high hopes

pink floyd un the division bell albumundeki son parcasi.guzel karelere sahip bir de klibi vardir bu parcanin.
sozleri ise

beyond the horizon of the place we lived when we were young
in a world of magnets and miracles
our troughts strayed constandly and without boundary
the ringing of the division bell had begin
along the long road and on down the causeway
do they still meet there by the cut
there was a ragged band that followed in our footsteps
running before time took our dreams away
leaving the myriad small creatures trying to tie us to the ground
to a life consumed by slow decay
the grass was greener
the light was brighter
with friends surrounded
the night of wonder
looking beyond the embers of bridges glowing behind us
to a glimpse of how green it was on the other side
steps taken forwards but sleepwalking back again
dragged by the force of some inner tide
at a higher altitude with flag unfuried
we reached the dizzy heights of that dreamed of world
eneumbered forever by desire and ambition
there’s a hunger still unsatisfied
our weary eyes still stray to the horizon
though down this road we’ve been so many time
the grass was greener
the light was brighter
the taste was sweeter
the nights of wonder
with friends surrounded
the dawn mist glowing
the water flowing
the endless river
forever and ever
baslangicindaki ari sesi ve kilise cani kesinlikle tuyleri diken diken eder, sarkinin kendisi de huzunlendirir mi mutlu mu eder belli degil. tamamen duruma goredir. en sevdigim pink floyd sarkisi oldugu bir gercektir.
pulse konserinde arkadaki irisde klibi gösterilmektedir.inanılmaz güzel bir klibi vardır.david baba bu şarkıyı slide gitar tekniğiyle çalmaktadır.
bulunduğumuz yerin ufkunun ötesinde yaşıyorduk gençken cazibelerin ve mucizelerin dünyasında
düşüncelerimiz başı boş geziniyordu durmaksızın ve sınır tanımada

çalmaya başladı ayrım çanı

uzun yol boyunca ve geçit’ten aşağıya doğru

hala buluşuyorlar mı kanal’da
gürültücü bir grup vardı izimizden gelen
zamanın önünde koşarak alıp götürdü düşlerimizi
geride sayısız küçük yaratığı, bizi bağlamaya çalışan yeryüzüne

ağır ağır çürüyerek tükenen bir yaşama
çimler daha yeşildi

işık daha parlaktı

dostlarla çevrili

harika geceler

ötesine bakıyoruz geride bıraktığımız köprülerin kızaran korlannın

bir an için gözümüze ilişiyor ne kadar yeşil olduğu öte yanın

ileriye atıyoruz adımlanmızı fakat düşlerimizde gerisin geri dönüyo

sürüklenerek gücü ile içimizdeki bir gelgitin

daha yükseklerde açılmış bayrak ile
eriştik baş döndürücü doruklarına düşlenen dünyanın
sonsuza dek arzu ve tutkuyla yüklü
bir açlık var daha doyurulmamış
yorgun bakışlarımız hala başı boş geziniyor ufukta

çakılıp kaldığımız halde bu yolun üzerine defalarca

çimler daha yeşildi

işık daha parlaktı

tatlar daha güzeldi

harika geceler

dostlarla çevrili

kızaran şafak sis akan su
sonsuza akan ırmak
sonsuzluga dek

an itibariyle radyoda çalan, uzun zamandır dinlememenin getirmiş olduğu özlemle, kahvemi yudumlarken beni benden alıp çok uzaklara götüren harika ötesi pink floyd şarkısı.
Bir rivayete göre introda çalmaya başlayan kilise çanının parçanın bitişine kadar çaldığı söylenen pink floyd şaheseri.