gurbetci

kendilerine sorulan iki klasik soru vardir. birincisi küçüklükten beri sorulur. ikincisi ise büyüdükten sonra.

birinci sual su sekildedir; ’ora mi iyi bura mi?’
bu suale verilecek cevaba soranin verecegi olumlu veya olumsuz tepki, onun alamancilar ile arasindaki sicaklik ile ilintilidir.
adam sevmiyorsa cevap olarak ne derseniz diyin olumsuz tepki verecektir. ’ora’ cevabini verdiginizde vatan, millet sakarya edebiyatiyla sizi küçümseyecek, vatan haini demesede lafi oraya getirecektir. ’bura’ dediginizde ise, ’hadi canim oradaki imkanlar burada var mi? yalan söylüyorsun’ diye tepki verecektir. kurnazlik edip, ki aslinda en dogru cevaptir, ’ikisininde iyi ve kötü oldugu taraflar var’ dediginizde ’birak simdi onu, bunu dürüstçe cevap ver’ diye zorlayacaklardir.
fakat tam tersi adamin alamancilara sempatisi de olabilir. iste o zaman da cevap olarak ne derseniz diyin sizi destekleyici bir açiklama yapacaklardir.

gelelim ikinci soruya. bu soruya bir hayli gicik oldugumu ve saçma bir soru buldugumu iletmek isterim açikçasi. soru su; ’türkiye disardan nasil görünüyor?’ veya ’türkiye yurt disindan nasil görünüyor?’
ulan düdük, türkiye, nasil ve nereye bakiyorsan öyle görünüyor. bunun içi, disi yok. sen nasil bakarsan öyle görürsün. inan iyi görmek istersen iyi, kötü görmek istersen kötü görürsün. sen içtesin ama senin gibi iç’te olan herkes senin gibi mi görüyor? hayir... dis’ta olanlarin hepsi de ayni sekilde mi görüyor? hayir... demek ki neymis, önemli olan kimin, nasil ve nereye baktigiymis.

havasina suyuna memleketin, koyune orfune adetine topragina, uften puften nedenler icin aglayan, ozlemi her sekilde cok iyi kullanan, ozlemeyi bilen, yersiz yurtsuz ara sira iki kultur ve bir kimlikle yasayan ve surekli ’birgun’ memlekete donecegim yalaniyla kendini aldatandir gurbetci.
bulunduğu yerden istedikleri kadar memnun olsunlar ben yine de üzülüyorum bunlara. bulundukları yere ait olamıyorlar. türkiyeye geliyorlar buraya da tamamen ait olamıyorlar. onun dışında getirdikleri şekil şukul şekerleri severiz.
16 nisan 2017 referandumu için söylüyorum; ben ideolojik olarak evet diyen insana saygı duyuyorum. başkanlık sistemini isteyen, rteye lider olarak tapan kitleye de saygı duyuyorum. onaylamıyorum ama saygı duyuyorum kardeşim alternatifim yok. gel gelelim bu yurt dışında bir eli yağda bir eli balda olup senede 15 gün trye gelen lafta vatansever gerçekte medeni ülkelerden kopamayan davar sürüsünün ülkemin geleceğini etkileyen bu seçimlerde fikir belirtme hakkına tahammül edemiyorum.
adamlar 50 yıl önce almanya'ya gitmiş, halen aynı model şalvarla geziyor, halen almanca bilmeyenler var.
aynı dünya içerisinde farklı medeniyetleri yaşıyorlar.
ispanyol'lar tüfeklerle,toplarla aztek krallığını keşfettiği zaman aztek'lerin daha çeliği ve barutu icat etmemiş olması gibi aynı yılda farklı kafalar yaşanabiliyor.
adam din için , osmanlı için evet veriyor..
bi boka yaramayan gurbet ayağına ev,araba alıp görgüsüzlüğün dibine dibine vururken vatan hasreti çektikleri için gurbetçi demişler kendilerine (bkz:hassiktir) ordan!! madem hasret çekiyorsun sat herseyini dön ülkene. 70-80 dönemi yaşamıyoruz artık sahtekar köylüler. ben almanya, hollanda,avusturya olsam siktiri basarım bunlara.hoş gerçi onlarda bu davaları kullanıyor ya neyse.