 ağustos 1919)
1919 eylül 4: mustafa kemal’in başkanlığı altında sivas kongresi’nin toplanması ve 11 eylül’de sona ermesi.
1919 eylül 11: mustafa kemal, anadolu ve rumeli müdafaayı hukuk cemiyeti heyet temsiliyesi başkanlığı’na saçildi.
1919 ekim 22: amasya protokolü’nün imzalanması.
1919 kasım 7: mustafa kemal, erzurum’dan milletvekili seçildi.
1919aralık 27: mustafa kemal, heyeti temsiliye’yle birlikte ankara’ya geldi.
1920 mart 20: istanbul’un itilaf devletleri tarafından ele geçirilmesi, mustafa kemal’in protestosu, ankara’da yeni bir millet meclisi toplama girişimi.
1920 mart 18: istanbul’da meclis-i mebusan’ın son toplantısı.
1920 mart 19: mustafa kemal tarafından ankara’da üstün yetkiyi taşıyan bir millet meclisi toplanması hakkında illere duyuruda bulunulması.
1920 nisan 23: mustafa kemal, ankara’da türkiye büyük millet meclisi’ni açtı.
1920 nisan 24: mustafa kemal, büyük millet meclisi başkanı seçildi.
1920mayıs 5: mustafa kemal’in başkanlığında ilk hükümet’in toplantısı.
1920 mayıs 11: mustafa kemal, istanbul hükümeti tarafından ölüm cezasına çarptırıldı.
1920mayıs 24: mustafa kemal’in cezası padişah tarafından onaylandı.
1920 ağustos 10: osmanlı imparatorluğu delegeleriyle itilaf devletleri arasında sevr antlaşması’nın imzalanması.
1920 ocak 9 / 10: birinci inönü savaşı.
1921 ocak 20: ilk teşkilat-ı esasiye (anayasa) kanunu’nun esas maddelerinin kabulü.
1921 mart 30 / nisan 1: ikinci inönü savaşı.
1921 mayıs 10: mustafa kemal tarafından büyük millet meclisi’nde anadola ve rumeli müdafaai hukuk grubu’nun kurulması ve mustafa kemal’in grup başkanlığı’na seçilmesi.
1921 ağustos 5: mustafa kemal’e başkumandanlık görevinin verilmesi.
1921 ağustus 22: mustafa kemal’in yönetiminde sakarya meydan savaşı’nın başlaması.
1921 eylül 13: sakarya meydan savaşı’nın kazanılması.
1921 eylül 19: mustafa kemal’e mareşallik rütbesinin verilmesi ve mustafa kemal’in gazi ünvanını alması.
1922ağustos 26: gazi mustafa kemal’in kocatepe’den büyük taarruz’u yönetmesi.
1922 ağustos 30: gazi mustafa kemal’in dumlupınar başkumandanlık meydan savaşı’nı kazanması.
1922 eylül 1: gazi mustafa kemal’in: "ordular! ilk hedefiniz akdeniz’dir, ileri !" emrini vermesi.
1922 eylül 9: türk ordusu’nun izmir’e girmesi.
1922 eylül 10: gazi mustafa kemal’in izmir’e gelişi.
1922 ekim 11: mudanya mütarekesi’nin imzalanması.
1922 kasım 1: gazi mustafa kemal’in önerisi üzerine saltanatın kaldırılması.
1922 kasım 17: vahdettin’in bir ingiliz harp gemisiyle istanbul’dan kaçması.
1923 ocak 29: gazi mustafa kemal’in latife hanım’la evlenmesi.
1923 temmuz 24: lozan antlaşması’nın imzalanması.
1923 ağustos 9: gazi mustafa kemal’in halk fırkası’nı kurması.
1923 ağustos 11: gazi mustafa kemal’in 2. büyük millet meclisi başkanlığı’na seçilmesi.
1923 ekim 29: cumhuriyet’in ilan edilmesi.
1923 ekim 29: gazi mustafa kemal’in ilk cumhurbaşkanı olması.
1924 mart 1: gazi mustafa kemal’in büyük millet meclisi’nde halifeliği kaldırması ve öğretimin birleştirilmesi hakkında açış nutkunu söylemesi.
1924 mart 3: hilafetin kaldırılması, öğrenimin birleştirilmesi, şer’iyeve evkaf vekaletiyle (bakanlığıyla), erkanıharbiyei umumiye vekaletinin kaldırılması hakkındaki yasaların büyük millet meclisi’nce kabul edilmesi.
1924 nisan 20:türkiye cumhuriyeti teşkilatı esasiye (anayasa) kanunu’nun kabul edilmesi.
1925 şubat 17: aşarın kaldırılması.
1925 ağustos 24: gazi mustafa kemal’in ilk defa kastamonu’da şapka giymesi.
1925 kasım 25: şapka kanunu’nun büyük millet meclisi’nde kabul edilmesi.
1925 kasım 30: tekkelerin kapatılması hakkındaki kanunun kabulü.
1925 aralık 26: uluslararası takvim ve saatin kabulü.
1926 şubat 17: türk medeni kanunu’nun kabulü.
1927 temmuz 1: gazi mustafa kemal’in cumhurbaşkanı sıfatı ile ilk kez istanbul’a gitmesi.
1927 ekim 15 / 20:gazi mustafa kemal’in cumhuriyet halk partisi 2. kurultayı’nda tarihi büyük nutku’nu söylemesi.
1927 kasım 1: gazi mustafa kemal’in 2. kez cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.
1928 ağustos 9: gazi mustafa kemal’in sarayburnu’nda türk harfleri hakkındaki nutkunu söylemesi.
1928 kasım 3: türk harfleri kanunu’nun büyük millet meclisi’nde kabul edilmesi.
1931 nisan 15: gazi mustafa kemal tarafından türk tarih kurumu’nun kurulması.
1931 mayıs 4: gazi mustafa kemal’in 3.kez cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.
1932 temmuz 12: gazi mustafa kemal tarafından türk dil kurumu’nun kurulması.
