ilk aşk

ezginin gunlugu’nun 2003 yilinda cikarttigi albumle ayni ismi tasiyan sarkisi.aha sozleri..

simdi ben oldum yeniden
kacinci kez yitirdigimi buldugum
kardesim kadar eski bir sokakta seni gordum
anladim artik beyaz bir vapurdur ask
makine dairesinde soylemedigimiz sozler
uyutmaz yolculari sabaha kadar
seni gordum
seni mi gordum?
cozuldum gecmis gibi
bir karanfil acmis gibi yakamda
kokladim yalnizligimi acidim kendime sonra
zamanin uzumleri hep sarap olmus
ilk askim deli askim bana care bul
kendine care bul baglandi elim kolum neyleyim
ilk askim deli askim bana care bul
kendine care bul
gel coz beni azad et benden
bu dunya naylon anlamak guc
birak yikasin icimizi gecmis
bu dunya naylon anlamak guc
birak yikasin ikimizi gecmis...
hayat boyunca yasanan en siddetli, en saf, en unutulmaz duygu... sonrakilerin hep kiyaslanmak zorunda kalacagi insan.
sadece ilk aşktadır o kalbin düşer gibi hoplaması ,bir gülüşe ruhunu satma isteği,bir göz kaçırdığında köprüden atlama krizi ,sensiz yaşayamamın ithafı.sonrakiler yaşanmış aşkın eksik klonlarıdır ,tecrübeyle,yaşla,cinsellikle tamamlanmaya çalışılan.
her insan kendi kaderini kendi yazar
şimdi ben ilk ; 7 yaşındaydım , aşık oldum , ilkokul arkadaşımdı , bir gün saçımı çekti bende ona vurdum , çok eğlenceliydi ,
eve beraber yürüyerek döner , çocukluğun verdiği o tuhaf korkusuz sevinç ve coşku ile konuşur gülerdik . sonra o üçüncü sınıfta ailesi ile
abd ye göç etti . yemeden , içmeden kesildim , kalbim ağırıyordu (ağrı fizikseldi) , okula gitmez oldum , doktorlara götürdüler ,
birşey bulamadı doktorlar , birini mi kaybettiniz , çocuk depresyonda sanki dediler , hayır dedi yapımda emeği geçenler , bilemediler , çocuk ,
çok acı çekiyordu , aşkı onu bırakıp bir daha dönmemek üzere gittiğinden ne yapacağını bilemiyor sadece acı çekiyordu .
iki ay sonra , sınıfa iki mektup geldi , biri genel ; sınıfa yazılmış , diğeri bana ,
öğretmen hıyarı ; bana gelen özel mektubu da okudu sınıfta ;
ne yazıyordu hatırlamıyorum cümleleri , ve ne yazık elimde değil o mektup , (hıyar öğretmen bana vermedi yani )
ama şu çok net aklımda ; seni hiç unutmayacağım ve eğer dönersem geri , seni mutlaka bulacağım ve yürüyeceğiz gene birlikte ..
(cümleler bunlar değildir kesinlikle -9 yaşında kurulamıyor böyle cümle - , ama anlamları bunlardı .)

hala bekliyorum , çok uzun oldu ve hiçbir haber alamadım , ama bekliyorum , gelirse beni bulacak ve biz gene yürüyeceğiz , boğazda .

5. sınıfta geçmiştim şehir değişikliği yapmıştık babamın tayini sebebiyle yabancı okul yabancı insanlar yabancı öğretmenler çok zor gelmişti ilk gün okula gitmek. neyse işte gittim ben okula öğrenci sırasında fatıma diye biz kızla lafladık hoşgeldin nerden geldin nerelisin diye bi yığın soru sordu andımız istiklal marşı okundu sınıflara geçtik hiç unutmam ortanın önden 3.sırasına oturdum nedense sevememiştim sınıfı bıkkınlıkla koydum başımı sıraya duvarladaki asılı resimlere bakıyorum geçen yıllardan kalan sonra bi oğlanla göz göze geldim kara kara gözleriyle bana bakıyodu bakış o bakış ben şu yaşıma geldim hala ara ara aklıma geliyor. denilen doğruymuş ilk aşk unutulmazmış.
genellikle cocukken ya$anmi$ olup,her akla geldiginde insanin yuzune kar$i koyamadigi bir gulucugun yerle$mesini saglayan insan..
yönetmenliğini nihat durak’ın yaptığı, çetin tekindor, vahide gördüm, halit ergenç, ayşen gruda, erol günaydın gibi oyuncuları da bünyesinde barındıran, vizyonda yer alan ege hikayelerinden bir diğeri. (öteki için (bkz:dondurmam gaymak))
bu oyuncu kadrosu ile tabiki çok başarılı bir oyunculuk izleme fırsatımız oluyor ama 350bin versiyonunu izlemiş olduğumuz bir "ilk aşk" konusunun etrafında dönüyor olmasaymış keşke. "aşık olduk, kavuşamadık, yıllar sonra birbirimizi bulduk ama çok geç kalmıştık" konusu çevresine örülen olaylardan oluşuyor. buradan da şu çıkıyor; senaryoda iş yok ama oyuncular çok iyi olduğu için film kurtuluyor.
uykumu getiren şarkı. hele saksofon solo atarken gözlerim kapanır resmen. yine de çok güzel şarkı.
doğumdan itibaren nasıl devamlı birşeyler keşfedilirse bunu keşfederken seninle, içinde hissettiğin birinin olmasıyla hissetmek ve keşfetmek. onun içinde olmak ve onu içinde hissetmek isteği...
çetin tekindor,dolunay soysert,tarık pabuccuoğlu,okan yalabık gibi oyuncuların da kadrosunda olduğu bugün gösterime girmiş olan türk filmi.
10 yaşında rastladığım en son 12 yaşında gördüğüm, o zamandan beri ne yaptığını bilmediğim, hiçbir şekilde haber alamadığım, nerde ismini görsem, "acaba o mu?" diye düşündüğüm, "keşke burda olsada o zaman söyleyemediklerimi şimdi söylesem" veya "oda beni seviyodu biliyorum" dediğim çocukluğumun en büyük hatırası.. hala düşündükçe gülümserim, hala paylaşamam, hala saygı duyarım..
bazen cok gec de yasanabilen bir duygu. 26 yasinda asik olunca öncekilerin askla ilgisi yokmus dedirten ve ciddi ciddi karına kalbe kramplar girmesine sebep olan his öbeği.
ilk aşkların nasıl büyük bir hüzünle son bulabileceğini anlatan güzel denebilecek bir film. gideceklerin çok büyük beklentilerle gütmemesi gerekir bu filme. oyunculuklar amcalara yakısacak derecede çok güzeldir ama elde adam gibi bir senaryo ve kurgu olmayınca böyle orta dereceli bir film çıkıyo.
0 /