interstellar

hala adam gibi bir sürümünün torrenti du$memi$ internete. e zamanimiz da yok ki gidip izleyelim. yapimcilar buna bir care bulsunlar. misal vizyona giren filmler kendi sitelerinden e$ zamanli olarak sinema bedeli kar$iliginda izlenebilmeli.
3 saatlik bir ba$yapit.

arkada$, biz ak$am domates corbasi mi icsek bulgur pilavi mi yesek diye du$unurken, adamlar oturmu$lar boyle bir senaryo yazmi$lar, bir de bunun muhte$em bir filmini cekmi$ler.

oyuncularin hepsi muhte$emdi, film mukemmeldi, muzikler ayri guzeldi. daha da boyle bir film kimbilir ne zaman gelir. eger solucan deliği nedir, kara delik kimdir, zaman ve izafiyet kimlerdendir biliyorsan filmden inanilmaz keyif alirsin. bunlardan haberdar degilsen uzak dur bu filmden, cok sıkılırsın.
sinemada 3 kez izlediğim sonrasında internetten 1 kez daha izlediğim harika film independence reisin de dediği gibi kavramlarla ilgili fikir sahibiyseniz zevk alma ihtimaliniz çok yüksek, yarın bir kez daha izleyebilirim ayrıca müzikleri de (bkz:hans zimmer) tarafından yapılmıştır çok başarılıdır.i
uzay, zaman, karadelik boyutlar, ışık hızında yolculuk, hız arttıkça zamanın yavaşlaması gibi gibi kuantum fiziğine giren ve ilgili değilseniz anlaması güç olan soyut kavramları somutlaştırıp elimize veren film.
iyi bir film ama bence yeni bir 2001 ya da solaris olabilecekken fazla hafifletilerek bir çeşit kamu spotu ve macera filmi seviyesine geri çekilmiş. insanlara, neredeyse 100 yıldır bilim çevrelerinde malum olan ancak ilgisiz kalabalığın hala habersiz olduğu fiziksel gerçekleri güzel tanıtıyor, öğrenme isteği oluşturuyor. çevrecilik ve aşırı tüketimle ilgili öğütler de veriyor. bunları yaparken de menzilini kısaltmak ve dilini basitleştirmek zorunda kalıyor. yönetmen için pek de cesur bir deneme değil. seyir zevki ve macera duygusu katılmış bir kamu spotu olmuş. kanser olmuş ve öleceğini bilir halde sürekli bir çöküş içinde yaşayan bir insanın hissiyatı ve adım adım çöküşünün hikayesini dünyaya uygulamış. zamanında düzgün yiyip içseydin böyle olmazdı ama geçti artık, mesajını başarıyla iletmiş. seyircide "neyse ki bu bir film. benim dünyamda henüz böyle şeyler olmadı. öyleyse salondan çıktıktan sonra daha çevreci olayım." etkisi yaratmaya çalışmış. baba-kız ilişkisine aşırı ve biraz da hastalıklı bir ağırlık vererek seyirciyi aile kavramı üzerinden bir özdeşim yoluyla filme bağlama çabasına girişmiş. bunlar filmin harika fikrini uygulamada çok kısıtlamış. fikrin hakkı tam verilememiş. bunlar yoluyla gişe başarısı kolaylaşıyor ve ortalama izleyicinin daha kolay anlaması sağlanıyor fakat seyirciye ineyim derken kendi çıkacağı yerden de olmuş.