1933 ekim 29: gazi mustafa kemal’in cumhuriyet’in 10. yıldönümünde tarihi nutkunu söylemesi.
1934 kasım 24: gazi mustafa kemal’e büyük millet meclisi tarafından atatürk soyadının verilmesi kanununun kabul edilmesi.
1935 mart 1: atatürk’ün 4. kez cumhurbaşkanlığı’na seçilmesi.
1937 mayıs 1: atatürk’ün çiftliklerini hazine’ye ve taşınamaz mallarını da ankara belediyesi’ne bağışlaması. 1938 mart 31: atatürk’ün hastalığı hakkında cumhurbaşkanlığı genel sekreterliği’nin ilk resmi duyurusu.
1938 eylül 15: atatürk’ün vasiyetnamesini yazması.
1938 ekim 16: atatürk’ün hastalık durumu hakkında günlük resmi duyuruların yayınına başlanması.
1938 kasım 10: atatürk’ün ölümü. (perşembe, saat: 09.05)
1938 kasım 11: istanbul şehir meclisi’nin olağanüstü toplantı yapması. saraydaki cumhurbaşkanlığı forsunun indirilerek yerine yarıya kadar indirilmiş türk bayrağı’nın çekilmesi.
1938 kasım 12: atatürk’ün ölümü dolayısıyla, yüksek öğretim gençliğinin üniversite konferans salonu’nda toplanması.
1938 kasım 13: gençliğin taksim cumhuriyet anıtı önünde toplanarak atatürk’ün kurduğu cumhuriyet’i koruyacaklarına ant içmeleri.
1938 kasım 14: büyük millet meclisi çok hazin bir toplantı yaptı.
1938 kasım 15: hükümet atatürk’ün ankara’da ebedi istirahat yerine konulacağı 21 kasım 1938 tarihini ulusal yas günü olarak duyurdu.
1938 kasım 16: istanbul’lular atatürk’ün dolmabahçe sarayı muayede salonu’ndaki katafalkı önünde sabahın ilk saatlerinden gecenin son saatlerine kadar saygı ve üzüntü içinde son görevlerini yaptılar.
1938 kasım 19: büyük bir törenle, atatürk’ün dolmabahçe’den alınan yüce cenazesi, önce sarayburnu’na, oradan zafer torpidosuyla yavuz zırhlısına götürüldü.yavuz zırhlısıyla izmit’e kadar götürülen tabut, oradan ankara’ya yolcu edildi.
1938 kasım 20:atatürk’ün sevgilinaşı ankara’ya ulaştı ve ankara’da büyük millet meclisi önündeki katafalka konuldu. ankara’lılar da son görevlerini saygıyla yaptılar.
1938 kasım 21: atatürk’ün cenazesinin etnoğrafya müzesi’ndeki geçici kabre konulması.
1938 kasım 25: atatürk’ün vasiyetnamesinin açılması.
1938 aralık 26: atatürk’ün "ebedi şef" sanıyla anılmasının kabul edilmesi.
1953 kasım 4: atatürk’ün geçici kabri’nin açılması.
1953 kasım 10: atatürk’ün cenazesinin anıt-kabir’e nakledilmesi.
serdarabay
adını kullanarak biyerlere gelmeyi,menfaat ummayı düşünenlerin rezilliklerine rağmen,onu adeta yeni bir dinin sembolü gibi görenlerin saçmalamalarına rağmen o saf,o duru liderimizin adı hiçbir zaman kirletilememiştir.o olmasaydı şu an kimimiz yunan köşelerinde,kimimiz ingiliz kimimiz rus köşelerinde kendimizi yitirmiş,dağılmış,milenyum köleleri olmuştuk ki bu bir türk ün ruhunun tam zıttıdır.hainlerin,milletini satanların,dış kaynaklarla beslenenlerin kol gezdiği ve paylaşılmak istenen bir anadolunun kaldığı dönemde dirilişimiz olmuş,kendimize gelişimiz olmuş,hainlerin tepetaklak bitişi olmuş bir kurtarıcıdan söz ediyoruz.atam sen huzurlumu yatıyorsun bilmiyorum ama ben senin adına huzursuzum.çünkü o tepetaklak olan hainler hala aramızda.senin adını ağızlarına sakız yapmış,seni bize soğutuyorlar adeta. en büyük oyunları bu.nefretim artıyor da artıyor onlara. biz ise hain gibiyiz ki senin kurtarıp getirdiğin düzenin üzerine hiçbirşey kuramadık,yükseltemedik. yerimizde sayışımız geri adım atışımız oldu. senin hakkın ödenmezken biz senin aksine hareket eder olduk.hainler bizi uyuttu.uyanmalıyız biliyoruz,hainler her zaman olacak ama onları iyi tanımalıyız.sen düşmanlarını çok iyi tanırdın,biz se dosta düşmana garez besledik,geri düşüşlerimizi onlara bağladık.oysa biz çalışkan olup,kalkınsaydık hainlerin oyunlarını bozardık.dostu düşmanı iyi belirlemek gerek bunu sen öğrettin.bunu başaracağımızı ümit ediyor, dinimizi,dilimizi,birliğimizi koruduğun için bu sanal alemden sana teşekkür ediyorum.ne mutlu türküm dediğine.ne mutlu bize önderlik ettiğine...
darkofdirt
bugüne kadar 4000’i aşkın kitap okumuş ve bir cok konuda yüksek bilgiye sahiptir.büyük bir komutan ve devlet adamı olmasa belki de büyük bir matematikçi,edebiyatcı,düşünür olabilecek büyük zeka ve şansımızdır.
baharat
kelimeler yetmez onu anlatmaya,vatanı kurtarmak için kendi hayatını tehlikeye atan cesur yürek.tek başına bir ülkenein kaderini değiştiren kahraman.
emhhre
çağımızın en büyük liderlerinden biriydi.türkiye’nin,dünyanın en ileri ülkeleri arasında hakettiği yeri almasını sağlamıştır.
general mc.artur (a.b.d 1938)

