mircea lucescu

galatasaray ve besiktas takimlarini da calistirmis olan rumen taknik direktor. calistirdigi takimlari gereginden fazla defansif oynatip taraftarin goz zevkini bozan teknik direktor.lakin taktiksel olarak fena adam degildir.turkiye’de farkli iki takimla ustuste iki sampiyonluk yasayan tek adam.
galatasaray’da calistigi donemde mario jardel ile tip nedeniyle kokorecci - kestaneci ikilisini andiran teknik direktor.

evet hem galatasaray’i hem besiktas’i sampiyon yapmistir. ancak ikisinin de futbol kalitesinin icine etmistir bu zat-i muhterem. zira sampiyonluga oynayan bu iki buyuk takimin bir akcaabat sebat spor’dan bile daha az hucum etmeye yonelik: "aman 1-0 olsun benim olsun"cu oyun stilini benimsemesini saglamis, alttan gelen diger ufak takimlarda da "imam osurursa cemaat sicar" $iarini yaymistir.

zira bir derwall, ya da bir feldkamp’in tirnagi bile olamayan bu zat-i muhterem ile zaten ne kopekler ister ne de atlar olurdu.
her takimda oldugu gibi giderayak besiktas’in da basini yakmis midyeci benzeri futbol insani.
uefa da galatasarayin basindayken real madridi del bosque ile yenen rumen teknik direktor...

besiktastaki "as" i olan pancu’nun fenerbahceye karsi olan "kaleci oyuncu" performansini gordukten sonra futboldan anlamiyor denilmez...
calistirdigi her takima zevksiz bir futbol oynatan ve klasik bir italyan futbol mentalitesine sahip olan teknik adam. bence lucescu nun hayatinda yaptigi tek bir hayirli is var o da hagiyi 18 yasinda romanya milli takimina cagirmak
turkiye’yi cavucesku’nun diktatorlugu zamanindaki romanya’ya benzetmis gaflet ve delalet icindeki,futbol bilgisi 10 kisi defans yapmaktan baska birsey olmayan kucuk dusunceli teknik direktor torbaci karisimi sahsiyet..
hiç bir zaman oynattığı futbolu beğenmediğim ve futbolun bu hale gelmesine(tamamen taktikselleşmesine) sebebiyet veren teknik adamlardan biri olduğunu düşündüğüm ve tasvip etmediğim kişi...
aldığı paraları saç traşı dışında her şeye yatıran at hırsızı tipli teknik provakatör.
günümüzde iyi futbol galibiyetsiz karın doyurmamaktadır. genel olarak lucescu’unun defansif stili benimsediğinden bahsedilmiş. tamamiyle doğrudur. lucescu’nun calıstırdığı takımların 3-0 ya da 4-0 gibi bittiği maçlar yok denecek kadar azdır. futbolu öldürür. izleyiciler uyur. vesaire vesaire ancak madalyonun diğer tarafına baktığımızda 1 sene önce uefa sampiyonu olan galatasaray ondan sonra ki sene kadrosunda önemli eksiklikler olmasına rağmen şampiyonlar ligi’nde ilk önce çeyrek final ardından son maçta çeyrek finali barcelona’ya 1-0 kaybederek kaçırmıştır. türkiye şampiyonluklarıda cabası. diğer yandan atak oynayan futbolu ’’ zevk’’ veren galatasaray 2002 den beri götünü doğrultamıyor.sikerim böyle aşkın ızdırabını arkadasım benim takımımda ronaldinho yok , deco yok, henry yok, del piero yok, gerrard yok hele terry dir yok efendim lampard’tır hiç yok. bi aralar arda vardı cabuk götü kalktı ne zaman çalım atıp ne zaman pas vereceğine karar veremez oldu. lucescu’da bunu biliyordu ona göre oyun sistemi kuruyordu. kimse gak guk yapmasın böyle giderse şampiyonlar ligi’ne türkiye’den takım almaya dahi tenezzül etmeyecekler.
takımı galip gelirken bile taraftarına zevk vermeyen oyunu yuzunden eleştirilen, futbolu sadece savunma yapmaktan ibaret sanan futbol adamı. real madridi 2-0 dan gelip 3-2 yendiğimiz maç sonrası 2 ’devre arası onlara ne soylediniz’ sorusuna ’ben onlara bir şey demedim taktik de vermedim çıkın istediğinizi yapın dedim onlar da maçı çevirdiler’ diye cevap verecek kadar da mütevazidir.
bazı gazetelerin verdiği habere göre beşiktaşla el sıkışan rumen teknik direktör inşalla gelir yine şampiyon yapar beşiktaşımızı hiçkimse tigana kadar kötü oynatmaz herhalde.

