friday the 13th

camp crystal lake on yillar once esrarengiz cinayetlerin ya$andigi, terkedilmi$ bir genclik kampidir. bir giri$imci kampi tekrar hizmete acmaya karar vererek yaki$ikli delikanlilar ve guzel genc kizlardan olu$an bir kadroyu i$e alir. bir yagmur firtinasi kampi dunyanin geri kalanindan soyutladiginda korkunc olumler ba$lar. gencler sirayla, korkunc derecede yaratici $ekilde cinayete kurban gitmektedir.
1980’lerin teen-slasher turunun en ba$arili olmu$ orneklerinden biri olan 13. cuma, cok yaratici olmayan senaryosuna ragmen wes craven’den onayli sean s. cunningham’in parlak yonetimi ve muthi$ ozel efektleriyle kult mertebesini coktan hakediyor. kendinden sonraki sayisiz devam filmini de unutmamak gerek.
sevişen gençlere garezi vardır.hep onları öldürür.sebebini anlıyamamışımdır.bunun dışında gayet güzel gayet korkunç bir filmdir.
10 serilik bir film furyası sonucunda, ’’ yine çekelim yine öldürürüz, yeter ki para kazanalım’’ kafalı yapımcıların bir tane de uzaylı abuk bir filmle devam ettiği, 80’lerin en ünlü teen slasher serilerinden birisi.
güzel filmdir. yenisini yapmışlardır şimdi gerçi. geçtiğimiz şubat ayının 13ü vizyondaydı amerikada, chainsaw massacare’ın yönetmeninden.

80 yapımı filmde, kadın katilin "peace out" işareti yapıp ölmesi oldukça komiktir.
orijinal 80 yapımı seri hakkında yapılan övgüleri saygıyla karşılarım. korku fimleri konusunda öncülük sağlamıştır. daha ötesi sinemaya yeni bir solukta getirmiş olabilir. bunlar bir kenara çünkü konumuz 2009 yapımı remake hali.

hiç lafı dolaştırmadan söylemek istiyorum.
2009 yapımı tırt oğlu tırttır. hatta büyük hayal kırıklığı ve izlerken sinir krizleri geçirtir.

yani en basitinden filmin türü gereği gerilim beklersin, müzik, atmosfer birazda korkutmalı. ama öyle bir iş başarmışlar ki hiç biri yok lan !! koca bir buçuk saatlik filmde jason abinin leblebi gibi insan avlamasından gram öte bir şey yok. ha sex var onu unuttum. biraz daha var. mümkünse porno filmi kafasında izleme şansınızda oluyor...

başka detaya girmeden ( filmdeki tek detay bree'nin göğüsleri silikon) direk sonunu yazıcam. okuyun ve izlemeyin.

jason kesim makinesinde clay'in kafayı uçuracak iken birden clay'in kız kardeşinin, jason ve annesinin olduğu kolyeyi jason'a göstermesi 100 yıllık taş kalpli adamı durup düşünmeye itiyor. o sırada clay abimizin işini bitiripte arkasını dönse bir şey yok. ama tam keseceği sırada adamı birden bırakıyor ve afallama moduna geçiyor..niye lan niyeee o kadar kesmişin doğramışsın neden orada bırakıyorsun.

velasıl clay fırsatı fırsat bilip zinciri kaptığı gibi jason'a arkasından boynuna doluyor. aslında dolamıyorda belki 2 tur atıyor. jason hsssiiktir oluyor haliyle ama iş işten geçti. çünkü clay o sırada zincire gemici düğümü atıyor. aynı anda zincirin diğer ucunu clay'in kız kardeşi çalışan kesme biçme makinesine attığı gibi jason makaranın dönmesiyle boğulma moduna geçiyor. şimdi olay güzel mantık güzel ama o zincirin jason tarafından çözülememesi için en basit 4-5 tur boynunda dönmesi lazımdı. hani o sen ben değil jason diyoruz. 100km hızla giden adamı kafadan okla vuran, baltayı koşan herife on ikiden saplayan jason... neyse efendim bizim jason ordan kurtulamıyor. tam makinede pastırma olacakken clay'in kardeşi ünlü palasını göğsüne saplıyor. bunun yanında kafasının üstüde parçalanıyor. ( gördüğümüz kadarıyla )

evet film bitti bok gibiydi diyeceğiniz yerde bir ters köşe daha geliyor.

clay ve kız kardeşi 150 kiloluk adamı iskeleye getirmişler. o sırada taşımadan önce kimse nabız kontrolü yapmamış. yahu bırak nabzı, kan kaybını öldümü diye kontrol eden yok. jason öldü diyerek, göle görünüşte ceset olan bedeni sallıyorlar. eh artık dahada olamaz diyorsunuz ama oluyor, jason sudan normalde fırlamıyor iskelenin altından tahtaları kırarak çıkıyor ve film noktalanıyor.

friday the 13th ( remake ) klişe, abartı ve saçmalık kelimelerinin sözlük anlamlarına ciddi malzeme çıkartan bir film olarak karşımıza çıkıyor. izlemeyin, izlettirmeyin.