atatürk,yalnız türkiye’nin değil bütün doğu’nun ata’sı idi.
altes veli han(afganistan,1938)

atatürk,kişilik ve yeteneğin dev gibi bir simgesiydi.
national tidense gazetesi(danimarka,1938)

çökmüş bir ülkeye geçmişin tarihsel değerini geri veren atatürk olmuştur.
massagero gazetesi (italya 1938)

atatürk,tarihte ülkesinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır.
le morgen bladet gazetesi

atatürk türkiye’yi utanma ve çöküntüye uğramaktan kurtardı.
gazete polka(polonya 1938)

atatürk’ün ölümü yalnız türk ulusu için değil,o’nun örneğine çok muhtaç olan bütün doğu ulusları için de büyük kayıptır.
eleyyam gazetesi(suriye 1938)

atatürk’ün ölümü gerek türkiye için gerekse bütün dostları için derinliği ölçülmez bir kayıptır.
izvestia gazetesi(rusya)
angelica
su anı dünümüzü yarınımızı sadece ona borçlu oldugumuz ulu önder.ayrıca bize en güzel hediyeyi veren cumhuriyete kavusturan lider.
firambogaz
son mektup
siz beni hala anlayamadiniz
ve anlamayacaksiniz caglarca da
hep tutturmus "yil 1919 mayisin 19u" diyorsunuz
ve eskimis sozlerle beni ovuyor, ovuyorsunuz
mustafa kemal’i anlamak bu degil.

mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
birakin o altin yapragi artik
birakin rahat etsin anilarda sehitler
siz bana neler yaptiniz ondan haber verin
hakkindan gelebildiniz mi yoklugun, sefaletin?
mustafa kemal’i anlamak yerinde saymak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.

bana mustular getirin bir daha
uygar uluslara esit yeni buluslardan
kuru soz degil is istiyorum sizden anladiniz mi?
uzaya turk adini ataturk kapsulleriyle yazdiniz mi?
mustafa kemal’i anlamak avunma degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.

hala o acikli agitlar dudaklarinizda
hala oturmus bana on kasimlarda agliyorsunuz
uyanin artik diyorum, uyanin, uyanin!
uluslar fethine cikiyor uzak dunyalarin
mustafa kemal’i anlamak goz boyamak degil!

mustafa kemal ulkusu sadece soz degil
beni seviyorsaniz eger ve anliyorsaniz
laboratuvarlarda sabahlayin, kahvelerde degil
bilim agartsin saclarinizi, kitaplar
ancak boyle aydinlanir o sonsuz karanliklar
mustafa kemal’i anlamak aglamak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil

demokrasiyi getirmisim size ozgurlugu
goruyorum ki hala ayni yerdesiniz hic ilerlememis
birbirinize dusmussunuz halka egilmek dururken
hani koylerde isik, hani bolluk, hani kaygisiz gulen?
mustafa kemal’i anlamak itismek degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.

arayi kapatmanizi istiyorum uygar uluslarla
bilime, sanata varilmaz rezil dalkavuklarla
bu vatan, bu canim vatan sizden calismak ister
paydos ovunmeye, paydos avunmaya, yeter yeter
mustafa kemal’i anlamak aldatmak degil
mustafa kemal ulkusu sadece soz degil.

halim yagcioglu

serdarabay
"size ölmeyi emrediyorum" dedi ve ölümü vatanın ihyası için hiçe saydı.şarapnel parçası onu yaralarken kırılan saate üzülmüştür belki,oysa o can bu milletin hizmetine adanmıştı, kendisinin değildi adeta.evet (bkz: çanakkale) bize hem özgürlüğümüzü hemde özgürlüğümüzün daimi için atatük ü kazandırmıştır.
serdarabay
mustafa kemal’i ayrı atatürk ü ayrı göstermeye kim kalkar anlamam.hatta bir ifade daha takılır dilimize: kemalist,kemalizm falan. kim kim oluyorda babasının oğlu gibi ona isimler takıyor? onun adının değişmesine yol açtığını zannediyor? o türk milletinin ünvanıyla atatürk’tür.o mustafa kemal atatürk’tür. sadece soyisim değil...
tiryaki
ahmet altan’ın pek hazzetmediği şahsiyet.kendisi atakürt başlıklı yazısında bunları dile getirmiş,bu makalesiyle de dgm’lik olmuştur.şöyle ki:

mustafa kemal, selanik’te degil de musul’da dogmus bir osmanli pasasi olsaydi kurtulus savasi’ni türklerle ve kürtlerle birlikte gerçeklestirdikten sonra kurulmasina önayak oldugu cumhuriyetin adini “kürdiye cumhuriyeti” koysaydi, kendisi de meclis karariyla “atakürt” adini alsaydi.

kürdiye cumhuriyeti’nin bütün vatandaslarina “kürt” denecegi için hepimiz “kürt” sayilsaydik, taksim’e, kadiköy’e, kizilay meydani’na, kordon’a “ne mutlu kürdüm diyene” pankartlari asilsaydi...

