hem okuyup hem çalışmak

ya sosyal hayatın sıfırlanmasıdır ya da derslerin güme gitmesidir. derslerin güme gitmemesi istenyorsa çok yorucu bir dönem olur. okul bittikten sonra işsiz kalma korkusu azalır ama öğrencilik hayatı da mahvolur. yine de uzun gelecek düşünüldüğünde genç yaşta iş deneyimi edinmek başarı şansını arttırır. ne olsa ağaç yaşken eğilir ve okul bittikten sonra bir adım önde başlarsınız iş hayatına.
gariban turk gencinin karsilastigi sosyal ve akademik zorluklarin en onemlilerinden biri. devlet guvencesi ya da kisi basina dusen yuksek milli gelir sayesinde sicak ogrenci evinde kahvesini icerek ve ayagini uzatip keyif yaparak universite okuyan batili genclere baktıran ve "bunlar mi bizim kahraman turk insanindan daha zeki" dedirten icler acisi durum.
kesinlikle takdir edilmesi gereken davranıştır. zira öğrenciye verilen işler genelde nasılsa az parayla köpek gibi çalışmaya razı mantalitesiyle, sömürmenin doruklarında işler olur. canınızı çıkarır patronlar. salt hayatı öğrenmek maksatlı çalışmak istemiş bünye üç günde basar isyanı. bu yönüyle ikisinin de hakkını vererek yapıyorum diyen ayakta alkışlanmalı.
açıköğretim okuyup hemde çalışan biri için çok da zor bişey değil aslında.
sınav günleri cumartesi pazar 8 de kalkmak koyuyo insana biraz
gercekten cok zordur. herkesi harcı degildir. emek ister.

bütün gun i$ yerinde yorulduktan sonra gelip hocanın dersi masal gibi anlatmasına mukabil uyuyakalmaktır, fırca yemektir, ödevleri yeti$tirememektir, okulu uzatmaktır vs.