gülben ergen

rizasi ile cevirdigi filmi polislerle beraber izlemek durumunda kalan buna ragmen hala kaset promosyonu icin programlara konuk olabilecek kadar geni$ $arkici.
bebegini kaybetmenin verdigi aci ile a$agidaki satirlari kaleme alip internet sitesinde yayinlami$.

’’inancli olmak tek dayanak.. allah sevdiklerini sik sik denermis… sabir…

bebegimiz ufacik ultrason resimlerini birakti giderken bize… yer, gok, hayat, bahar her sey durdu. benim gulbebegimin kalbi icimdeyken durdu. cirpindik! bir sey yapamadik. ailemiz oyle saygin, oyle olgun, oyle sevgi doluymus ki, bize simsiki sarildilar. aylardir annelige hazirlanan ruhum cok kirgin, durgun, suskun…

gene acimizi kendi icimde yasayamadan, kirici yorumlarla mansetlerdeyiz. bize sormadan yazilan haberlerle… once kac aylik oldugu, sonra biz bilmeden cinsiyeti ve simdi de bebegimizi kaybedisimiz…

yillardir icinde yasadigim yazili basindaki dostlar kalemler… irdelemeden, can’a, aileye, kutsalliga saygiyla olsun her satiriniz ya da her yorumunuz… ya da hic olmasa, hic yazilmasa keske…

biz esimle el ele verdik, sabirla toparlanmaya calisiyoruz istanbul’dan uzaklarda...

gulben ergen erdogan’’

kim olursa olsun boyle bir aciyi haketmez saniyorum.evlat acisi ba$ka acilara benzemez.hele ki sadece unlu bir ki$i diye medya bu durumu senelerce malzeme yapmaktan kendisini alikoymayacaktir.sabirlar diliyorum kendisine ve ailesine.
aşağidaki satirlara imza atarak beni "anira anira" ağlatmiş bir anne...

"mavi bir dünyanın içinde nefes alıyorum.. nefes alırken o kadar hayretler ediyorum ki dua etmekten, sürekli şükretmekten başka yolum yok... yoksa gözyaşım dinmiyor zaten...
dünya üzerindeki tüm annelerden biriyim ben artık... "hele bir anne ol da gör" dedikleri günler geldi işte...

18 ocak 2007 doğumluyum ben...
sabaha karşı 04:30’da beni uykumdan uyandıran olağanüstü duygu, 9 aydır iç içe yaşadığımız yolculuğun son saatleriydi... 8 saat sürdü büyük mücadele, kavuşabilmenin dualı mücadelesi... niçin sezeryan olmadın diyenlerle doluydu heryer, ben istedim hissetmeyi an be an, ayık olmayı, yaşamayı, acıysa adı...acımayı...
yeter ki hissetmeyi istedim.. ve hissettim 13:45’de ağlamaktan şişmiş gözlerim oğlumu gördü..
sol omzum kutsal oldu, her yer mis koktu..
sonra odamız sevdiklerimizle doldu doldu doldu... telefonlar, mesajlar, büyüdükçe büyüyen ormanlarımız oldu sizin sayenizde.. diktiğiniz fidanlar isim isim elime geliyor.. minnettarım size.. ileride o ormanları gezerken gene yazacağım size :)

annem öyle dualarla yolculadı ki beni sedyede ameliyathaneye doğru ilerlerken...
mustafa’m elimi öyle sıkı tuttu ki, sevginin gücünü bana öyle gerçek hissettirdi ki...
doktorum süreyya menteş o kadar titiz ve şefkatliydi ki..
ve
hemşire ayşe önel hakkını ödeyemeyeceğim kadar yardımcıydı bana
aile dostumuz hüseyin nazlıkul canını dişine takarak tecrübelerini aktardı,
metropolitan hastanesi neznindeki herkes yüreğiyle destek oldular bize..
ve
aşağıda saatlerce bekleyen, saygılı sevgili, basından bir dolu kalabalık muhabir ve kameraman arkadaşlarım
ve
yüzünü görmediğim ama duarını kesinlikle hissettiğim türkiye’nin her yerinden yıllardır dağ gibi sırtımı yasladığım sevenlerim...

teşekkürü bıraktım ben...

minnettarım...
mutluyum..
anneyim..
sevgiyim..
aşksın seeen cansın seeen uykusuzluğum bu yüzdeeeeenn..."

http://www.gulbenergen.com/
0 /