“kürdiye’de” türk olmadigi, herkesin aslinda kürt oldugu söylenseydi, kendilerini türk sananlarin aslinda “deniz kürdü; olduklari iddia edilseydi...

kürtlerin “yedi bin yillik” bir tarihi bulundugunu, anadolu’nun esas sahiplerinin kürtler oldugunu, mogollarin, hunlarin, etrüsklerin aslinda kürtlerin atasi sayildigini, osmanli’daki kürt pasalarinin kahramanliklarini derslerde okusaydik.

teoman, cengiz, atilla, osman gibi isimler almamiz yasaklansaydi, berfin, beruj, tiruj, nevruz gibi isimler almak zorunda kalsaydik...

türkçe televizyon kurulmasi yasak edilseydi, bütün televizyon yayinlari kürtçe yapilsaydi...

romanlarimizi, hikayelerimizi, siirlerimizi kürtçe yazmak zorunda kalsaydik, yalnizca kürt sarkilari dinleseydik, gazetelerimizi kürtçe çikarsaydik...

okullarimizda yalniz kürtçe okutulsaydi ve türkçe okutulmasi yasaklansaydi...

“biz türküz, bizim bir tarihimiz, bir dilimiz var” dedigimizde sorgusuz sualsiz hapislere atilsaydik.

istanbul’da, ankara’da, izmir’de, bursa’da, edirne’de polis sürekli olarak bizi izleseydi, “özel timler” bizim “kürdiye cumhuriyeti’ni” parçalamak isteyen “ayrilikçilar olmamizdan” kuskulanip hepimize sürekli “suçlu” muamelesi yapsaydi, sirf türk oldugumuz için hakaretlere ugrasaydik.

12 eylül darbesinden sonra bütün bati bölgesindekiler hapishanelere doldurulsa, inanilmaz iskencelerden geçirilse, bogazlarina kadar çamurlarin içine battiklari hücrelere konsa, tazyikli sularla iç organlari perisan edilse, azgin köpeklerle bacaklari parçalansaydi...

evlerimiz basilsa, ayrilikçi “türk teröristlere” yardim ettigimiz iddialariyla apartmanlarimiz yakilsa, biz evimizden bir esya bile alamadan çikarilip, diyarbakir’a, hakkari’ye sürgüne gönderilerek, çadirlarda yasamak zorunda brakilsaydik...

biz türkler razi olur muyduk, ’iste hepiniz kürdiye cumhuriyeti’nin vatandai olarak birir kürtsünüz, ayrica türklük diye niye tutturuyorsunuz, isterseniz basbakan bile olabilirsiniz’ sözlerini bir hakkaniyet isareti olarak kabul eder miydik?

yoksa türk kimligimizin, dilimizin, kültürümüzün, bu ülkenin ’esit’ vatandaslari olarak kabul edilmesinde israrci mi olurduk?

bu ülkenin türk ve kürt vatandaslari var ve tarih ’türk’ çizgisinden yürümüs, bu gün bizim ’türk’ oalarak kabul edemeyeceklerimizi kürtlerin kabul etmesini istemisiz, bu yersiz istek sonunda patlamis, ülke önce teröre arkasindan iç savasa yuvarlanmis.

türkiye’nin bu kanli karmasadan ’demokrasiyle’ ve kürt vatandaslarin ’kimliklerinin’ kabulüyle kurtulacagina inanan insanlar, bu düsüncelerini dile getirdiklerinde, bizim yöneticilerle taraftarlari hep ayni soruyu soruyor:

-nedir demokratik çözüm, nedir kürt kimligi?

biz türkler, bir ’kürdiye cumhuriyeti’nde’ yasasaydik ne isteyeceksek, bu isteklerin bu gün kürtler tarafindan dile getirilmesini kabul etmektir demokrasi.

kendimiz için isteyecegimizi, bizimle esit oldugunu kabul ettigimiz insanlara vermemek için bu kadar kan dökmeye, ülkeyi bir çikmaza sürüklemeye deger mi?

degmez diyenler ’demokrasi’ istiyor iste.


xerxes
"eğitimdir ki, bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı yüksek bir toplum halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder."

mustafa kemal atatürk.


ey büyük atam,

şimdi gel de şu bizim eğitim sistemimize bak. ne kadar milli olduğunu gör. yabancı dille eğitim sayesinde beynimiz yıkandı. anamızla, babamızla bile türkçe konuşamaz olduk. zihnimiz, beynimiz köreldi. batının uşağı olduk. batının tuvalet temizleyicileri olduk...

ağla şimdi...
4 /

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol