hemoroid

popoşumda böyle bir rahatsızlık baş gösterdiği için bir üniversite hastanesine göstermeye gittim. muayene değil resmen tecavüz ettiler. sırf bu iş için yapılmış sedyeye domalıp dirseklerini sedyeye koyuyorsun. halk arasında doggy pozisyonu olarak adlandırılan pozisyondasın yani. neyse sonra ince bir penis büyüklüğünde ve uzunluğunda bir cihazı yağlayıp arkadan sokuyorlar. tam o sırada bütün eski kız arkadaşlarımdan özür diledim.
hadi hepsine katlandım ama şu bana çok koydu, üniversite hastanesinde 5-6 kişilik 20'li yaşlarda 4. sınıf öğrencisi benim popoş üzerinden ders aldı hocalarından.
şu anda şehir değiştirmeyi düşünüyorum.

küresel ısınma

dolandırıcılık

bütün dolandırıcılıklarda olduğu gibi konu para.. karbon vergisi.. yoksa sıçmaya özel uçakla giden adamların küreyi müreyi iplediği yok haliyle.

küresel ısınma oluyor aboriyy! diye kafa siken hükümetlerin güneş enerjisini desteklemesi gerekir değil mi? hatta üstüne para filan verseler yani..

ama öyle değil. yeni yasalar geliyor. örneğin florida'da güneş panelleri kurup elektrik şebekesinden çıkmayı yasaklıyorlar.. illa abonelik ücreti ödeyeceksin vs..
http://www.wftv.com/news/local/want-solar-panels-you-still-have-to-pay-florida-utilities/276475576

evet dünyanın içine sıçılıyor.. evet atmosfer kirleniyor. evet ormanlar yakılıyor.. ama bunları yapan sen ben değiliz, doğaya karşı en ağır suçları işleyenler küresel ısınma diye korku pornosu yaratıp yeni bir vergi koymanın hesabını yapanlar. bu işin içinde bir de "bilim insanları" var ki onların kepazeliğini nasıl tarif etmeli bilmiyorum..

bu arada vergi derken aslında paraya ihtiyaçları da yok. sadece o vergiyi ödemek için çalışacağın zamanı senden çalmak istiyorlar.. çünkü bu dünyada kıymet biçilebilecek şeyler arasında en değerlisi zamandır.

mafya düzeninde yaşıyoruz gençler.. etrafınızdaki yalanlara gözünüzü açın.

bekaret

ilk olma arzusu insanın engelleyemediği dürtüsüdür,ilk elmayı o yemek ister,yeni alınan arabada ilk sigarayı o içmek ister,yeni dökülen betona adını yazmak ister,temiz görünen her şeyi ilk o kirletmek ister,kumdan kaleyi bozmak ister,parkta süpürgeyle toplanmış yaprakları dağıtmak ister,ilk ister,hep ilk ister...
böyle olmayanlar mı?onlar da ilk olan ya da olmayan,yani ilk olmayı çok da önemli saymayan güzel insanlardır,toplanmış yapraklar için kürek bulurlar mesela...

netflix

Ayda 39,90 TL den dünyaca ünlü dizileri çekip yayınlayan online tv platformu. ancak tabii ki türkiye'de tutmadı. çünkü neden?
Senin 39,90 TL ye sattığın dizileri ben torrent'ten bedavaya izleyip indiriyorum.
bu arada netflix dizileri toplu halde platforma sürülüyor, kullanıcıları lisanslı bir şekilde alıp doya doya izlesin diye. yani hack falan yok, kasten yapılmış bir strateji. tabi bu da biz torrentçilerin işine geliyor. hop diye tüm sezonu bedavaya izliyoruz.
ha bu arada amerika ve avrupa'da torrent ayıp gibi bir şey olduğu için millet çatır çatır bu parayı veriyor. veriyor ki yapımcılar her geçen gün daha güzel diziler çekiyor.
Spartacus tüm sezonları torrentten bitirmiştim ve Spartacus fan sayfasını takip ediyordum. avrupa'dan yazan fanlar heyecanla 2. sezon 3. bölüm ne zaman yayınlanacak , çıksa da lisanslı izlesek falan yazıyorlardı. hatta tüm sezon dvd'sine 100 euro verenler vardı.

yobazlara laf anlatmak

yıllardır arkadaşım olan ama aynı zamanda yobaz olan biri ile girdiğim diyaloğu aynen aşağıda aktarıyorum.

.. Amerika'daki hortumlara itafen yobazımız bir hortum fotoğrafı koyup, aşağıdaki gibi bir facebook yorumu yapmış,

- Gozlerindeki Korku Tufan Olur
Gözyaşları Yağmur Olur
Dünyaya İner...Kasırga Olur
#AllahınAdaleti
#mazlumunahi
- Ya abi, Amerika'nın başına gelen tufanın Amerika'nın kötü bir ülke olmasıyla, Allah'ın adaleti ile ne alakası var,adamlar sıra dışı iklimsel bir olay yaşıyorlar sadece. Ayrıca o kadar güzel önlem almışlar ki aynı tufan Müslüman ülkede olsa yüz binlerce kişi ölürdü. Adamlarda toplam 70 - 80 kişi öldü. Bütün zararı da sigorta firmaları kaşılayacaktır, çünkü sigorta sistemleri çok iyi işliyor. Yine karlı çıkacaklar. Ortada bir gazap yok yani.
- Musluman ulkelerin uzerinde oynanan oyunlarin karsiligidir bu..Ayni firavunun kendisini Tanri gormesi ve herseyin kendi elelrinde oldugunu gormesi gordukleri azap ve tufanlarda oldugu gibi simdide bir kisi yada bir ulke kalkip butun dunyayi yonetmeye kalkisir ve mazlumlara zulmederse elbette Rabbimde ona bir dur der ve uyarida bulunur..sigirta sirkerleridekendi sirketleri zaten zarar milli hasiladir..Kimsenin olmesini elbette istemeyiz ama vahsete dur deme vakti gelmis demektir
- Bence doğa olaylarının Allah'ın gazabıyla alakası yok. Eğer öyle olsaydı en kafir ülkeler Danimarka,Norveç,Belçika'da taş üstünde taş kalmazdı :)
- Lut kavmi nuh kavmi ve bircok kavmin helak olmalari hep azginliklarin karsiligi doga felaketleriyle karsilik bulmustur !!
- Hollanda'da eşcinsel evliliği serbest, İsrail azıyor, Avrupa, Amerika, Çin azgınlık peşinde, ancak henüz herhangi bir doğal afetin bunları helak ettiğini görmedim. Depremler Seller nedense hep Müslüman ülkelere en çok hasarı veriyor. Binaları sağlam yapmakla,gerekli önlemleri almakla alakalı bence
- Allah bunları once islah etsin insallah eger islahlari mumkun degilse helak olsunlar diyelim

THE END

adalet

bir ülkeyi tecavüz ederek yıkma faaliyetinde işe başlanılan yer. çünkü adalet mülkün neyiydi?

13 yaşındaki Büşra Karabacak ve aynı yaştaki kuzeni Tuğçe Yıldırım
bu çocuklar kaçırıldılar. tecavüze uğradılar. öldürüldüler.



http://www.gazetevatan.com/busra-ve-tugce-nin-katil-zanlilari-11-5-yil-sonra-gozaltinda-1100695-yasam/

5 kişi yakalanmış. İki arkadaşa zum yapalım.

"Seyhan Y.'nin bir trende, yetiştirme yurdunda kalan 13 yaşındaki bir kız çocuğuna tecavüz etmek, Yeliz E.Y.'nin de bu tecavüze yardım suçundan daha önce cezaevinde yattıkları öğrenildi."

siz hala tecavüzcülerin hapishanede ıslah olduğu masalına inananlardan mısınız?

aşk

Kimi zaman çok kızdıran, öfkeden deli ettiren bir duygu. Yani aşk yoksa aman zikerler diyip işin içinden çıkarsın ama Kızıyorsan sen o kişiye büyük duygular hissettiğin içindir. Sonra kimi zaman dalda ötüşen iki kuşa bakıp sevdiğini hatırlamaktır. Arttırıyorum, yere düşen yaprağın romantizmiyle sevdiceğini özlemektir. Aslında ot böcek yaprak kadar basit, kalbinde uyandırdığı duygular kadar derin bir şey aşk. Çıkın gidin aşık olun olm, herseye ragmen eşsiz bir duygu, tarifsiz bir bağ şekli.

çay daha oturmamış

demlik acildiginda cay taneleri henuz demligin kapagina yakin bir yerde yuzuyorsa ve demligin dibine yol almadilarsa bu tabir kullanilir. bu haldeki bir cayi icmek hem cay severlige hem de bizzat cay'in kendisine ihanettir.

taciz

tamam türkiye'nin gerçeği bir durum. sokakta yürürken taciz,iş yerinde taciz,metrodan inince takip edilme falan ülkede kadınların yaşadığı zorluklar vs tamamen doğru. ancak olay öyle bir hal aldı ki, bir kadına 'selam naber' bile yazmak veya uygun bir mekanda, 'tanışabilir miyiz' diye masum bir girişimde bulunmak taciz olarak yaftalanmaya ve gereksizce teşhir edilmeye başlandı. bu durumdan sokaktaki dayı zerre etkilenmedi. sokaktaki dayı yine tam gaz tacizlerine devam ediyor.
bu durumdan bizim gibi az biraz daha ortalama üstü kültürlü erkekler aşırı çekinmeye başladı.
eskiden selam melam kadınlarla tanışıp az biraz muhabbet eder, hoşumuza gitmezse muhabbet kendiliğinden biterdi.
şimdi erkekler tarafında gerçekten aşırı derecede bir çekinme söz konusu.
lan selam yazsak tacizci mi der, gidip tanışmaya çalışsak bağırır mı, aşağılar mı, mekandan mı attırır, ne yapar belli değil.
yine orta doğululuğumuzu gösterip bu taciz olayının savunma mekanizmasının bile bokunu çıkardık. bu hem kadın için hem erkek için kaybet - kaybet oldu bence.
belki de iki iyi insanın tanışma fırsatları ortadan kalkmış oluyor.

düzenli sekse alıştıktan sonra sevgilisiz kalan erkek

maslow,freud,carl gustav jung ve en iyi 100 cinsel psikolog neyde hem fikir kalıyor ;
bir homo-sapiens can güvenliğini sağlama alıp, karnını da doyurduktan sonra ilk aklına gelen cinselliktir. şimdi bu tartışmasız bir gerçek
ortadoğu çomarları her ne kadar böyle bir şey yok gibi davransa da yaşanan aşırı tepkiler ortada. (tecavüz edemeyince tekme atmak vs)
neyse şimdi konumuza dönelim, medeni erkeklerde şöyle bir baskılama sistemi gelişti, uzun süre seks yapmayınca seksten bir süreliğine umudunu kesiyor, kendini bilgisayar oyununa,pokere,dizi izlemeye falan verebiliyor. ancak kendine sevgili yapıp düzenli seks moduna geçince vücut olması gereken moda giriyor. bu seks bir gün aniden biterse umudu kesme dönemine kadar aşırı stressli bir fetret devri başlıyor. bu bir kaç ay sürebiliyor. işte bu süre çok kritik. abzalalıktan beyni duran erkeğimiz çok acil yeni bir kadın bulamaz ise düzenli sekse hemen ulaşmak için yol arıyor.bu noktada artık beyindeki cinsel dürtüler erkeği ele geçiriyor. işte bu dönemi atlatamayan ve cinsel arzularına yenik düşen erkeğimizin en yoğun 'evlilik teklifi ettiği' dönemdir. evliliklerin büyük bir kısmı bu şekilde ortaya çıkıyor.

çocuk için evlenen 30 yaş üstü kadın

baskı, korkmak, kurtulmak istemek.

bir süre sonra kadın diyor ki bende eksik bir şeyler olmalı. bir şeyleri yanlış yapıyorum demek ki. herkesin yaptığını yapmalıyım. ve içinde bulunduğun ağır süreç seni buna itiyor ister istemez.

sonuç; boşanmış ailede büyümeye çalışan bir çocuk.

çocuk için evlenen 30 yaş üstü kadın

günümüz modern dünyasında üniversite,master derken bir bakıyorsun 30 yaşına gelmişsin. Bu telaşta evlenecek vakit de bulamıyorsun tabi. gençliğinin sana vermiş olduğu yetkiye dayanarak da gelen bir çok talibi, daha iyisini, daha zenginini bulurum diye red ediyorsun. tabi modern dünyanın sana oynadığı oyunu evrim yer mi? yemez.. antik evrim sana ne der, 14 yaşından itibaren doğum yapabilip 35-40 yaşında jubile yapman lazım.. 30 yaşında master diplomanı alınca elinde diplomayla aynanın karşısına bir bakıyorsun kendine, hass acilen doğum yapmam lazım, son 5 yılım kaldı.. reglim düzensizleşmeye, sinyal vermeye başladı bile, vücudum da eski genç vücudum değil.. işte tam bu noktada eskiden suratına bile bakmayacağın kap kara suratlı,kıllı, göbekli bir adam gelip sana evlilik teklif ediyor.. tabiri caizse 'sike sike kabul ediyorsun'. çocuğumu yapayım da gerekirse boşarım bunu, zaten bütün sevgimi çocuğuma veririm diye kendini avutuyorsun..
hayırlı olsun, bok suratlı bir karı-koca ile tatlı bir çocuk.. her avm'de görebilirsiniz

şeyma subaşı

tam bilmiyorum ama galiba acun evliyken onu kafalamış ve yasak ilişkiden çocuk yapmış. bugün de düğünü varmış. özel uçakla, helikopterle falan gidiyor düğüne. Instagram'da 1,9 milyon takipçisi var. hiç bir iş yapmadan ayda 100.000 TL falan harcıyor.
en az 1 milyon kadın takipçisi de böyle ahlaksızlıkla başlayıp evliliğe giden zengin bir hayatı nasıl elde edebilirim diye ağzının suyu akarak ve kıskanarak bu kadını takip ediyorlar. bu ülke gerçekten bitik durumda. lağımlardan daha pis durumda. kurtulması çok zor. bir taraftan şeyma subaşı hayranları diğer taraftan dinciler kuşatmış durumda.

motorlu taşıtlar vergisi

2018 senesinde %40 oraninda zamlanacakmis.

2 milyondan fazla suriyeli multeciye senelerdir baktigimiz icin normal olan artistir. benim kendi vatandasim kicina don alamazken varimizi yogumuzu suriyeli multecilere yatirdik. devlet naapsin. %40 az olmus, %60 dan asagisi cidden uzer bizi.