edit:sergenide istiyoruz lütfen.
super lig tarihinin gelmiş geçmiş en iyi yabancı teknik direktörü... galatasaray’ı çalıştırdığını ve oynattığı futbolu gördüğüm için kendimle gurur duyuyorum.
mircea lucescu, 1945 yılında bükreş’te doğdu. dinamo bükreş ve corvinul takımlarında forma giydikten sonra 1978 yılında corvinul’da oyuncu antrenör olarak teknik direktörlüğe adım attı. 1981’de romanya milli takımı’nın hocası oldu. beş yıl süreyle çalıştığı milli takımda hagi’ye ilk kez forma giydiren teknik direktör olarak tarihe geçti ve romanya’yı 1984 avrupa şampiyonası finallerine taşıdı. 1986’dan itibaren dört yıl dinamo bükreş’te görev aldı ve takımı 1990’da kupa galipleri kupası’nda yarı finalist yaptı. 1990 - 96 arasında italya’da pizza, brescia ve regiana’yı çalıştırdı. 1998 sonunda altı ay süreyle inter’i çalıştırdı ve daha sonra dinamo bükreş’e döndü.

200 yılının 26 haziranı’nda galatasaray ile sözleşme imzalayan lucescu, geldiği dönemde terim gibi bir teknikdrektörün ardından bir hayli sıkıntı yaşadı. terim’in kadrosundan bir çok futbolcu avrupa’da değişik kulüplerle anlaşırken, lucescu yeni bir kadro oluşturmak zorundaydı. özellikle hakan’ın inter’e gitmesinin ardından hücum gücün’de bir azalma olması bekleniyordu. bunun ötesinde uefa kupasını kazanmış bir takıma yeni bir güç ve vizyon vermek zorluğuyla karşı karşıya kalan hoca, ilk başlarda bir çok basın mensubu tarafından da eleştirildi.

ilk sezon hep fatih terim ile kıyaslanan hoca, sakin duruşuyla dikkatleri üzerine çekiyordu. ve galatasaray bir çok eksikliklerine rağmen şampiyonlar ligi’nde ilk defa çeyrek finale çıkma başarısı gösteriyor, fakat çeyrek finalde de real madrid’e şanssız bir şekilde eleniyordu. sezon sonunda ise galatasaray amansız bir yarıştan sonra fenerbahçe’nin arkasından ikinci oluyordu. bu arada eleştiriler sürüyordu. fakat kurt hoca sezon sonunda şu cümleleri sarfediyordu. "herkesle savaşmak zorunda kaldım ve bu yüzden yaralıyom. geldiğim günden beri sürekli mücadele verdim. basınla savaştım. bana hep terim’i örnek gösterdiler. hep aleyhimde oldular, taraftarı kışkırtmaya çalıştılar. beni göndermek istediler, ama yılmadım direndim. hiç kimse galatasaray’ı başarısız diyemez. süper kupa’yı aldık. şampiyonlar ligi’nde çeyrek finale kalıp, bir ilk gerçekleştirdik. ligde tüm zorluklara rağmen şampiyonluğu son ana kadar kovaladık. bunlar önemli işler."

2001-2002 sezonunda daha büyük sorunlar bekliyordu lucescu’yu. karpatlar’ın maradonası olarak adlandıralan hagi futbolu bırakmış, okan ve emre inter’le anlaşırken, bir çok futbolcu avrupa kulüpleri tarafından teklif alıyor ve bütün bunların yanında kulüpteki mali problemler had safhaya ulaşmıştı. ve galatasaray takım halinde hemen hemen baştan sona yenileniyordu. bu şartlarda lige girildi. ve lucescu bu şartlara rağmen galatasaray’ı 2001-2002 futbol sezonunda şampiyon yaptı.


galatasaray’ın başına fatih terim’in geçmesi üzerine lucescu, bu takımdan ayrıdı ve beşiktaş’ın başına geçti. şimdilerde ise ukrayna’nın shakhtar donetsk takımını çalıştırmaktadır.



not: kimkimdir gen tr sitesinden alıntıdır...
0 /