ken folletts the pillars of the earth

türkçe ismiyle '' ken follet'ten bir katedralin öyküsü''

kısa ve net şekilde. şimdiye kadar oynadığım en iyi point&click oyunudur. oyun 3 bölümden oluşuyor ve son 2 bölümün bu yıl çıkmasından dolayı benim için 2018, yılın oyunu ödülünü de almıştır. ( god of war, detroit, spider-man, rdr 2, bf 5 gibi oyunlar olmasına rağmen )

çok kısa oyunun hikayesinden bahsedecek olursak, 12.yüzyıl ingiltere'si ve dönemin dini yapısı konu ediniliyor. ve oyun bittiğinde dinler hakkında çok derin şüpheleriniz kalıyor. bunların yanı sıra savaşlar ve yine dönemin yaşam şekilleri çok güzel şekilde anlatılıyor. atmosfer olarak yine aynı hissiyatı verdiğini söyleyebiliriz. oyunun hikaye anlatımı konusunda biraz taraflı yorum yazmış olabilirim, zira dinler hakkında sorgulama isteği yaratsa da örnek alınabilecek güzel yanlarını da görebiliyoruz.

şimdi bu oyun neden çok iyi onu açıklayalım.

anlattığı hikaye oyunun başından sonuna kadar ilgi çekici ve merak uyandırıcı.
grafik tarzı harika. seslendirmeler çok iyi. oynanış sade ve olabildiğince seçenek dolu. seçimleriniz büyük ölçüde değişiklik yaratmıyor ama yine de fazlaca var. karakter geçişleri aşırı iyi. hikaye kurgusu ve karakterle olan bağ... vee olağanüstü etkileyici müzikleri... zaten benim nezdimde bir oyunu kaliteli yapan detaylardan en büyüğü müzikleridir, bu oyunda inanılmaz başarılı buldum. sanırım last of us 'dan sonra en iyisi...
kısaca oyunda eksi olarak sayabileceğimiz çok az şey var. sadece oynanış yapısı itibariyle herkese hitap etmiyor. sırf bu yüzden oynamayan bir çok insan var. bu durum oldukça üzücü. bu oyun eğer sanatsal anlatım biçimiyle değilde, fps kamera açısıyla çıksaydı olduğundan 10 kat fazla satardı. yeni nesil oyunculuğun durumu işte böyle .

broken sword, deponia gibi serileri severek oynamış biri olarak her açıdan daha başarılı buldum. aslında point click tarzı 90'lı yıllara göre ölüm döşeğinde diyebiliriz. yeni nesil oyun dünyası bu tarzdan epey uzaklaştı. şimdilerde moba, battle royale gibi oyun dünyasını etkisi altına almış akımlar mevcut. ilk olarak multiplayer ağırlıklı oyunlardan, artık tümüyle multiplayer odaklı oyunların çağına geçtik. oyunların hikaye modları paçavra gibi kenara atılmaya başlandı. en yeni örneği (bkz:call of duty black ops 4)

oyunda en beğendiğim ve spotify listemin başlarında kendine yer edinen parçasını da şöyle bırakayım.